<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190</id><updated>2012-01-31T13:12:55.151+02:00</updated><category term='edebi olmayan ve edepsiz bir samimiyet saçmalığının daniskası'/><category term='zenci kası'/><category term='ciddiye aldığım konular 120 iq ve üstü gerektirenler ile sınırlıdır'/><category term='canım kokoreç çekti ne yapayım'/><category term='toplumsal konulara parmak bastığım bir yazı'/><category term='devletlü'/><category term='kalp'/><category term='evrim'/><category term='inanılmaz boşluk'/><category term='zengin içkisi'/><category term='burun'/><category term='tekila'/><category term='staj'/><category term='mektuplar'/><category term='3 Grams'/><category term='Hazar&apos;a sıkıntıdan bok atmak eğlencesi'/><category term='breyn sıtorm'/><category term='okumak'/><category term='Şansa Tükürmek'/><category term='misyon imposssible'/><category term='temelkura nece türkiyenin en seksi kadınlarından biri'/><category term='Camper'/><category term='great man theory'/><category term='moktan post'/><category term='sex and the me'/><category term='ozmo'/><category term='tıp'/><category term='radyoloji'/><category term='sosyalizmin i-phone&apos;u olmaz'/><category term='vidar topsun'/><category term='seksi kız'/><category term='Çok Sıkılıyorum Buralarda Ben Bilog'/><category term='bir bilim adamıyla kadının romanı'/><category term='Mesela yani.'/><category term='alem göt olmuş'/><category term='tanpınar'/><category term='bakara 223'/><category term='tink değer mi hiç?'/><category term='devrim'/><category term='adı anılmaması gereken kişi'/><category term='ankara'/><category term='canavar'/><category term='rakı'/><category term='Dünyanın en tatlı balıklarını yarın görecek olmamın heyecanı'/><category term='oylum talu'/><category term='benim gibi adam'/><category term='Anlamsız İnsanlar Silsilesi'/><category term='kıskançlık'/><category term='yasak'/><category term='kaka'/><category term='motorları sürmek'/><category term='saç'/><category term='bakkal'/><category term='berrak'/><category term='market'/><category term='second love'/><category term='politikayı inanılmaz tatlı şekilde sulandırmak'/><category term='Boş beleş adam Hazar'/><category term='bir ihtimal daha var o da devrim mi dersin?'/><category term='Reha Muhtar'/><category term='if you can understand the me'/><category term='liste'/><category term='the big bang theory'/><category term='lise'/><category term='abi'/><category term='fransızca lolita başkadır'/><category term='hayat sorunları'/><category term='19 ocak&apos;ta ne olmuştu?'/><category term='then i can understand the you'/><category term='trafik'/><category term='terk edilmek'/><category term='hikmet'/><category term='tortu'/><category term='blogu öksüz bırakmayalım hedesi'/><category term='ibneleşiyorum muntazaman'/><category term='al'/><category term='yolculuk'/><category term='charlize loliteron'/><category term='kime bir şeyhler olmuyor ki dünyada sana olmasın...'/><category term='O Kadar Parayı Ver Sonra Da İçeme'/><category term='erik'/><category term='it gibi çalışmak'/><category term='lolita'/><category term='orası öyle'/><category term='hisse senedi'/><category term='ne yazdığını bilmemek'/><category term='cey lino'/><category term='handjob'/><category term='memleketimden liberal manzaraları'/><category term='safları sıklaştıralım'/><category term='iflah'/><category term='sadece milk&apos;e özel'/><category term='pelit banu'/><category term='gömlek'/><category term='milliyetçilik'/><category term='bekle beni gelmeyeceğim'/><category term='alkol'/><category term='başbakan'/><category term='ayfon'/><category term='bu bir sevgi olayı'/><category term='alıntı'/><category term='buz üzerinde bile eylemini ancak kayarak gerçekleştirmek'/><category term='nazım'/><category term='yazma isteme'/><category term='insan neyle yaşar'/><category term='hayriye'/><category term='sweet lolita'/><category term='kanama'/><category term='sansürsüz'/><category term='döner'/><category term='ebruli günler iyi günler'/><category term='kitap'/><category term='da egzorsiz'/><category term='İti-Çomak'/><category term='Göğsüm Kadar Olmasın Arada Alnım Da Kabarır Böyle'/><category term='milliyet'/><category term='herkese citap'/><category term='münzevi of the year'/><category term='Bu Aralar Gerginim'/><category term='desirable'/><category term='lolitam çatalkaram çingenem'/><category term='blogişte nebe klersin'/><category term='abla'/><category term='biri beni kessin'/><category term='sıcak hava dalgası'/><category term='peki benerci kendini niçin öldürdü?'/><category term='vakti efişınt kullanma kılavuzu'/><category term='ne dedim ben?'/><category term='dost'/><category term='probis'/><category term='ateyis'/><category term='terzi fikri'/><category term='kestik'/><category term='entelektüel'/><category term='kafaya jöleyi boca etmek'/><category term='rutin'/><category term='kıssadan'/><category term='tink'/><title type='text'>Frambuaz</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>80</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-1342102796331843037</id><published>2010-07-24T22:31:00.010+03:00</published><updated>2010-07-25T00:45:55.695+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lise'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gömlek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakkal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='milliyet'/><title type='text'>working man</title><content type='html'>* “Blogu uzun süredir boşlamışız çünkü iş güç var” şeklinde girmeyi ben de isterdim ama bilgisayar başında boşa geçen  onca zamandan sonra kendimi kandırmamaya karar verdim. Ha, burada tink’e laf sokmaya falan çalışmıyorum, sadece onunki kadar havalı, hafiften okuyucunun gönlünü alan, “buraya yazmadım ama boş da oturmadım hacı” mesajı veren bir giriş yapamamamın nedenini yazdım. Başlık Rush'ın bir şarkısı, merak eden dinler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Blog tarihinin en itici girişini yapmışım ama staj şeysi ve gömlek giyme zorunluluğu yüzünden azıcık gerginim, olur öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/TEtAZ0ONnMI/AAAAAAAAABo/HzNNAd06ouw/s1600/erkek_takim1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 220px; height: 241px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/TEtAZ0ONnMI/AAAAAAAAABo/HzNNAd06ouw/s320/erkek_takim1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497558582394985666" /&gt;&lt;/a&gt;* Anlamadığım konu, gömleğin ayrıcalığı ne? Neden onu giyen insan bir anda ciddi oluveriyor? Herşeyden önce o vardı diye neden tercih edilen o oluyor? Tişört giyip gitsek, hani zaten mühendisiz, öyle kimseyi etkilemeye çalışmıyoruz, dünyanın bütün yükü bizim omzumuzda, azıcık rahat olsak he hacı? İnsan kaynaklarında bütün gün anketmiş, performans değerlendirmeymiş saçma sapan işlerle uğraşan insanlar, performans artsın istiyorsanız azıcık adam olun da rahat rahat giyinsin insanlar be. Mesela ben uyuyamadım şimdi “ne giyicem lan” diye düşünmekten, yarın gayet verimsiz olucam, masada uyuycam. Senin işin gücün olmayabilir, bak yine iş-güç, ayna karşısında istedigin kadar salınıyor olabilirsin ama ben “bu gömlek bu pantolona uydu mu”, “lan buruşmuş sanki biraz bu” şeklinde düşüncelere dalmak istemiyorum. Herşeyden önce öğrenciyim, ütü almadım elime daha, o gömlek yıkandıktan sonra nasıl düzelecek laan? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Önceki paragrafı bir hafta önce yazmıştım, aslında stajyerler kafalarına göre gidiyorlarmış, o kadar satırı boşuna okudun yani okuyucu insanı. Ama mühendisler dışındaki personel gayet resimdeki abi gibi geliyorlar, banka genel müdürlüğü değil düğün salonu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ara sıra ilkokul,ortaokul, 28 şubat’la bir alıp veremediğim olmamasına rağmen ilköğretim demiyorum, ne diyordum, ara sıra ilkokul, ortaokul, liseden insanları görüyorum internette. Kızlarımız yıllardır kiloyla makyaj yaptıklarından olacak, otuzlu yaşlara çoktan adım atmışlar ki makyaj yapılan yüzün çirkinleşmesi-çirkinleşen yüze daha çok makyaj yapılması döngüsü neticesinde birkaç yıl içinde kırklı yaşlara gelirler diye düşünüyorum. Yolda görsem abla falan derim ki o da nezekatten, yoksa gayet teyze kıvamına gelmiş kendileri. Erkekler de abi olmuş ama amca olan çok az. Ha bir de, zekalarda ilerleme yok. Yılbaşlarında “seneye görüşürüz eıuahuıewhaıu” şeklinde dolaşan insan şimdi cumhurbaşkanına tivit atıyor. Canım benim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/TEtDEOYCnJI/AAAAAAAAAB4/wyCc2GoWTck/s1600/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 249px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/TEtDEOYCnJI/AAAAAAAAAB4/wyCc2GoWTck/s320/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497561509993290898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Milliyet’in internet sitesinde “kaldırım taşıyla ilişkiye girdi”, “elektrik direğiyle yakalandı” şeklinde cinsel içerikli absürd haberler yapan insan sabah işe giderken ne hissediyor çok merak ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yıllar sonra lisenin önünden geçtim de, müdür cip almış sanki? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Aldığım cipsi poşete koyan bakkalın, marketçilerle de alıp veremediğim yok ama bakkal daha samimi, “patlatayım mı abi, çok güzel oluyo, valla ya hadi patlatayım” şeklinde ısrar etmesi. O zaman da bir şey diyememiştim, şimdi de demiyorum. Hişt, Milliyet’teki insan, al sana birkaç abartmayla sapık bakkal haberi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Türk Dil Kurumu buyurmuş ki, özel isimlere gelen çekim ekleri kesme işareti olmadan, yapım ekleri kesme işaretiyle birlikte yazılırmış. Hacım, senin üniversite öğrencilerinin dahi anlamındaki de’yi ayrı yazamadığından haberin yok mu, sokaktan geçen adam nereden bilsin yapım ekini, çekim ekini? Bir metinde imla hatası yapıyorsunuz, sonra ortamda rezil olmamak için “hede hödö aslında böyle yazılır” diye kıvırıyorsunuz, olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yazıları bitirmek için etkileyici bir cümle bulmam gerek, görüşürüz deyip bitirmek pek iyi durmuyor ama yaratıcılığım bu kadar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-1342102796331843037?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/1342102796331843037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=1342102796331843037' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1342102796331843037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1342102796331843037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2010/07/working-man.html' title='working man'/><author><name>Ercan Özgönül</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07994289632452778469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://2.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/S3ItqPVRBPI/AAAAAAAAABI/-XANO5HY3ng/S220/Vredens+Tid.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/TEtAZ0ONnMI/AAAAAAAAABo/HzNNAd06ouw/s72-c/erkek_takim1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8313637933481829693</id><published>2010-03-28T16:36:00.005+03:00</published><updated>2010-03-29T02:23:05.939+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mektuplar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>bi' şey yapmalı; mesela MEKTUPLAR</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.faqs.org/photo-dict/photofiles/list/436/808envelope.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 404px; height: 282px;" src="http://www.faqs.org/photo-dict/photofiles/list/436/808envelope.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;blogu uzun süredir boşlamışız. çünkü iş güç var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işgüç.&lt;br /&gt;iş ve güç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne işgücüm olabilir ki? alt tarafı hali vakti yerinde bir öğrenciyim. işte sorun da bu. kendime bir işgüç bulma telaşındayım. ben telaşta değildim de, üstüme üstüme geliyor telaşe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte tekel işçileri. sakarya'da yürüdüğüm, hep yürüdüğüm o saçma yollarda çadırlarını kurmuş oturuyorlardı. oturuyorduk biz de, hem sakarya'da hem kampüste polise karşı. kampüste, niye olduğunu bilmiyordum, bildiğim, gözlerimin önünde cereyan eden faşizmdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sarsıcıydı. faşizm sarsıyor. yaralıyor. faşizm kötü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir an, "ulan... daha kalabalığız. daha kafalıyız. birlik olsak bunların alayını tanımayız" diyorsun. bir an sonra biber gazını kokluyor ve gözlerindeki yaşlara ve yanmaya (kurunun yanında 'yaş' da 'yanıyor') engel olamıyorsun. gözler kapanıyor. faşizmi göremiyorsun. faşizmi sadece kokluyorsun. duyuyorsun bir de.&lt;br /&gt;orospu çocukları diyen insanları duyuyorsun.&lt;br /&gt;içtenler.&lt;br /&gt;faşizmin, seksist boyutunu duyuyorsun, yanıbaşındaki kadınlara edilen galiz ve iğrenç küfürler, (aklınca) aşağılamaları duyuyorsun bir de.&lt;br /&gt;iğrençler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;faşizm iğrenç. mide bulandırıyor, biberi ve gazı gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;midesi bulanmış insanın yapacağı çok az iş vardır. ya kendini rahatlatır bir şekilde. ya o bulantıyı değişime kanalize etmeye çalışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayatım boyunca ilkini yaptım. midem bulandı ve ben midemi yatıştırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama artık bir şeyleri değiştirmenin zamanı geldi. artık bulanmış mide üstüne soda değil de, bi dolu içkilerle hücum etmenin, bulantının yanına esrikliği de eklemenin vakti geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte bu vakte giden süreç, geçmişle hesaplaşmaktan, geçmişi geride bırakmaktan geçiyor. ben geçmişi tamamen salladım. umurumda değildi. umur önemli. en az faşizm kadar önemli. insan hatırlayarak gelişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatırlamak için adımımı atıyorum. bu yazıdan sonra, 6 yazı boyunca geçmişimdeki insanlara mektuplar yazacağım, onları hayatımda hakettikleri yerlerine koyup, çok geç olmadan, her şeyi tümüyle yok sayacak kadar unutmadan, son olarak bir geçmiş hesaplaşması yapmak amacıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mektuplarda elbet, 3. insanlar anlamasın diye isimler değişecek. olayların bir kısmı değişecek ki, tanıyanlar da neler olup neler bittiğini bilmesinler.&lt;br /&gt;hikayeler özüne sadık kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben buradayım okuyucu, iyi dinle!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8313637933481829693?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8313637933481829693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8313637933481829693' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8313637933481829693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8313637933481829693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2010/03/bi-sey-yapmal-mesela-mektuplar.html' title='bi&apos; şey yapmalı; mesela MEKTUPLAR'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-2789360867144067121</id><published>2010-02-02T12:11:00.011+02:00</published><updated>2010-02-02T20:37:59.768+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lolitam çatalkaram çingenem'/><title type='text'>lolitamın insanlık halleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://static.muzik.net/nfs_69/resimler/haberler/2009/11/Kibir-i-Bir-de-Nihat-Dogan-dan-Dinleyin_1_185_890860c55b0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 404px; height: 404px;" src="http://static.muzik.net/nfs_69/resimler/haberler/2009/11/Kibir-i-Bir-de-Nihat-Dogan-dan-Dinleyin_1_185_890860c55b0.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bilen bilir. normalde iki aşkım olur benim. biri, okul cenahında yüzünü gördüğüm.. elini tuttuğum.. ve üç nokta...&lt;br /&gt;diğeri de, edebi ve ebedi aşkım, canımın içi lolitam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu her zaman böyle ikili olmaz elbet. bazen lolitam ve iki kız ile dört kişilik çekirdek bir aile oluştururuz. bazen de, kızlar huysuzluk yapıp gittiklerinde, lolitam ile birlikte, ikimiz kalırız sadece, stresli bir mesaiden dönmüş koca ve dolar/altın gününde elli beş çeşit börek ve pastadan ve yüz on ayrı dedikodudan bitap düşmüş, ezan okunmadan eve geleyim diye muhabbetin en güzel yerinde pek sevgili arkadaşlarını hüzünle terk etmek zorunda bırakılmış olan karı gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii, bu da, her zaman böyle olmaz.. yine bazen, lolitam da bozuk atar. en başa döneriz, ilk doğum anındaki gibi&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yizdir&lt;/span&gt;... niye "yizdir" diyorsam artık. "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yim&lt;/span&gt;dir" ve hatta "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yim&lt;/span&gt;paş". yani doğum anındaki gibi yalnızyimdir lolitam gittiğinde ve yalnızyimpaş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve sıkça gider.. uzaklara..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gidip beni yalnız bıraktığı zamanlarda da severim onu. severim, çünkü, kelimelerle arası iyidir. iyi olduğunu kendisi de bildiği için, bolca, aşinalık oranı az olan kelimelerden faidelenir. nümayiş, sitayiş filan deyiverir güzelce giden bir yazısının, belagatinin ortasında. dur amk, bu ne demek diye fellik fellik lugat karıştırırken, hemen sivri bir iğne giriverir müsait yerinize: "tüm gün msndesin, maildesin, yarrak kafalının birisin, çık biraz şiyi roku, kita poku, poke tink"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu popüler kültür, kitle kültürü ve yaşıtları gerizekalı gençleri eleştirirken, her şeye rağmen, hatta hatta fütursuz dili ve tepeden bakan haline rağmen samimidir. etrafındaki gerizekalıları küçümserken bile, onlara vakit ayırır. o vakit içinde, ara sıra, maişet, müstağni filan deyiverir (vatandaş, türkçe konuş!). yine kitle kültürünü eleştirmeyi sevdiği kadar sevdiği cemal süreyyyadan, kuyucuklu yusuftan ve ah muhsin ertuğrul sahnesinden filan dem vurur. yazılarında muhteşem cümleler ve muhteşem betimlemeleri kıskanırım. kıskandığım için severim onu. yeni öğrendiği ingiizce kelimeyi, hemen cümle içinde kullanayım ki unutmayayım, diyen bir newbie edasında, netameli konulara yelken açma cesaretinden, ve bu cesaretinin bir neticeye erememesinden, yüz sayfa yazıp hiçbir sonuca ulaşmamasından dolayı da severim onu.&lt;br /&gt;atay da sever halbuki, neden hiç ironiye girmez, neden kendisine, kendini yüceltme amaçlı değil de, tespit amaçlı laf sokmaz, davranışlarını tenkid etmez, anlamam. anlamam ama yine de severim.&lt;br /&gt;kibirli ama kibrinin iki katı üç katı, çatı katı kadar da alıngan olduğundan, mütereddit olduğundan severim lolitamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında, yukarıda saydığım şeyler olmayınca, bir insanı ortalamadan ayıran pek az şey oluyor, o da ayrı mesele (sosyalist dergi mesele'den bahsediyorum).&lt;br /&gt;blogda vidar hakkında yazdım, daha çok yazabilirim, snuff hakkında, kuzenim kantakuzen hakkında, lolitam hakkında, tanin ve terbiye kurulu hakkında, daha bir sürü kişi hakkında; onlarca, onlarla dalga geçeyazan yazılar yazabilirim. çünkü renkli adamlar ve kadınlar bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi okuduğum kitapta, ünlü bir satranççıyla karşılaşan kadın, geçmişini düşünür. "bu vakte kadar, tanıdığım insanlar hep okul kantinindeki amca, bakkal amcanın dükkandan sakız ve gofret aşırmaya bayılan sevimli küçük kızı, dişçim ali, devlet-i âli osmanî ve tarihin yatak odasındaki dedikodular vs vs. hiç ünlü, önemli biri yok zihnimde, vah bana vahlar bana, halbuki bu satranç gurusu, dünyaca ünlü. ben bununla bi sevişeyim" der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben işte, geçmişime, zihnime bakınca, öyle çok mühim insanlar görmem. zaten kendim de mühim değilim. yani, lolitam olsun, diğer kızlar olsun; bir gün olsun, "sen büyük bir adam, misal bir romancı" olacaksın demediler bana. ama, "benim şair arkadaşım var" diye nispeten nispetkâr arkadaşlarım oldu. onların yanında ezildim hep. hiç ünlü biri tanımadığıma ve hep, yakınımdaki renkli isimlerle uğraştığıma da üzüldüm.. ben seni yazacak kadar umursamıyorum, ama boyuna beni yazıyorsun sen; eleştirilerine üzüldüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha fazla uzatmadan, buradan sevgili lolitama bir &lt;a style="font-style: italic; color: rgb(255, 0, 0);" href="http://www.youtube.com/watch?v=6K9vMIFVC3U"&gt;reklamla&lt;/a&gt; cevap armağan etmek isterük:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-sen şimdi bırak benim kim olduğumu ve sana burada akıl verme yetkimin olup olmadığını.. bu yazıları yazacaksan eleştiriden canın yanacak, elin kanayacak, güneş seni terletecek, bu yazı yazılmaz diyenler olacak... aynı benim dediğim gibi, yazı öyle yazılmaz böyle yazılır diyenler olacak.. sen kendine şunu soracaksın: ben burada bir bok yapmak istiyor muyum? ben burada dünyanın en bireysel ve kafama esen yazılarını yazmak istiyor muyum? eğer çok istiyorsan , &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ne&lt;/span&gt; götoğlanlar &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ne&lt;/span&gt; de söylenenler umrunda ol&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ma&lt;/span&gt;yacak.. kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.. bok kokusu.. çünkü kendi bokun gül kokun dermiş benim ninem.. kafana göre takılacan yani.. anladın mı?&lt;br /&gt;-anladım&lt;br /&gt;-aferin sana! hadi bakalım devam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;türkiye cumhuriyetinin ve kalbimizin değerli köşesini dolduran lolitamızı saygıyla anıyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-2789360867144067121?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/2789360867144067121/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=2789360867144067121' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2789360867144067121'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2789360867144067121'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2010/02/lolitamn-insanlk-halleri.html' title='lolitamın insanlık halleri'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8995186290138585887</id><published>2010-01-25T10:13:00.007+02:00</published><updated>2010-01-25T18:01:55.859+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memleketimden liberal manzaraları'/><title type='text'>liberal taksici</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i7.tinypic.com/34gorhs.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 407px; height: 582px;" src="http://i7.tinypic.com/34gorhs.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;buradaki yazıların epey sarhoş kafayla yazıldığının, sanırım ki hepimiz, farkındayız. ben de sabahları uyandığımda -ki erken uyanırım- bilgisayara şöyle bir göz atmaya girdiğimde bir yazı daha yazmış olduğumu fark ediyorum.&lt;br /&gt;uzun zaman, geceleri erken yattım. Bazen, daha mumu söndürür söndürmez, gözlerim o kadar çabuk kapanıverirdi ki, "uykuya dalıyorum" diye düşünmeye zaman bulamazdım. bulamazdım çünkü kafa dumanlı olurdu. dumanlı deyince akla illegal şeyler gelmesin.  gerçekleştirdiğim tüm illegal eylemler, bi yığın -üç bin yıl mazisi olan- düşünceden müteşekkil. düşüncenin eylemi gerektirdiği durumlarda da sözlüğe girer entry girerim en fazla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nereye gelecektim, hah, dün gece yine dumanlı bir kafa oturuyor iken; daha da açayım, teoman'dan renkli rüyalar oteli dinliyor ve nabokov'dan infaza çağrı'yı şöyle bir karıştırıyorken, en eski sevgilime mesaj attım: "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu&lt;/span&gt;, (büyük harf telefonun özelliği, yoksa harflere öyle BÜYÜK semboller ve anlamlar yüklemem) &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;karda beraber yürümek, normalde, romantik bir eylem oluyor herhalde. Değil mi?&lt;/span&gt;" (yine büyük D..)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cevap önemli değil. önemli olsa, mesajı attıktan sonra telefondan büsbütün kopup, telefonu kapatmaz, tüm dikkatimi içtiğim rakının yanında evdeki dört farklı peynirden hangisinin daha iyi katık olacağı ve nabokov'un cincinnatus'unun "tam olarak" (birinin kitabı için böyle dediğini duysa, sopayla kovalardı herhalde) neyi simgelediği üzerindeki spekülasyonlarıma kanalize etmezdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim cevabı beklemeyerek doğru bir iş yaptığım, cevabın sabahleyin gelmesi ve bir cevaptan ziyade, kontra soruyla gelmesi üzerine kesinleşti. burada, sezgilerim iyi çalışmıştı. ama her zaman böyle değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;örneğin, bundan 5 ay kadar önce, bir gün, yine ankaradan bursaya geliyorum. bizim vidarı aradım. vidar, dedim, saat tam 11de, elinde yarım bir kokoreçle bizim evin orada olmazsan üzerinde harika dexter fantezileri uygulayacağım. eyw, dedi. saat tam 11de, kapımın önüne yaklaştım ve elimi cebime atayazdım. el, pantalon cebine doğru giderken birden yüzüm buruştu. elimi cebime sokmaktan vazgeçtiğimi kendime bildirmek için yüksek sesle "HASSS.. siktir" dedim. bursadaki evin anahtarı ankarada kalmıştı ve ankara evimin anahtarı bursadaki benim cebimdeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemen vidara mesaj attım. kokoreçi sen yine al, amma, bizim eve giremiyoz, dedim. başta şaka sandı. insan, unutulan anahtarın bile, ne bileyim maksimum yarım saatlik bir mesafede olmasını istiyor. altı saat uzaklıkta olunca sinirleniyor.&lt;br /&gt;neyse, oturduk, yarasalar ve ıhlamurlar altında kokoreçlerimizi yedik. kokoreç yerken, transa girer ve carpe diem modunda olurum. başka şeyi düşünmem. kokoreç bitince normale dönerim ancak ve döndüğümde, ee vidar napıyos şimdi? dedim. bikaç gereksiz ayrıntıyı atlarsam, sonunda vidarlara gitmeye karar verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saat gece 1 olduğundan dolayı, bak yürümeyelim, benim saçlarım uzun, bu yeni yapılan yolda tinerciler ve tiner kullanmadığı halde tinerciden daha "uçuk" tipler oluyormuş ve insan sikiyorlarmış, dedim. o, "yok artık" dedi, reklamdaki tonlamayla. yürürmüşüz iki adım, ne olacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dindar bir insan olmadığım için, nuh dedim peygamber demedim. peygamber veya hazret kelimeleri bana göre değil, aynı, gecenin 1inde uzun saçlarla gettoların ve tiner kullanmayan tinercilerin arasından geçmenin bana göre olmadığı gibi.&lt;br /&gt;gittik, taksiye bindik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vidar, benim taksicilerle olan diyaloğuma oldum olası soğuk bakar. belki haklılık payı da vardır. çünkü taksiye bindiğimizde, "abi, sahildeki yeni yolda henüz ışık yokmuş, geceleri insan yiyorlarmış orada, benim, artık kuyruk sokumu diye tabir ettiğimiz kıçıma kadar ulaşmakta olan saçlarım onları kıllandırabilir herhalde?" dediğimde, elli yaşlarını biraz geçmiş relax bir insan olan abimiz, "olur mu öyle şey olm amına koyayım, korkmayın yawu genç adamsınız götüne kodumunun..." dedi ilk evvela.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vidar, sevinçle bana döndü, gördün mü olm, hareketleri çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;taksici abimiz devam etti elbet. "olm, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;adam götünü siktirtiyor&lt;/span&gt;, vurduruyo böyle çatçat (el hareketleriyle destekliyor burada kendini) millet birbirini sikiyor, senin uzun saçların... nolcak amına koyayım.. istyeyen saç uzatır, isteyen götünü siktirtip erkeğim diye dolaşır.. ha başkasına zarar vermediğin, başkasının bacısına anasına göz atmak gibi orospu çocuklukları yapmadığın sürece sorun yok" dedi.&lt;br /&gt;vidar arada dönüp (önde o oturdu) sırıtarak, anlamlı anlamlı bakıyor bana.&lt;br /&gt;liberal manifestosunu da, "herkes istediği gibi yaşar kardeşim, annadın mı" diye bitirdi. liberal manifesto, özgürlükçülük söylemleri bitti ama muhabbet devam etti elbet. "hem korkmucan öyle, gelsinler amına koyayım nolcak ki.. misal bigün yolda gidiyorum, dört tane ecdadını siktiklerimin orospu çocuğu genç beni sıkıştırıyor arabayla. çektim kenara, bu götler de çektiler indiler.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben, "ee" diye araya girdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"eesi, bu yaştan sonra kimseden dayak yiyecek değiliz ya, çıkarttım silahı, ayaklarına doğru sıktım amına koyayım, adamlar iki saniyede vın.." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vidar, o anlamlı bakışlarından atmaya devam ediyordu bana.&lt;br /&gt;"olm, bıçak olmasa da bi çakı olsun yanınızda. adam geldi, iki kişi tuttular napacan o zaman, götü nasıl kollucan?" diye sordu. çıkartacan çakıyı, adamın bacağını deşecen yani..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;özgürlükçüydü ama özgürlükçülüğünde de sınır vardı. götü elbet kollamak gerek, saç uzun olsa da, olmasa da..&lt;br /&gt;özgürlükçüydü, ama salak değildi liberal taksici abim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vidar bana bakmaya devam ediyor tabii. abi, çek kenara dedim inal marketin oralarda, yürürüz devamında. eyvallah gençler, kendinize dikkat edin hadi, diyerek gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonrası malum. vidar önce facebooka sonra msne sonra facebook oyunlarına girdi, sonra ben anlattım ve gene ben anlattım, arada facebooktan kafasını kaldırdı ve haklısın dedi (bu gerçekleri sözlükte yazdığımda itiraz etmişti) filan. sonra, uyumamazlık rekoru kırdım ve 5te yattım. olm erkenden uyuyon filan derken işte, geçti günümüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;günler geçti..&lt;br /&gt;geceleri erken yattım uzun süre.&lt;br /&gt;nabokov okudum ve karda en eski sevgiliyle yürümenin romantik olup olmadığını düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunların hepsini yaptım, ama liberal taksici abimi, bi 6 aydır unutamadım..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8995186290138585887?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8995186290138585887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8995186290138585887' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8995186290138585887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8995186290138585887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2010/01/liberal-taksici.html' title='liberal taksici'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://i7.tinypic.com/34gorhs_th.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6633943375703186594</id><published>2010-01-23T02:06:00.004+02:00</published><updated>2010-01-24T20:35:22.877+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='19 ocak&apos;ta ne olmuştu?'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>"cinnet geçirir gibi severdi kızını"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/08/dink1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 450px; height: 299px;" src="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/08/dink1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;başlıktan anlayacağınız gibi yazı yine hrant'la ilgili. o cümle, niyat genç ve yağlı saçları tarafından bi telefon konuşmasında söylenmişti.&lt;br /&gt;peki ben niye alıntıladım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu dört beş gündür hrant hakkında yazılanlara bakınca, "ulan herkes kendi bildiği hrant'ı, kendi ideolojisine göre yazmış" noktasına geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha birkaç gün önce, jönümüz pîrimiz rasi mozan kötahyalı bey de, "milliyetçiliği dışlayan evrenselci aydınların ne kadar zottiri" olduğunun anlaşılmasını sağlayan bir insan olduğunu söylüyordu hrant'ın. dink'in onca konuşmasını dinledim, yazısını okudum; yeminle adamda "evrenselciler palavradır"a yakınsayan bir cümle görmedim duymadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama rasi mozan, ya da heli navşar filan eleştirmekle şeetmeyelim. çuvaldızı kendimize batıralım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;misal, benim hrant resmi seçimim, adamın ölmesi ve ayakkabısının altındaki deliğin gözükmesi şeklinde. samimi olayım, üç senedir hiçbir an, "ulan ayakkabısı delik adammış da bilmemneymiş" diye düşündüğüm olmadı. sadece o fotoğraf aklımın bir köşesinde. o fotoğraf, o üzerinde gazeteler olan, boylu boyunca yatan adam, benim kafamda ve bana "bak tink, ayağını denk al" diyen birtakım iğrenç seslerin de, türkiyede varolduklarını hatta ve maalesef çok fazla olduklarını hatırlatıyor.&lt;br /&gt;umutsuzluğu hatırlatıyor. murat belge, te 80li yılların sonunda, eğitim sistemine yök'e filan olan inancını tamamen bittiğini yazmış. ben de o noktadayım. türkiyede hiçbir surette ve hiçbir şekilde eğitimin ve bu zihinlerin düzelebileceğine inanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o boylu boyunca yatan adam, benim inançsızlığımın da fotoğrafı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o gece eve gelip, ağlayarak sözlükte, birkaç aklıselim insan entrysi okumamı da hatırlatıyor o fotoğraf.&lt;br /&gt;benim, siyasete daha fazla ilgi duymamı, ama bir taraftan da daha yıkıcı olmamı, tavizsiz olmamı sağlayan bir fotoğraf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eğer bugün, gitgide politize olan bir insansan, müsebbibi o boylu boyunca yatan adamdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte benim hrant'ım, o halaskargazi caddesinde (hrant dink caddesinde) yatıyordur her zaman. ben hrantı öyle hatırlıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fakat artık umutsuzluk çağında, pısacak çekinecek pozisyonda değiliz.&lt;br /&gt;bir sefer olsun, kalkacağız. halklar kalkacak ve hesap soracak..&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;bugün, o adamı o caddeye yığan, o fotoğrafı donuklaştıran insanlar ayaklarımızı denk almamızı istiyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;almayacağız.&lt;br /&gt;katili biliyoruz.&lt;br /&gt;adalet istiyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6633943375703186594?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6633943375703186594/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6633943375703186594' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6633943375703186594'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6633943375703186594'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2010/01/cinnet-gecirir-gibi-severdi-kzn.html' title='&quot;cinnet geçirir gibi severdi kızını&quot;'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6464985573248573032</id><published>2010-01-18T20:23:00.005+02:00</published><updated>2010-01-18T20:31:12.971+02:00</updated><title type='text'>19 OCAK'ta ne olmuştu?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.rodinalper.com/blog/wp-content/uploads/2008/11/hrant.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 435px; height: 536px;" src="http://www.rodinalper.com/blog/wp-content/uploads/2008/11/hrant.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6464985573248573032?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6464985573248573032/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6464985573248573032' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6464985573248573032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6464985573248573032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2010/01/blog-post.html' title='19 OCAK&apos;ta ne olmuştu?'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6987632557402742878</id><published>2010-01-15T01:06:00.007+02:00</published><updated>2010-01-15T14:04:44.810+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='toplumsal konulara parmak bastığım bir yazı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>her first gangbang</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/S0-p6aVkc2I/AAAAAAAAACQ/z-KZPYH_Bi8/s1600-h/mariaozawa_49e116795adb6.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 224px; height: 298px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/S0-p6aVkc2I/AAAAAAAAACQ/z-KZPYH_Bi8/s200/mariaozawa_49e116795adb6.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426742896972034914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;bu yazı küfür içerebilir, aman tikkat&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;abi, her first gangbang diye bir kavram/site var. nedir bu? gangbang dediğimiz olay, bilmeyen varsa (ki sanmıyorum) abuse olayına girerek (şimdi de abuse ne dersin?_ aşağılamak kısaca) bir kadınla birden fazla insanın birleşmesi edimi. edim medim anlamam, adam gibi anlat dersen; karıyı üç beş kişi afedersiniz sikiyorlar amlı götlü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diyorlar ki, o malum internet sitesinde, "bu kadının yaptığı ilk gangbang"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi vidar biliyor, sorun. ben, bi 40 50 saat porno sektörü nedir ne değildiri araştırmış, oturup onlarca sektör içinden olanların bloglarını okumuş etmiş adamım. bu konuda türkiyede 3 kişi konuşacaksa biri benim. iki kişiyse, yine biri benim. biliyorum bu işi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu kadınların yüzde 85i fahişe oluyor. bir çoğu, 13 yaş altı ilk cinsel birleşmeleri (genellikle tecavüz) yaşamış oluyor. hemen hepsi -hatta setlerde bedava dağıtılıyormuş- uyuşruturu kullanıyor. pornocu dediğin böyle bir şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;şimdiiiii&lt;br /&gt;"her first anal" diye de bir şey var.&lt;br /&gt;bunu anlıyorum. bakıyorsun karının göt deliği böyle bi işaret parmağı girebilecek kadar, ona eyvallah.&lt;br /&gt;"losing her virginity" "losing her innocence" "losing my religion"&lt;br /&gt;kavramlarını da anlıyorum. o videoların  (çok izledim) hemen hepsi palavra, o ayrı mesele de, işte böyle kan geliyor. ha, diye hayal ediyoruz, bu kadın bakireymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu bakireler de ne bakireyse artık. karı, 30 yıllık fahişe gibi sakso çekiyor, ayıptır söylemesi. biz, bizim türkleri böyle anal, oral takılırlar zannediyorduk. elalem bizi epeyce aşmış... onu diyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;diğer "her first" kavramlarına bir açıklama getirebildik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama, gangbang öyle değil...&lt;br /&gt;karı follofoş olmuş. am desen papaz eriği atsan, girer içine. göt deliği desen, iri fındık koysan kaybolur içte. amk, ne bileyim ben, daha evvel ikili üçlü girildi mi girilmedi mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemen tüm filmlerini izledim o sitenin. yemin edebilirim, ortaya götümü koyarım, oradaki çoğu kadının double anal yediği üzerine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne lan bu...&lt;br /&gt;kandırılıyoruz..&lt;br /&gt;bizi yiyorlar.ş..&lt;br /&gt;yine amiyane tabirle, bizi sikiyollaa.&lt;br /&gt;hayallerimizle oynuyorlar....a.s.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kırıldım.&lt;br /&gt;hep hayal ettim ki, onun (videodaki hatunun) ilk gangbangi.. bi heyecan taşıyacak.. kafasında oranlamalar ve kıyaslar yapacak, işte vajinal seks böyleydi, anal böyleydi, ikisini combine edeyim.. yaklaşık şöyle bi şey olur... hmms hoffs.. vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak öyle değil.&lt;br /&gt;ne heyecan var ne bişi. iki açıklama var. ilki, setteki uyuşturucudan fazla kaçırdılar, duyguları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilkinin gerçek olmasını canı gönülden isterim. bu sayede, yıllardır kandırılıyor olma durumundaki utançtan muhtemel kurtulabilirim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6987632557402742878?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6987632557402742878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6987632557402742878' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6987632557402742878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6987632557402742878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2010/01/her-first-gangbang.html' title='her first gangbang'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/S0-p6aVkc2I/AAAAAAAAACQ/z-KZPYH_Bi8/s72-c/mariaozawa_49e116795adb6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6072908454834918893</id><published>2010-01-14T15:59:00.004+02:00</published><updated>2010-01-15T13:40:39.724+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vidar topsun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>Hic Kimse Bilmez</title><content type='html'>şimdi youtube'da rastgele gezerken teoman'ın &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;hiç kimse bilmez&lt;/span&gt; şarkısına denk geldim. içimden bir ses, şarkının bülent ortaçgil şarkısı olduğunu söylüyor. ama teomanı birini vur ortaçgil'e kine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pek sevmediğim ortaçgil ve ondan biraz daha fazla sevdiğim kızılok; bana vidar'dan yadigardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi şöyle söz yazmış:&lt;br /&gt;hiç kimse bilmez, hiç kimse sevmez&lt;br /&gt;şimdi sen de yoksun yanımda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunalım liseli ergen insanlara söz yazıyor deyince de kızıyorsunuz sevgili dostlarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sözlerin muadili yabancı şarkılar dinlemenizi yadırgamıyorum. zira oradaki sözleri, ingilizceye fazlasıyla vâkıf değilseniz, pat diye anlayamıyorsunuz. güzel gibi geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://images.starpulse.com/Photos/pv/Jimmy%20Page-7.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 252px; height: 314px;" src="http://images.starpulse.com/Photos/pv/Jimmy%20Page-7.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;benzer şekilde, led zeppelin'in ya da o heavy rock hard rock dedikleri, heavy metalin öncül gruplarının da sözleri kötü. sözleri bırak, konserlerde ne çaldıkları da hiçhiç anlaşılmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.youtube.com/watch?v=rb-JhM82xwI&amp;amp;feature=related&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte örnek. dünyada bir tane allahın kulu bana, cimi peyc'in burada ne yaptığını anlatamaz. lisede vidar'la geyiğini yapardık, "adamlar çektikleri uyuşturucu miktarına göre konser yapıyorlar. soloyu, kafalarının estiği yerde kesiyorlar" diye. şimdi aradan 3 4 sene geçince ve şöyle bir bakınınca, bunun geyik değil, gerçek durum olduğunu görüyorum. sadece gitarist değil, baterist ve bascı da arkada kafalarına göre takılıyorlar. aralarındaki pseudo senkronizasyon, tamamen benzer uyuşturucuyu kullanmalarından kaynaklı olabilir.&lt;br /&gt;vokalin, solo bitiminde berbat ötesi bir tondan girip, sonlara doğru detonelerden detonelere yelken açmadı da, üstte söylediklerimi teyit eder vaziyette.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/S1BTvXFv2tI/AAAAAAAAACY/Fo4KhLoJkR4/s1600-h/ayd%C4%B1n.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 172px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/S1BTvXFv2tI/AAAAAAAAACY/Fo4KhLoJkR4/s200/ayd%C4%B1n.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426929624098527954" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bu açıdan, vidar'ın "matematik problemi gibi müzik yapıyorlar" diye, duygusuz diye aşağıladığı dream theater'ın üstteki gruplardan çok daha tercih edilebilir olduğunu söyleyebilirim. en azından ne müzik yaptıkları net anlaşılabiliyor. sapıtmak için özel g3'ler filan düzenliyorlar, orada sapıtıyorlar.&lt;br /&gt;işte; "erkek aydın" görüntüsüyle petrucci bizlere gülümsüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;peki, sözlerin bu kadar kötü olmasının nedeni ne? hemen oraya da gelelim.&lt;br /&gt;çünkü söz yazmak, biraz da gözlemekle/okumakla filan alakalı bir şey. bu müzisyenler genelde ellerine iki kitap almamış oluyorlar hayatlarında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ankaranın dikmeni&lt;br /&gt;gel götümden sik beni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dizeleri, ortaokul üçüncü sınıfta epeyce güldürüyordu. şimdi hiçbir yaratıcı, etkileyici yan görmüyorum burada. aynı şekilde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aşk...&lt;br /&gt;öyle bir büyü ki...&lt;br /&gt;öyle bir büyü ki...&lt;br /&gt;anlayamazsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dizeleri de çok dandirik. berbat yani. şaka gibi. bu dizeleri küçükken de beğenmezdim. muhtemeln sen de beğenmiyorsundur. ama aynı dizenin farklı versiyonu olan şunu, itiraf et, beğenmişsindir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazı şeyler için iyi olmak yetmiyormuş?&lt;br /&gt;sevilmek için aşk için, iyi olmak yetmiyormuş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;allaaşkına, bu sözlerdeki "iyi olmak" "bazı şeyler" nedir, biri bana açıklasın. hatta daha ileri gideyim, bu sözlerin, dalga geçtiğimiz "yıkılmadım ayaktayım" kökenli olduğunu da söyleyeceğim. aynı muğlak arabesk yakarış, aynı "ben namusumla yaşayan adamdım, her şeyi yaptım ama artık ayakta durmakta zorlanıyorum" tavrı. "aşk, öyle bir büyü ki..." tavrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne lan bu?&lt;br /&gt;söz mü bunlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hödö höt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşım. buradan sana sesleniyorum. şarkıcı olmadan önce, oturup üç beş iyi kitap okuyacaksın.&lt;br /&gt;****&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;soru: aşağıdaki dizelere en çok uyan başlığı işaretleyiniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tıkadın bütün yollarımı, sana verdiğim yıllarımı,&lt;br /&gt;biriken tüm imkanlarımı alıp çek git..&lt;br /&gt;sana verdiğim son hediye, beni bir daha görme diye&lt;br /&gt;gezegendeki son gemiye binip çek git..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;a) yazdıysam ben yazdım!&lt;br /&gt;b) ege gemi için uygundur fakat ege bir türk gölü değildir, ege bir yunan gölü değildir, binaenaleyh ege bir göl değildir!&lt;br /&gt;c) sevgiliyle tekrar görüşmemek için son bir hediye vermek??&lt;br /&gt;d) verilen yılların tıkanması?? tıkanan yol nasıl açılır?&lt;br /&gt;e) gezegen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu saçma sözlerden sonra, yazımı gerçekten kaliteli bir şiirle bitirmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;türkün güneşiyle dünya ufku ağardı!&lt;br /&gt;türk olmasa tarihte yazılacak ne vardı!......!11&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş: final dönemi böyle saçmalamalar insana iyi gelebiliyor. onu da diyeyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6072908454834918893?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6072908454834918893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6072908454834918893' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6072908454834918893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6072908454834918893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2010/01/hic-kimse-bilmez.html' title='Hic Kimse Bilmez'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/S1BTvXFv2tI/AAAAAAAAACY/Fo4KhLoJkR4/s72-c/ayd%C4%B1n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-1597918145858038725</id><published>2009-12-19T15:17:00.003+02:00</published><updated>2009-12-19T15:18:08.471+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir bilim adamıyla kadının romanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vakti efişınt kullanma kılavuzu'/><title type='text'>türklerden niye bilim adamı çıkmıyor?</title><content type='html'>aslında türkleri bilmem. ama, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ne mutlu kuzenimle bana&lt;/span&gt;. çünkü yazıda irdelemeye çalışacağım mefhum; yüksek lisansını yapmakta olan kuzenim ve lisansını yapmakta olan benden neden bilim adamı çıkmadığı ve çıkamayacağı hakkında;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://evimevim.files.wordpress.com/2008/12/kahvalti022.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 397px; height: 264px;" src="http://evimevim.files.wordpress.com/2008/12/kahvalti022.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;1) &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;kahvaltı&lt;/span&gt; (1 saat)&lt;br /&gt;söyleyeceğim, inanamayacaksınız.&lt;br /&gt;bizim kuzen, her sabah inatla kahvaltı yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yahu kuzen, diyorum. 1 kişilik kahvaltı demek, 1 tane pis tabak demek. her sabah 1 kişilik kahvaltı demek, her sabah 1 tane pis tabak demek, diyorum, dinletemiyorum.&lt;br /&gt;illa buzdolabından kahvaltılık çıkacak, tabak çatal bıçak gelecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu, daha fazla yük olmasın bana diye, evden tuttum bir tost makinesi getirdim. her sabah tost yemeye başladık. "ya kuzen," dedim, "tost makinesi var diye her sabah tost yapmak zorunda değilsin."&lt;br /&gt;nankör, dedi sadece. afiyetle yiyormuşum tostları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;allah aşkına, bir insan kepek ekmeğine yapılan herhangi bir şeyi afiyetle yiyebilir mi?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://fotografligezirehberi.com/d/8269-2/urdun_amman_wadi_musa_aksam_yemegi_s7306104.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 348px; height: 463px;" src="http://fotografligezirehberi.com/d/8269-2/urdun_amman_wadi_musa_aksam_yemegi_s7306104.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;2) &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;akşam yemeği&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; (1 buçuk saat)&lt;br /&gt;şimdi, akşam yemeği dediğin şey nedir? fırını ısıtırsın, pizzayı atarsın, 20 dakika sonra gider alır yersin. yok, sağlıklı bir şeyler yiyeyim diyorsan, domatesli peynirli makarnayı 15 dakikada pişirir, 2 tabak yersin ki yarına kadar acıkmayasın. ya da, fosfor mu istiyorsun, çok mu zeki olmak istiyorsun, 1 tam ekmeği yarar, 2 ton balığı kutusunu içine boşaltır, biraz domates az peynir ve baharatlar ile afiyetle yersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii, burada dikkat edilmesi gereken, balıkla beyaz şarap, rakı; makarnayla kırmızı şarap ve pizza, vs ile bira içilmesi gerektiği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peki bizim kuzen ne yapıyor?&lt;br /&gt;en basit dediği yemek şöyle; bim mantısı alıp pişirirken bir taraftan da yoğurtlu baharatlı filan hazırladığı hazır çorbayı pişiriyor. mantıların için kıyma soğan doğruyor. yanına piliç ızgara pişiriyor. keyif çayını ve dondurmayı hazır ediyor. içecekse, kahveli sütlü likörü 4 5 tane maddeyle karıştırıp, şemsiyeyle filan sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu saydıklarım, kuzenin en "pratik" akşam yemeği tabii. kemikli et alıp, onları sıyırıp, kemik suyunda çorba yaptığı da vakidir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.showtvnet.com/haber/img/haber/alisveris.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 397px; height: 210px;" src="http://www.showtvnet.com/haber/img/haber/alisveris.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;3) &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;alışveriş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; (2-3 saat)&lt;br /&gt;abartıyorsam taksim meydanımda dübürümden penetre etsinler herkesin içinde.&lt;br /&gt;dün, balık alacağız diye beni çağırdı. ya kuzen, sen git al, parasını şeyederiz, dedim. yok illa gel. tamam geldik.&lt;br /&gt;carrefour, evime 7 8 dakika kadar uzaklıkta. alışverişi oradan yapacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"ben söyleyince orada bekle beni," dedi. 10 dakika sonra çağrı geldi. ben hazırlanıp çıktım. carrefour'un önünde beklemeye başladım.&lt;br /&gt;tam 15 dakika sonra filan, bir mesaj geldi. "trafik çok sıkışık, ben geç kalabilirim, evden çıkma."&lt;br /&gt;bir 15 dakika sonra daha, "yaklaşıyorum" diye bir mesaj geldi.&lt;br /&gt;nihayet 40 dakika beklettikten sonra vuslata erdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben zannediyorum ki, balığı seçip çıkacağız. kuzen durdurdu, araba alalım, dedi. "güzelim, görmüyor musun kol kaslarımı, bu kaslar bir balinayı bile taşıyabilir" dedim. yine de araba dedi peygamber demedi. "1 tl yok yanımda, şu elle taşınan sepetimsilerden alalım" dedim. yok, araba da araba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse, arabayı aldık, girdik içeri.&lt;br /&gt;büyük bir çeviklikle, marketteki her şeyi arabaya indirmeye başladı. "dur ne yapıyorsun" demeye vakit kalmadan, arabamız çoktan dolmuştu. bir dünya şey almıştık. "100 lirayı bulmadan rahat etmeyeceksin" diye takıldıkça, el çabukluğu marifet, arabata bir şeyler inmeye devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada aynı yolları ondefalarca yürüdük, alacağımız alt tarafı 2 tane çipura için, tam 25 30 tane çipuranın boğazındaki kırmızılık oranına, gözlerinin canlılık oranına baktık. 5 kiloluk makarnalar aldık. "savaş çıkmaz bitanem, gerektiğinde alırız" dediğimde karmaşık matematik hesaplarıyla kaç lira kârda olduğumuzdan dem vurup durdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17:30'da alışveriş için evden çıkmıştım. eve geldiğimde saat 19:48'di. yemekten kalktığımızda, 21:30'u geçiyordu. çaylar ve yediğimiz tonlarca yemeğin hazmı bittiğinde 22:30u geçiyordu saat. yanıma gelip adını duymadığım iletişimcilerin "bunun kitabını almasam mı, idefix siparişim 400 lirayı buldu" filan gibi cümleler kurdu (bu son 3 gecedir böyle devam ediyor, günde birer saat. abartıyorsam yine dübürümü gözden çıkarttığımı da bildireyim)&lt;br /&gt;sonra, facebook'u açtı nihayet. 23'ken saat. tiiink gel. geldim, ne var? bak arkadaşımın düğünü, bu da benim.&lt;br /&gt;tiiink, gel. geldim, ne var tatlım? bak, bu erkek arkadaşımın saçları kesilmiş hali.&lt;br /&gt;tiiink, gel. geldim, ne var şekerparem? bak, çok komik bobiler org karikatürleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece saat 23:55 gibi, nihayet odama geçtim. o an huşuyla yanıma geldi. "senin ödevin vardı, niye yapmadın?" dedi. tam ağızımı açacaktım ki, "dur, biraz likör getireyim, şarkı dinleyip laflayalım" dedi.&lt;br /&gt;saat 00:40 gibi yatağa gittiğimde, ödevin ilk sorusunu dahi okuyamamıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah kalktım. "hem ödevini yapmıyorsun hem de okula geç kalıyorsun, yallah" derken, kendisine 1 saat sürecek kahvaltıyı hazırlıyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-1597918145858038725?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/1597918145858038725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=1597918145858038725' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1597918145858038725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1597918145858038725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/12/turklerden-niye-bilim-adam-ckmyor.html' title='türklerden niye bilim adamı çıkmıyor?'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-5484708420823101967</id><published>2009-12-12T15:16:00.011+02:00</published><updated>2009-12-13T19:37:01.127+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='the big bang theory'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politikayı inanılmaz tatlı şekilde sulandırmak'/><title type='text'>anayasa mahkemesiyle 11e 11 maç yapmak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ensonhaber.com/galeri/images/gallery/4856/13.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 512px; height: 382px;" src="http://www.ensonhaber.com/galeri/images/gallery/4856/13.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: verdana;" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=hukuk+%C3%BCst%C3%BCn"&gt;hukukun üstünlüğü&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;yle sona erebilecek bir mücadele olur kanaatindeyim. maç sonunda, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü için 2 oyuncu kırmızı kart bile görebilir. hatta şimdi maçtan geliyorum. 'rakip' hukukçular bask bölgesi iyi incelemişler. onlarla halı saha maçımızı yaparken, "madrid'le maç yapan atletic bilbao" oyuncusu gibi hissettim kendimi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;lakin yukarıdaki fotoğrafta fotoğrafladığım taraftarın da amansız desteğiyle, madridli hukukçular galip gelmesini bildiler :( geleneksel parti kapatma şenlikleri'ndeki spor faaliyetlerinden biri olan olan bu maçta&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; elendik işte. artık bize maç yaptırmayacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;al gülüm ver gülüm kendileri oynayacaklar bu "erkek" sporunu..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-size:180%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The big gang theory&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.straitpinkie.com/wp-content/uploads/2008/11/1911236147_336109751e1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 197px; height: 238px;" src="http://www.straitpinkie.com/wp-content/uploads/2008/11/1911236147_336109751e1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://static.squidoo.com/resize/squidoo_images/-1/draft_lens2202148module11805861photo_1222769560kaley-cuoco.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 181px; height: 229px;" src="http://static.squidoo.com/resize/squidoo_images/-1/draft_lens2202148module11805861photo_1222769560kaley-cuoco.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunun dışında dikkatimi çeken ikinci şey, the big bang theory'deki penny&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;abi, araştırdım ettim, bir insan da çıkıp sözlükte, "inanılmaz tatlı göğüsleri olan dost" dememiş penny hakkında. bu insanlar bu dizileri nereleriyle izliyorlar akıl sır erdiremiyorum. yani, penny'nin tüm o aptal sarışınlığının arkasında egzotik bir seksapelin olduğunu, tek tek bakıldığında çok güzel olmasa da, genelde (oynadığı rolle de değerlendirince) gelmiş geçmiş en seksi kadınlardan biri olduğunu bir tek ben mi yakalayabiliyorum yani?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şair olsam, kendisine şimdiden 5 şiir yazmıştım. ne beşi hatta, 2 'inanılmaz tatlı' ve devasa şiir, onlarca da methiye...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-5484708420823101967?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/5484708420823101967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=5484708420823101967' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5484708420823101967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5484708420823101967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/12/anayasa-mahkemesiyle-11e-11-mac-yapmak.html' title='anayasa mahkemesiyle 11e 11 maç yapmak'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-2021142329790974209</id><published>2009-12-07T22:53:00.015+02:00</published><updated>2009-12-08T17:23:20.645+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ciddiye aldığım konular 120 iq ve üstü gerektirenler ile sınırlıdır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>benim mizahımı beğenmeyenler için tayyip beyden gelsin;</title><content type='html'>izleyemeyenler için; (hemen hemen cümleleri aynen alıntılıyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iran'ın uranyum zenginleştirme çalışmalarıyla ilgili:&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;barışçıl amaçlı nükleer enerji santrali kurmak&lt;/span&gt; her zaman desteklenebilecek bir şey"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;türkiye'deki basın özgürlüğü hakkındaki soruya el cevap:&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;türkiye'de basın özgürlüğü sorunu yok&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7 askerin ölümüyle ilgili;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz şu açılım günlerinde...&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;bunca basın özgürlüğü içinde, barış için kitle imha silahlarına sahip olmak, elbet, çok desteklenebilir bir şey.&lt;br /&gt;ama kazıyınca, şuralara ulaşıyoruz:&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(255, 0, 0);" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=her+ordu+k%C3%B6t%C3%BCd%C3%BCr&amp;amp;i=16086165"&gt;her ordu kötüdür&lt;/a&gt; [tıklayın, üşenmeyin okuyun]&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;aslında çok şeyler yazılır da, tahrik edilmeden öyle uzun uzadıya siyaset döşenmeye üşenir oldum.&lt;br /&gt;lakin, mizahı dikkate alırken, şunu da unutmayın, diye bitireyim. muktedirin diliyle muktedire karşı mücadele veremezsin. adam, basın özgürlüğü sorunu yok diyor misal.&lt;br /&gt;bürokrasiye çalışan tek parti basını mı, sermayeye çalışan basın mı daha iyi, tartışması milyon defa yapıldı. tekrar girmeyelim.&lt;br /&gt;lakin,&lt;br /&gt;adam, birden hortluyor ve "yaptığın grev masum değil, 'cezası' verilecek" deyiveriyor. kendisine yakışan bu. grev kırıcı o 'güzel' insan, akp milletvekili, eczane sahibi de kameraya, kazandığı ekstra paranın veçhiyle sırıtıyor ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;amanın,&lt;br /&gt;çok korktuk. masum değiliz hiç birimiz. keşfettik bunu. devlette işe bile giremeyiz artık.&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;tüm bu 'mizah' ne zaman 'ciddiye alınabilir' bir durum/hayat/tasavvur sundu ki, bizim, buna karşı aldığımız tutum masum olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-2021142329790974209?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/2021142329790974209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=2021142329790974209' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2021142329790974209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2021142329790974209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/12/benim-mizahm-begenmeyenler-icin-tayyip.html' title='benim mizahımı beğenmeyenler için tayyip beyden gelsin;'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-3542102518423109369</id><published>2009-12-02T01:34:00.002+02:00</published><updated>2009-12-02T12:51:37.732+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='münzevi of the year'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='great man theory'/><title type='text'>büyük adam olmak için inzivaya çekilmek</title><content type='html'>&lt;a style="color: rgb(102, 0, 0);" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hanselman.com/blog/content/binary/superman.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 290px; height: 288px;" src="http://www.hanselman.com/blog/content/binary/superman.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;ulan,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;dün gece pek sevdiğim bir arkadaşımla konuşuyorum, saat 2bucuk filan. bilen bilir, erken uyur erken uyanırım ben. o saate kadar normalde kalmazdım (hele, sabah derse kalkacaksam hiç kalmazdım) ama kendim için mühim şeyler yazıyordum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kronoloji&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;ulan, diyordum, lise 2de filan, inzivaya çekilmiştim ben büyük adam olmak için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;ilk iş, kafayı sıraya koyup oturuyordum. sınıfta en çok konuşanlardan biri olarak az konuşmaya başlamıştım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;lise üçe geldiğimde, çoğu gereksiz muhabbetten ve kişiden kurtuldum. bunda, pek sevgili tanin'in de katkısı oldu tabii. "&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-style: italic;"&gt;olm, boş boş adamlar, boş boş muhabbetler, boş boş konular, yat uyu daha iyi&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;" diye teşvik ederdi dersler esnasında.&lt;br /&gt;bu arada, bok varmış gibi kız davaları filan girdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;bir sonraki sene, herkesten kurduldum, buna, inciğimi cinciğimi bilen vidar da dahil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;amaç ve 'olasılık dahili'&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;"olasılık dahilinde değil" diye bi deyim kullanırız ya, demek ki, bi "olasılık dahili" var. işte, münzeviliğimin amacı da, o olasılık dahilinin sınırlarını keşfetmekti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;misal romancı mı olmak istiyorum,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;ne kadar büyük olacağım?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;-proust? nabokov?&lt;/span&gt;-&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;bi ayar düş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;tanpınar? atay?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;-bunlar hala devasa mına koyayım. ben kim onlar kim.&lt;/span&gt;-&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;pamuk? kundera?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;-olabilir. neden olmasın? ama olmaz, keşke olsa ama olmaz.&lt;/span&gt;-&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;peki ne?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;işte böyle böyle, ömrümü yedim ve, nevi şahsına münhasır bir adam olayım dedim, çıktım o inzivadan üniversite ilen.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;asıl anlatmak istediğim&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;hani &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bir şeyi çok fazla deneyimlemeyin, sonra kaderiniz olur&lt;/span&gt; gibi dandirik bir söz vardı ya.&lt;br /&gt;işte, geçenlerde yine karar verdim.&lt;br /&gt;dedim ki;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;"bir insanla sevişmedikten sonra &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;buluşup&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; sohbet etmenin ne anlamı olabilir?"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;bu soruya rasyonel bir yanıt veremedim.&lt;br /&gt;yani, maksat muhabbetse, ekşisözlükteki arkadaşlarla süper muhabbet yapılıyor zaten. msnde iki üç kişi var. 'yeni' insanla konuşmak istersem de, sözlük mesajlaşması var yine, en doğrudan yöntem. diyordum ve yukarıdaki soruya yanıt veremiyordum.&lt;br /&gt;ve yanıtsızlık, benim gibi "bar/konser gezeyim demeyen, dışarıya/tiyatroya/sinemaya/kitapçıya/restoranta tek başına gitmeyi her ihtimalle tercih eden biri için" iki cevaba gebe oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;MANİFESTOM:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;1) (maalesef heteroseksüel olduğumdan dolayı) erkeklerle dışarıda buluşmak her ihtimalle "boşa harcanmış zamandır."&lt;br /&gt;2) kızlardan, benimle yakın vadede sevişmeyecek biriyle buluşmak "boşa harcanmış zamandır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(not: geçmişte tanışıp, ortak geçmişimizin olduğu insanlar bu manifesto için istisna tabii)&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;burada araya girmeliyim tabii. yahu, "kötü emellerine alet etti" diye bir terim var türkçede. nesi kötü o emelin, bre öküz? senin emel/ahlak teorisizliğinin içine edeyim ben..&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu ve bu ve bir sürü bu sebepten dolayı, demek istedim ki birilerine:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;ya ben yine büyük adam olmak için odama kapanıyorum. seninle görüşmek istemiyorum. 2. büyük münzevi kongresi düzenliyorum. heyhat."&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;lakin diyemedim.&lt;br /&gt;bunları diyeceğim kimse kalmamış etrafımda, halihazırda.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;şimdi, "aga ben bi altı ay yokum, döndüğümde adorno'dan bile alıntılar yapmaya başlayacağım, öyle entelektüel böyle şaşaalı olacağım" diyebileceğim insan dahi yok.&lt;/span&gt; kalmamış. hepsini elemişiz evvelden ottan boktan nedenlerle. şimdi "ciddi" bir nedenle elemasyon gerektiğinde de bulamamışız kimseyi...&lt;br /&gt;fark ettim ki, onlardan da lazımmış. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;çevre&lt;/span&gt;, sadece staj ayarlarken değil, "seninle işim bitti" diyeceğin adamlara ulaşmada da başat faktörmüş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hem adorno şöyle der; "dandik kararlarını insanlara doğrudan deklere edemiyorsan, blog yaz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(102, 0, 0);" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://core-target.ro/wp-content/uploads/2006/12/time.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 293px; height: 224px;" src="http://core-target.ro/wp-content/uploads/2006/12/time.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-3542102518423109369?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/3542102518423109369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=3542102518423109369' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3542102518423109369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3542102518423109369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/12/buyuk-adam-olmak-icin-inzivaya-cekilmek.html' title='büyük adam olmak için inzivaya çekilmek'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6466115394856385532</id><published>2009-11-11T02:41:00.009+02:00</published><updated>2009-11-12T19:13:34.253+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rutin'/><title type='text'>Madde Madde</title><content type='html'>Bugünlerde aklıma takılan bazı durumları aşağıya sıralayacağım. Her biri hakkında 1-2 sayfa geyik yazı yazabilirdim ama üşeniyorum. Kendi geyiğinizi kendiniz yapın. Ekmek yoksa pasta yiyin. "Yaa o pasta aslında pasté'ymiş. Pasté'de hamur demek şekerim" diyen insanlarla konuşmayın, muhattap olmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-) Facebook'da biri ayrıldığında insanlar bunu niye beğeniyor? Yok yani ben ayrıldıktan sonra "Arzu Volkano like this" dese bana feysbuk. Arzu'ya özel mesajla ulaşır. Naber ya aylardır görüşmüyorduk yapardım. Ulan ayrılmışlar güzel bir şey değil beğenmemen lazım. Hadi beğendin, sevindin bari çaktırma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-) Bu da çok içler acısı bir durum. Çok kötü bir tablo çizeceğim şimdi sizlere. Karşıdan bir çift geliyor. Çocuğun bir elinde şemsiye var diğer elini de kızın omzuna  atma çabası içine girmiş. Kız ise elini çocuğun beline bile atmamış iki eli de boşta. Yazık günah be. O şemsiyeyi öyle dakikalarca taşıdı çocuk. Ben buna şahit oldum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-) Halkımız cinsel espriyi kaldıramıyor. Oysa ki esprinin komiği cinsel tandanslı olanlar oluyor. Şimdi şöyle bir diyalog geçiyor aramızda terbiyesiz oluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;+ Onun dediğini mi yapacaksın benim dediğimi Yavuz?&lt;br /&gt;-1 Yauv tabii senin Ayşe.&lt;br /&gt;+ Ehehehe&lt;br /&gt;Ben: Benim de iki memem olsa benim dediğimi yapardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu komik bile değil hayatın gerçeği. Niye terbiyesiz oluyorum ki ben? Belki yemek yiyorduk ondan diyeceğiz ama bence asıl neden bu değil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-) Sevgilinin gözüne şiir yazan romantik gençlerimiz. Şimdi bu arkadaşlarımız önce açıyor google'i Attila İlhan şiirler yazıyor. 2-3 tane okuyor. Sonra biraz Ataol Behramoğlu. Tabii Can Yücel olmazsa olmaz. En sonunda biraz Cezmi Ersöz'den sonra hop şair oluyorlar. Şimdi olun tabii. Siz yazdıkça ben gülüyorum siz de mutlu oluyorsunuz. Ben şair ruhlu biriyim diye ama yauv abicim bırakın kızın gözüne şiir yazmayı. Hangi erkek bir kızın gözüne bu kadar önem verir? Kaybolmayın artık şu okyanus mavisi, sisli, puslu gözlerde. Yazın şöyle bir şiir mesela&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilim&lt;br /&gt;Öyle güzel götün var ki&lt;br /&gt;Bazen hep arkandan yürümek istiyorum&lt;br /&gt;Sadece popona saatlerce kitlenip&lt;br /&gt;Onun içinde kaybolabilirim&lt;br /&gt;O kıvrım, o hafif kalkıklık&lt;br /&gt;Ve o poponun altı&lt;br /&gt;Bir güneş gibi parıldayan bacakların&lt;br /&gt;Seni her gördüğümde keşke daha kısa bir etek giysen diyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vallahi alkışlayacağım. Bir de sizin gibi deneyelim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilim (&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;tamam mütabıkız bu konuda)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Öyle güzel gözlerin var ki &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;(geç arkadaşım geç)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;O okyanus mavisi gözlerinin içinde &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;(kızın gözler yeşilse okyanus her an yeşil olabilir. kahverengiyse de utanın şiir yazmayın kızın gözlerine)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ben bir alabalık oluyorum. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;(alabalığı okyanusa falan sokabiliriz. öyle de tuhafız) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Gözlerine saatlerce bakıp ellerini hiç bırakmadan tutabilirim. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;(Bir kere bakamazsın arkadaşım. Ellerini de o kadar çok tutarsan elin terler yapış yapış olur)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ellerini hiç bir prensesinkine değişmem &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;(burada biraz dürüst diyebiliriz. poponu adriana lima ile takas edebiliriz mesajı veriyor.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ve ben hiç bir zaman delere dikkat etmem &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;(hadi canım)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sana şiir yazdıkça&lt;br /&gt;Ne önemi var imla kurallarının &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;(kıza salak diyor. ama kız hala ayy ne romantik düşüncesinde)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çünkü benim aşkım yıkar tüm kuralları. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;(böyle de iğrenç bir sonla bitirmezsek olmaz)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-) İnsanlar twitter açıp "Yaa nefret ediyorum bu 160 karakter olayından" diyor ya hatta "Yaa nfret edioum bu160 krktr olayndn" diyor. İşte onlara söyleyin Twitter'in olayı o nefret ettiği 160 karakter. (Almula canığmız uyardı dedi ki Twitter 140 karakter. Kendisine teşekkür ediyor, gözlerinden öpüyoruz.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-) http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12903620.asp?yazarid=249&amp;gid=61 Her gün Yılmaz Özdil okumalı insan zira ben okudukça kendimi bir bok sanıyor. Benden de köşe yazarı olur benden de bilim adamı olur. Benden de astronot olur diye gaza geliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-) Biz "Metallica - Turn The Page"'in klibini izleyerek büyüdük. Yeni nesil Rammstein - Pussy ile büyüyor. Tabii sektör değişti artık erotik klip olayını bir çıta yükseltip porno klip çekmiş abimler. Oyuncular da kendileri. Grup üyelerinin pipisinin boyunu falan merak eden varsa açsın izlesin. Kızlar da güzel ayrıca. Her şeye rağmen benim siz abazan okurlarıma tavsiyem Cheerleader'lardan şaşmamanız olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha vardı da unuttum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bunu kendi bloguma da koydum. Telif hakkı ödeyin bana.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6466115394856385532?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6466115394856385532/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6466115394856385532' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6466115394856385532'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6466115394856385532'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/11/bugunlerde-aklma-taklan-baz-durumlar.html' title='Madde Madde'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-5015290734200087718</id><published>2009-11-10T00:17:00.003+02:00</published><updated>2009-11-10T08:28:10.979+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adı anılmaması gereken kişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir ihtimal daha var o da devrim mi dersin?'/><title type='text'>fırsatı krize dönüştüren sosyalist</title><content type='html'>bu sefer de geldik ters açıya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;günlerden 10 kasım. beyaz leblebi yiyorum, efe yaş üzüm rakısı içiyorum. benim anma anlayışım bu. daha ileri derecede de anabilirdim olan biteni, sabah 9'da dersim olmasa. ah olmasa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçip geldik sosyaliste yine. burada bir anektoda geçmeden önce, algı problemiyle ilgili bir yaşanmışlığımı önce bi anlatmak istiyorum. 11 ile 19 yaşında bir tanıdığım var. buna, ingilizcede teenager deniliyor (bazen, daha özel tanımla 13-18 yaş arası için de söylenebiliyor teenager, 'ergen' anlamında). lakin, kendisi tineycır lafına dumur oluyor. bunu, zihinsel bir hakir görme olarak algılayabiliyor.&lt;br /&gt;halbuki, ingilizceden direkt çeviri yapıldığında, 20 yaşından küçüklere teenager denir, o kadar. burada bir alt metin aramaya/niyet sorgulamaya hacet yok aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi, bu algı sorunundan geldik sosyaliste.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=26+ekim+2009+hacettepe%27ye+polis+girmesi"&gt;hacettepeye polis girmesi&lt;/a&gt; olayı.&lt;br /&gt;şimdi önde, 50 60 kişilik, cazgır ve karakola gitmeyi kafaya takmayacak kitle ile, benim de aralarında bulunduğum, polisi okulunda ismeyen fakat protestosunda felsefi saikini öne çıkartmayan/güdülenmesini oradan almayan bir kitle de vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tüm eylem boyunca, tkp'li öğrenciler tarafından, "arkadaşlar pasif durmayın, arkadaşınız göz altına alınıyor, susmayın, bağırın" diye telkinlendik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gaz bombasını yiyip dağıldığımızda, 10 dakikada ancak kendime geldiğimde, tkp öğrenci liderlerinden biri olduğunu düşündüğüm (en çok onun sesi çıkıyordu kalabalıktayken ve sloganları genelde o yönetiyordu) hoş çocuk, sevgilisiyle el ele, kampüsün ana durağından geçerken "yediniz mi biber gazını, oturdunuz mu ha?" diye, evvelden yaptığı telkinlere uymadığımıza vurgu yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimden, "ulan, gazı birlikte yedik, feleği birlikte şaştık. hatta sende limon vardı, bende yoktu. sende, karakola gidecek göt vardı, bende yoktu. oturup birlikte hareket etme planı yapacağına, hakaret planları yapmışsın...&lt;br /&gt;hem, devlet, 'göz altına alacağım' dediği adamları göz altına alamasa daha mı iyiydi? biz burada, elinde taş bile olmayan öğrenciye boyun eğen polis'e, gündelik hayatında hangi durumlarda/nasıl güvenirsin gibi binbir soru geçti aklımdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii bu, polisi yücelttiğim anlamına gelmesin. en baştaki kararları, kökten yanlıştı. ama o yanlış karardan sonra (okula 600 robocop polis geldikten sonra) yapılacak çokça bir şey yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse, geçiyoruz ve algı meselesine tekrar geliyor. o, bize durakta çemkiren genç, sempati toplayacağım yerde, antipati topladı. sürekli "ya bizdensiniz, ya da boş boş biber gazını yer oturursunuz" diye sezdiren, okul dışından, sadece eylemi örgütlemeye geldiğini düşündüğüm arkadaşlar da, antipati topladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bildiğin 'fırsat', üç beş slogan atıp, slogan atmaktan çok daha zor olan, sabahlara kadar oturup 'devleti ve kendisi için' faydalı birer vatandaş olmanın gerektirdiği gibi, uykudan kısıp okuyacağına, devrimi fikirsel düzeyde algılayıp yaşatmaya çalışacağına yapamadı. geldi bize çemkirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fırsatı, herkesin mesafesini daha bir koruduğu ve mevkiisini daha sarih incelediği bir pozisyona soktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepimiz biberi yedik. sen, cebinde limonun, yüzünde -belki de sirkeye batırılmış- atkın ve el ele tutuştuğun sevgilinle rahattın. biz, hayatımızda yediğimiz ilk biber gazıyla, 'istemsizce' ve belki de direniş için içten içe ve istemlice ağlıyorduk.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-5015290734200087718?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/5015290734200087718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=5015290734200087718' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5015290734200087718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5015290734200087718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/11/frsat-krize-donusturen-sosyalist.html' title='fırsatı krize dönüştüren sosyalist'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6429468121962347102</id><published>2009-11-08T01:26:00.004+02:00</published><updated>2009-11-08T01:47:20.878+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskançlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='berrak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>kıskanmak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.turnusol.biz/images/cust_images/081109040034.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 220px; height: 175px;" src="http://www.turnusol.biz/images/cust_images/081109040034.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bugün ilhan erdost'un katledilişinin yirminci yılı. saygıyla, rahmetle anıyoruz. bu sefer üşenmiyorum ve rahmet ne demek, bakıyorum: bolluk, ihsan, bereket. bu sefer de, ihsan ne demek, bilmiyorum. aklımda bir şeyler canlanmıyor değil. ama söyle desen söyleyemem, sadece his.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir diğer his ise şuydu. sabah uyandım. güzel bir güne uyandığımı biliyordum. cumartesi olmasına rağmen 9:30'a saat kurup uyandım. az biraz nette dolaştım. sonra oturdum, nihayetinde bir ayine dönüştürdüğüm 'kıskanmak'a oturdum, daha dün dost kitabevinden aldığım. nadiren, kahve almak ve tuvalet ve bilmediğim kelimeler için kalktım. notlar aldım, şaşırdım, vuruldum ve hayal kurdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://rsm.turkboard.us/data/media/3/kiskanmak_afisss.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 329px; height: 470px;" src="http://rsm.turkboard.us/data/media/3/kiskanmak_afisss.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:85%;"&gt;(ingilizce olduğuna kusura bakmayasınız, bence, filmle ilgili, en iyi fotoğraf bu)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;sonra, saat 20:15de bitti kitap ve yatağımdan doğruldum. yüzüm gülüyordu, sinemaya gidecektim. kız arkadaşımla buluşmaya gidermişçesine, iç çamaşırımdan çorabıma kadar tüm dikkatimle ve özenimle giyindim. saçlarımla 15 dakika uğraştım, parfümümü sıktım. kulaklığı taktım. pearl jam-black dinleyerek büyülü fener'e doğru yol aldım. tek başıma izleyecektim, gözümü kırpmadan izleyecektim. içeride kubrick afişlerini inceldim. iki tane, eşcinsel olduğunu tahmin ettiğim adamın yanına oturdum. film esnasında mısır yediler ve boyuna yorum yaptılar ve yüksek sesli güldüler ve sürekli pozisyon değiştirdiler.&lt;br /&gt;buna rağmen,&lt;br /&gt;ilk sahnede vuruldum. gazi paşa denmiş ve herkes kalkmış alkışlıyordu. son yıllarda izlediğim en etkileyici açılıştı bu. zaman geçti. kor'lar, har'lar girdi. albinoni-adagio girdi. en nihayetinde, kapanmayan, kendiliğinden açılan kapı girdi devreye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bir sarhoş olarak çıktım sinemadan. tüm gerçeklik duygusundan azade ve tüm 'yaşam' denen bok çukuruna dönüşten uzak. selanik caddesinde yürürken, 10 yaşına yakın kızların, 5 liraya yatmam lan senle, diye, sarhoşluktan yürüyemeyecek yaşlı bir adamla muhabbetlerini duydum, yine de sallamadım. hala hayal alemindeydim. olsaydı mp3 playerimde adagio, dünyanın anasını bellerdim.&lt;br /&gt;sonra dürüm yedim. sonra barda, tek başıma, o ayağımın yere değemeyeceği kadar büyük koltuklarda bir bira içtim. sonra eve geldim. sonra adagio dinledim, kitap sayfalarını karıştırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir an, demirkubuz filan gibi, iyi bir şeyler yapmak istedim. zihinsel olarak, negatif eleştiriden üretime geçmeye çabaladım.&lt;br /&gt;kaliteli şeyleri hep kıskandım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6429468121962347102?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6429468121962347102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6429468121962347102' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6429468121962347102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6429468121962347102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/11/kskanmak.html' title='kıskanmak'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6266331549413942708</id><published>2009-11-04T20:47:00.011+02:00</published><updated>2009-11-04T22:04:48.301+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ebruli günler iyi günler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zenci kası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>zenci poposu</title><content type='html'>benden başka kimse popoyla bilmemneyle ilgilenmediğinden başlık başa kaldı. ukteydi bu. ukteciye selamınaleyküm, kemküm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başlıktaki tamlama benim icadım değil. keşke olsaydı.. ama değil.. ama &lt;span style="color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"&gt;ebru şalı&lt;/span&gt; icadı. bildiğin şal, üzerinde desenler var. mucit ebru, fırat boru, gensoru ve oyunun sonu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demiş ki ebruli hânım: "&lt;a style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 153);" href="http://www.porttakal.com/haber-ebru-salli-zenci-poposuna-fena-takti-463670.html"&gt;ebru şallı zenci poposuna fena taktı&lt;/a&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;a) sevmediğim espriler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beni hemen deneyimlerime gark ettirdi bu yaratıcı magazinci başlığı. hayatımda iki tane nefret ettiğim kalıp espri var.&lt;br /&gt;1) bok/kanalizasyon ve sıçmak/osurmak hakkında konuşulurken, reality check bir adamın ortaya dalıp "ne boktan bi muhabbet oldu, aga, ıhıhıhıhı" demesi.&lt;br /&gt;2) "o kız erik gibi, kütür kütür, ne sikilir ne sokulur" "olm ondaki göt kimsede yok, öyle bi göt, böyle bi göt bi de şöyle bi göt" vecizeleriy ilen bir kızdan düzeyli bir ercan saatçi retoriğinde bahsederken araya bir orospu çocuğunun girip, "ne amdan götten muhabbet oldu amuğa koyam" demesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/SvHPA9nIv9I/AAAAAAAAACI/AZJk9bm_Nr4/s1600-h/riyanna.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 264px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/SvHPA9nIv9I/AAAAAAAAACI/AZJk9bm_Nr4/s400/riyanna.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400325043639599058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; (key words: &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; b) &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;riyanna&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;, pilates, see through)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilen bilir. zenci kadınlardan hiç hoşlanmam. hayatımda bir gün de açıp pornosunu, zenci kadınlar nasıl sevişiyorlarmış diye merak etmedim. lakin serdargut'tan sonra bir seks kölesi açılımı yapmayı ben de istiyorum. allaaşkına şu fotoğrafa bi bakın. topluklu ayakkap'ların altındaki kırmızı renkle elbisenin kontrasta, arabanın içinde uzunca deri bir çizme giymiş olan bayanla, riyanna'nın çıbıldaklığı arasındaki sürtüşmeye bakın. buradan gözükmüyor ama, araba da o biçim.... ben resme çok dikkatli baktım, birkaç açıdan baktım, iyi biliyorum arabayı.&lt;br /&gt;neyse, zenci deyince aklıma riyanna ve şemsiyesi geldi. şemsiye diyorum, zira riyanna ancak o şemsiye varken işlevli, o şemsiye varken bir şeye benziyor. diğer şarkılarını da dinledim. dinledim ve popoma benziyorlar ve popom beyaz.&lt;br /&gt;hem, seks kölem olarak kaçırdığımda gideceğimiz dağ, malum, karlı yağmurlu olur. şemsiye o açıdan da faideli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;c) beyaz popo dedim aklıma geldi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi bundan 6 7 sene önce, duştan çıkınca öyle ayarladım ki poziyonu, filmlerdeki gibi bornoz omuzlarımdan kayacaktı ve seksi vücudumu aynada görecektim. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;aynada kendimi görmeliyim, ahben cinayet sebebiyim&lt;/span&gt;. ilkin bornoz kaymadı. sinirlendim şöyle silkinip attım bornozu yatağa. sonra aynaya baktığımda karşımda gördüğüm ufak çaplı bir recep ivedikti. daha o zamanlar recep yoktu. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;şahan&lt;/span&gt;, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;dikkat&lt;/span&gt; etmezsek tv8de &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;çıkıyordu&lt;/span&gt;. ben dikkat ettiğimden kendisini hiç izlememiştim lakin liseden arkadaşlar çember oluşturup şahan muhabbeti yapınca izlemiş taklidi yapıyordum. "ahahaha, çok komikti orası ya" "uhuhu, orada koptum" "yıhyıh, o espri bittiğim andır" filan.&lt;br /&gt;neyse aynaya baktım, bildiğin kıllı bi kıç var. eşcinsel olmamamın bir nedeni de, aynada gördüğüm o koyu kahverengi atkıya benzer kıl yumağı yüzündendir sanıyorum ki. en azgın adamın bile ilgisini çekebileceğimi sanamıyorum bu kıçla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_EdHWOzieVMU/SJaXCaQTZeI/AAAAAAAAJmM/aPn8fH1wTc4/s400/killi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 263px; height: 154px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_EdHWOzieVMU/SJaXCaQTZeI/AAAAAAAAJmM/aPn8fH1wTc4/s400/killi.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;lakin içime (kıçıma değil) kurt düştü. acaba kızların kıçında da kıl var mı? acep, alicenap, şimdiye kadar hiçbir kızın kıçını görmemekle isabetli bir iş mi yapmıştım? koştum, msnden bi arkadaşa sordum. "ne bilem amk, 15 yıldır elimi sikiyorum ben" dedi. içten bir çocuktur... yalanı olmaz.&lt;br /&gt;sonra bi kız arkadaşa sordum. utandı ilk evvela. -yani, geç cevap vermesini ben utanma olarak yorumladım. içeriden kahve almaya gitmiş de olabilir- nereden çıktı, dedi. seninle alakalı değil, genel kızlarınkini soruyorum dedim. "ı ıh, yok" dedi sonra.&lt;br /&gt;bir gerçeği daha öğrenirken aklıma o köşeli, paraşütlü, geç de olsa düştü.&lt;br /&gt;hızla, 60gb'lık porno arşivimi açtım. amacım sırayla, sahne sahne durdurup kadınların kıçları kıllı mı değil mi diye bakacaktım. bakacaktım ki, olmadı...&lt;br /&gt;2 gb'dan sonrasına geçemedim... hayatımda hiçbir porno filmi 3 dakikadan fazla (evet, 2 saat uzunluktakileri dahil) seyretmediğim gibi, izlerken de kendimi hiç tutmadım. kardeşim (ne vakit kardeş olduk seninle?) pornoyu tatmin için izlersin, içkiyi sarhoşluk için içersin. ben öyle, "1 miller alayım şekerparem"ci adamlardan değilim. hardcoreum gayet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;d) ideal popo&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img.mynet.com/ha3/i/italya_popo.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 160px;" src="http://img.mynet.com/ha3/i/italya_popo.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;yetersiz cinselliğim, güce olan tapınmam ve seksistliğimin bana verdiği yetkiye dayanarak&lt;/span&gt;, izlemekten en çok hoşlandığım porno türünün de, anal seks videoları olduğunu burada açıklıyorum. ama kuru bilgi olsun diye, malumatfuruşluk olsun diye değil, şu yüzden; yıllardır porno izlerim, anal izlerim. hiçbir videoda kızın kıçının güzelliğine odaklanmadım da ondan.&lt;br /&gt;ben mühendisim, ayrıntıyla değil, big picture ile, process ile ilgilenirim. anal bir videoda ise process, big picture, bildiğin &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ilişki gel-gitleri&lt;/span&gt;'dir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatta kadamda, şöyle kıç güzeldir, gibi bir tanım dahi yoktu. göğüs için de, ideal vücut için de, bu böyle. yüzü güzel olan kızı hoş bulurdum. lakin, o kadar çok etraftan arkadaş dedi ki, "olm ne büyük olacak ne küçük, ama sıkı olacak kıç dediğin, biraz kalkık olacak" filan, ben de artık bu özelliklere ister istemez bakıyorum. diyorum ki kızlara, "kapitalist standartların kafama yüklediği 'ideal kalça' endeksine göre, 10 üzerinden 8 verdim sana,". tabii içimden. 4ten düşükle çıkmıyorum filan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bazen düşünüyorum (bazen=çok nadiren)&lt;br /&gt;'kalça dediğin böyle böyle olur'u bilmezden önce, kız tavlama konusunda daha az seçiçi olduğum için, kız arkadaş bulma konusunda daha fazla mı şansım vardı..&lt;br /&gt;hem,&lt;br /&gt;demezler mi, önce dön kendi kıllı kıçına bak diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bence zenci olsam demezlerdi...&lt;br /&gt;çünkü zenci poposunu kimse sevmez!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;DİKKAT - BU YAZI AYIP SÖZLER küfür filan İÇERİR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6266331549413942708?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6266331549413942708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6266331549413942708' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6266331549413942708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6266331549413942708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/11/zenci-poposu.html' title='zenci poposu'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/SvHPA9nIv9I/AAAAAAAAACI/AZJk9bm_Nr4/s72-c/riyanna.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-4594071344541913958</id><published>2009-11-02T14:17:00.006+02:00</published><updated>2009-11-02T14:55:38.200+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sosyalizmin i-phone&apos;u olmaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir ihtimal daha var o da devrim mi dersin?'/><title type='text'>krizi fırsata dönüştüremeyen sosyalist</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.mediabistro.com/galleycat/original/fightclub-musical.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 450px; height: 320px;" src="http://www.mediabistro.com/galleycat/original/fightclub-musical.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir anlamda kapitalizmin 'öz'ünden kaynaklı bu rutinleşmiş kriz ve krizlerin, sosyalistler tarafından serbest piyasa ekonomisi aleyhinde ciddi bir propaganda unsuru haline getirememesinde iki temel neden var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) bu yaşadığımız şeyin ismi kriz değil resesyon.&lt;br /&gt;bu madde mühim, fark ettiğiniz gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci bir madde de şu;&lt;br /&gt;2) Kapitalizmde başat unsur 'kitle kültürü', ya da biraz daha farklı ifadesiyle 'tüketim kültürü'; başlıbaşına bir manipülasyon. Ürün, manipülasyondan sonra gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce, reklamlar ve 'karizmatik, cool, prezentabl' olmanın yönteminin, i-phone'a sahip olmaktan geçtiği bilgisi verilir kafalarımıza. sonra i-phone'lar çıkar. verilen 1500tl'nin gerçekten alınan ürüne denk gelip gelmediği (ki bankacılar dışında, bence bu denklik imkansızdır) sorgulamaya tâbi tutulmaz. i-phone gereklidir, çünkü gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tip işleyişe karşı koymak, elbette kolay değil. Sosyalist, 'vicdan' gibi izafi bir kavramdan yana tavır koyacaktır, ama mücadele ettiği şey, sadece i-phone ürünü değil, topyekün britney spears/elif şafak/kola'nın CEO koltuğu/biranın 7tl olduğu bar/5 liraya içilen çay/vergi indirimleri/sarı sendikalar/aydın doğan'ın temsil ettiği mevkii vs.vs.dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En kötüsü de, karşısında 'reklam' gibi manipülatif bir şey var. Reklam sana Becel yağ satmaz, kalp sağlığı satar. Okan Bayülgen satmaz, kendini diğer tv programlarını izleyenden daha zeki hissetme imkanını satar. Ürün ya da hizmet değil, imajdır tükettiğin. Ve imajın, bizim anladığımız tarzda bir vicdanı olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;****&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapitalizmin en mühim satışı ise Amerikan Rüyası satışında gerçekleşir, sinemayla, diziyle filan best-seller satar bunu. Dinlerle, öbür dünya inancıyla satar.&lt;br /&gt;Sonra o rüyanın çok çok ötesinde olduğunu anladığın zaman saç boyası, lens ve piercing satar. Göz rengi, saç rengini değiştirir, conversleri bilmemneyi çeker, yepyeni ve 'farklı' bir insan olursun. Senin, kendini ifade etme biçimin, facebook profilin, saç boyasının renk kodu, i-phone'unun pin kodu, dan brown'un da vinci kodu, ve bütün bu sayılanlara çemkirebildiğin blogun olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyalistle, hiçbişeyist/apolitik'in farkı da budur zaten. Biri burnuna kadar boka batmıştır, diğeri beline kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açlık, savaş filan demeyeceğim. En ufak şiddete başvurmamış üniversite öğrencisine biber gazı bombası atan robocop polis varken, muktedir her şeyi yapmaya muktedirken, tüm bu tartışmalar da ilüzyondur, yanılsamadır diyorum. (bir büyüğümün dediği gibi)&lt;br /&gt;========================================&lt;br /&gt;Not: En ciddi yazım oldu blogdaki. Bu amaçla başlamamıştım. Şimdi, toplam 11 dakikada, yarım sayfada, bu tip her şeyi kapsayan konular hakkında ahkam kestiğim için kendimi eksik, yazıyı da gayet 'propagandamsı boş yazı' gibi hissettim ama tüm suçlu i-phone.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç da şu: Sosyalizm, kapitalizmi bu yüzden kendi silahıyla, yani serbest pazar ekonomisi üzerinden vuramaz. Hiçbir zaman öldürücü darbeyi yapamaz buradan. Sadece biraz olsun farkındalık yaratabilir, ki o da bir başarıdır. I-phone'un gerekli olduğu algısını ortadan kaldırırsan sarsılır kapitalizm, i-phone almazsan değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-4594071344541913958?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/4594071344541913958/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=4594071344541913958' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4594071344541913958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4594071344541913958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/11/krizi-frsata-donusturemeyen-sosyalist.html' title='krizi fırsata dönüştüremeyen sosyalist'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8633663833138436256</id><published>2009-10-30T00:01:00.003+02:00</published><updated>2009-11-02T14:55:53.992+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alem göt olmuş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>alem götçü olmuş</title><content type='html'>one night standlerinin dökümü netincesinde ulaşılmış, türk fantezi dünyası hakkında istatistiki bir tespit gibi duruyor ama katiyen değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bundan yıllar sene evvel alem göt olmuştu. ben, bu oluşu, on sene evvel ağır roman filminde fark etmiştim. o filmin üzerinden on sene geçti gitti, insanlar bu oluşu daha bir kanıksadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;some opportunities, some big chances, some big okazyons, something like that.&lt;br /&gt;şimdi herkes ekmeğine bakıyö, parası varsa eşyanın ve beşerin  kendileriyle alakalı olmayan parçasını sorun etmiyö... krizi fırsata dönüştürdüğü gibi sömürü düzeninde de sömüren tarafta olmayı başarı addediyö...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;budur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8633663833138436256?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8633663833138436256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8633663833138436256' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8633663833138436256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8633663833138436256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/10/alem-gotcu-olmus.html' title='alem götçü olmuş'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8568173384575084177</id><published>2009-10-24T02:24:00.001+03:00</published><updated>2009-11-02T14:56:04.624+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>hede</title><content type='html'>twitter alıntısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="status-body"&gt;&lt;span class="entry-content"&gt;"herşeyimi verdim sana, bunu nasıl yaparsın? ah, bebeğim, bak verecek bir şeyin kalmamış. kalmam için bir neden göster."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://twitter.com/kitaponerisi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8568173384575084177?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8568173384575084177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8568173384575084177' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8568173384575084177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8568173384575084177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/10/hede.html' title='hede'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-3361930328458702427</id><published>2009-10-19T13:29:00.008+03:00</published><updated>2009-11-02T14:57:01.280+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='then i can understand the you'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sex and the me'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='if you can understand the me'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>mini etek</title><content type='html'>melis alphan, "&lt;a href="http://www.medyafaresi.com/haber/6484/magazin-ajda-pekkan-artik-mini-etek-giymesin-milliyet-toplumun-kanayan-yarasina-parmak-basti-video.html"&gt;35inden sonra mini etek giymeyi yasaklamak gerek&lt;/a&gt;" filan demiş vakti zamanında. sözlükteki kanat önderleri de, "çirkin bacaklı kızların mini etek giymesi yasaklansın" filan der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onları boşverin. ben şimdi bir erkek olarak mini eteği neden tercih ettiğimi anlatacağım ve sorular soracağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;mini eteği seksi yapan, içine giyilmiş iç çamaşırının hayal edilmesidir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;. bunu inanarak söylüyorum gayet. böyle olduğunu içten hissederek söylüyorum. sartre'ın ne söylediğinden çok daha fazla merak ediyorum mini eteğin içindekileri. sonra, mini etek giyen hiçbir kızın bacaklarını incelememişimdir fakat "bacaklarının incelenmesinin hoşuna gidip gitmediğini" merak ederim. etek giyerken, iç çamaşırlarını daha mı düşünerek seçiyorlar, yoksa rastgele mi davranıyorlar, merak ederim. merak ederim de soramam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;etek, dünyanın en fetişistik ve en cenırıl (çok insanda var) objesidir herhalde ve bizim blogda bununla ilgili hiç yazı olmaması beni üzüyor. dün gece çok üzüldüm ve size ufak bir resim seçkisi yaptım.&lt;br /&gt;1)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyetport.com/image/aysun_kayaci_cep_telefonu1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 367px; height: 489px;" src="http://www.hurriyetport.com/image/aysun_kayaci_cep_telefonu1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;burada, en fetişistik gördüğüm iç çamaşır şeylerinden görüyoruz. konu mankenimiz, konu eski mankenimiz ve eski devlet bakanımız filan; neyse; dediğim gibi, ben mini etekte en fazla eteğin içindekilerle uğraşıyorum. bunları hayal etmek hoş geliyor bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2)&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/St-DVlBDuVI/AAAAAAAAAB4/YArbFlRpOEQ/s1600-h/madonna.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 146px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/St-DVlBDuVI/AAAAAAAAAB4/YArbFlRpOEQ/s200/madonna.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395175285350185298" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;bu resmi şundan koydum. her eteğe/elbiseye, her iç çamaşırı yakışmaz. misal açık sarı, leopar desenli bir tane burada kontrastı yakalamayı, o iç gıdıklayıcı eşiği yakalamayı sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://starsmedia.ign.com/stars/image/article/885/885926/stoya-20080702040222785-000.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 342px; height: 512px;" src="http://starsmedia.ign.com/stars/image/article/885/885926/stoya-20080702040222785-000.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu da, teşhircilik merakımın örneği. sade ayakkabılar, muhteşem bir stoya ve o dudakların arasından çıkan dişler.&lt;br /&gt;bi erkek, bunlar için ölebilir. bir erkek, normal bi arkadaşın senin evine mini etekle geldiğinde, tercih edecek olsa, erkeğin onun bacaklarına baktığını hissettirmesi mi hissettirmemesini mi tercih eder?&lt;br /&gt;insan mini eteği 'kendi için' mi giyer?&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://thecount.com/wp-content/uploads/megan_fox_gq_02.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 219px; height: 272px;" src="http://thecount.com/wp-content/uploads/megan_fox_gq_02.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insan şöyle giyinince kendini iyi hisseder mi bilmem ama, ben görünce kendimi iyi hissediyorum. bu konuda daha yazacağım. çok yazacağım. sadece bunu yazacağım.&lt;br /&gt;filan filan. (ünsal hoca gibi bitirdim, yazı aceleye geldi, kusura bakmayasınız.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-3361930328458702427?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/3361930328458702427/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=3361930328458702427' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3361930328458702427'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3361930328458702427'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/10/mini-etek.html' title='mini etek'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/St-DVlBDuVI/AAAAAAAAAB4/YArbFlRpOEQ/s72-c/madonna.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6873830931346893013</id><published>2009-10-18T16:06:00.003+03:00</published><updated>2009-10-18T16:30:08.500+03:00</updated><title type='text'>insan neyle yaşar?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/Ss26NSiQaPI/AAAAAAAAABw/gm4LkoaWVac/s400/11B_afis.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 304px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/Ss26NSiQaPI/AAAAAAAAABw/gm4LkoaWVac/s400/11B_afis.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1)su, coca cola zero, kahve&lt;br /&gt;2)hastahanedeki beleş tabildot yemeği&lt;br /&gt;3)pizza pizza, bim köftesi, bim döneri, bim x'i&lt;br /&gt;4)gülmek, özlediğini fark etmek, özlendiğini bilmek&lt;br /&gt;5)numaralar, yalanlar&lt;br /&gt;6)kitap(çok iyi), dergi(iyi), internet(sıradan) &lt;br /&gt;7)en önemlisi uyku&lt;br /&gt;8)çok az film, birazcık dizi&lt;br /&gt;9)boş boş ekrana saatlerce bakmak (facebook,sözlük vb.)&lt;br /&gt;10)birine sarılmayı istemek, birine sarılmak&lt;br /&gt;11)müzik dinlemek, yeni bir grup keşfetmek&lt;br /&gt;12)sene başında kurduğun hayallerin gerçekleşmeyeceğini anlamak&lt;br /&gt;13)en iyi arkadaşla vakit geçirmek, içki&lt;br /&gt;14)en sevdiğin insanlarla olmak&lt;br /&gt;15)sürpriz&lt;br /&gt;16)kalkmak için bir neden bulamamak&lt;br /&gt;17)yatmak için bir neden bulamamak&lt;br /&gt;18)istediğim hiç bir şeyi yapamayacağım diye depresyonlara girme&lt;br /&gt;19)kötü bir şeylerin olmasını bekleme&lt;br /&gt;20)tembellik ve bu tembelliği özleyeceğini bilmek&lt;br /&gt;21)ikilemler, üçlemler kimi zaman dörtlemler&lt;br /&gt;22)çok fazla seçenek az cesaret&lt;br /&gt;23)korku(kimisi önemsiz ve yersiz kimisi gerçekçi)&lt;br /&gt;24)sözler(yerine gelecek), umutlar(belirsiz), hayaller(    )&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6873830931346893013?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6873830931346893013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6873830931346893013' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6873830931346893013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6873830931346893013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/10/insan-neyle-yasar_18.html' title='insan neyle yaşar?'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/Ss26NSiQaPI/AAAAAAAAABw/gm4LkoaWVac/s72-c/11B_afis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-3227748595144175640</id><published>2009-10-17T23:51:00.005+03:00</published><updated>2009-11-02T14:57:09.599+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>rahat uyu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://yayim.meb.gov.tr/dergiler/sayi57/palazoglu_files/uoskay11.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 225px;" src="http://yayim.meb.gov.tr/dergiler/sayi57/palazoglu_files/uoskay11.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ateist olduğumdan, hatta senin de öyle olduğunu tahmin ettiğimdem rahmet filan dileyemiyorum. rahmetin kelime anlamını bilmem zaten. rahmet neymiş yahu. fonetik de değil, işlevsel de. rahmete küstük beraber. küs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece gece sinirim bozuldu.&lt;br /&gt;70 de olsa, daha erkendi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-3227748595144175640?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/3227748595144175640/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=3227748595144175640' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3227748595144175640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3227748595144175640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/10/rahat-uyu.html' title='rahat uyu'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6044773744997369078</id><published>2009-10-08T12:26:00.008+03:00</published><updated>2009-11-02T14:57:32.572+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan neyle yaşar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>insan neyle yaşar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/Ss26NSiQaPI/AAAAAAAAABw/gm4LkoaWVac/s1600-h/11B_afis.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 385px; height: 506px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/Ss26NSiQaPI/AAAAAAAAABw/gm4LkoaWVac/s400/11B_afis.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390169066508937458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) su, kavhe&lt;br /&gt;2) yemeksepetinden pizza&lt;br /&gt;3) domatesli peynirli makarna&lt;br /&gt;4) sessizlik, sakinlik, münzeviyat (&lt;span style="font-size:85%;"&gt;maneviyat gibi&lt;/span&gt;)&lt;br /&gt;4) bazen, vidar ve bir iki arkadaşın sesini duymak/görmek/görüşmek/sarılmak vs.&lt;br /&gt;5) kitap, ama en çok da edebiyat, eskiustalar&lt;br /&gt;6) hayatı kolaylaştıran pembe yalanlar söyleyebilmek (bazen sıralama yaparken dahi böyle)&lt;br /&gt;7*) ekşisözlük&lt;br /&gt;7) internette surf, gazeteler, twitter (&lt;a href="http://twitter.com/semihgumus"&gt;semihgümüş&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://twitter.com/melisalphan"&gt;melisalphan&lt;/a&gt;, &lt;a href="https://twitter.com/ezgibasaran"&gt;ezgibaşaran&lt;/a&gt;, nostalji &lt;a href="http://twitter.com/hakanutku"&gt;hakanutku&lt;/a&gt;, büyük amerikan filozofu &lt;a href="https://twitter.com/shitmydadsays"&gt;justin's dad&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;8) holivud tipi dışındaki sinema, tiyatro&lt;br /&gt;9a) porno, stoya&lt;br /&gt;9b) efes extra, efe yaş üzüm rakısı, cumartesi kırmızı şarap, ruffles originals, beyaz peynir, domates, tuzlu fıstık&lt;br /&gt;10) müzik&lt;br /&gt;11) birikim, milliyet sanat, express, notos (öykü), zaman zaman varlık, arasıra kaçamaklar (ör, psikeart)&lt;br /&gt;12) meendislik, iş güç&lt;br /&gt;13) holivud tipi sinema, tiyatro&lt;br /&gt;14) seks&lt;br /&gt;15) tanışlı insanlarla bir şeyler yapma&lt;br /&gt;16) yeni insanlarla tanışma&lt;br /&gt;17) alışveriş&lt;br /&gt;18) aşk&lt;br /&gt;19) hiçbir şey düşünmeden yatakta yatmak&lt;br /&gt;20) geçmişi düşünerek yatakta yatmak&lt;br /&gt;21) gelecekten çekinerek yatakta yatmak&lt;br /&gt;22) eski/güzel günleri, aşkları, heyecanları düşünerek yatakta yatmak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6044773744997369078?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6044773744997369078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6044773744997369078' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6044773744997369078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6044773744997369078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/10/insan-neyle-yasar.html' title='insan neyle yaşar'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/Ss26NSiQaPI/AAAAAAAAABw/gm4LkoaWVac/s72-c/11B_afis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8179539675289539838</id><published>2009-10-07T23:18:00.009+03:00</published><updated>2009-11-02T14:57:41.650+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan neyle yaşar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>yazı</title><content type='html'>"&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;uzun zaman, geceleri erken yattım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;" pğust&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazı benim için nedir? cevap vermesi zor. bazen, birden ingilizceye dönme isteğidir bende yazmak. if we divide it into three part, -yazının muhteviyatından ve "ilk neden"den bahsediyorum tabii- şuralara çıkıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;sürekli deneyimlenen bir olayı/duyguyu, pek de önemsemeden yazmak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;misal, sıvı sabunun sperme benzemesi ve beni biraz iğrendirmesi; her sıvı sabun kullandığımda, elimdeki diş macunu silindirikliğine sahip sabunu tazyikle akan suyun altına koymak ve onun dağılışını izlemek gibi deneyimlerdir. izlerim. sabun dağılır. elim ıslanmış olur. elime tekrar sabun alırım. bu sefer suyu açmadan önce ovalarım elimi. "önce elimi, sonra ağzımı yıkamalıyım" gibi ilkokuldan kalmış bilgi kırıntılarımı (morality or nobility?) gözden geçiririm. üşenirim ve sabunlu -bazen pis- ellerimle ağzımı da yıkarım. "acaba pis ellerimi mi ağzıma götürdüm" diye pek sorgulamam. tuvaletten çıkar giderim.&lt;br /&gt;şimdi düşündüğümde, tüm bunları yaparken aynaya bakma gibi bir alışkanlığım olup olmadığını çıkartamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://images.gittigidiyor.com/1861/Sinbo-Sivi-Sabun-Otomati-2-Yil-Garanti__18611791_1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 273px; height: 273px;" src="http://images.gittigidiyor.com/1861/Sinbo-Sivi-Sabun-Otomati-2-Yil-Garanti__18611791_1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;böyle yazılar yazarım. bunları önemsemem. aslında, sürekli deneyimlediğim için, aklımda konuyla ilgili sağlam bir tanım olması gerekir gibi duruyor. ör, "türkiye, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir" kadar klişe, ezberlenmiş bir tanım olmalı ve yazmaya oturduğumda bunu yazmalıyımdır.&lt;br /&gt;ör, &lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;sabah, saati kurduğun andan 2 dakika önce uyanmak&lt;/span&gt;; hakkında, hangi durumda yazarsam yazayım, hemen hemen aynı şeyleri yazarım. "gülümser, dinç uyanırım"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;sürekli deneyimlenen durumu önemseyerek yazmak&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/MU9398660JQ944_250.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 212px; height: 212px;" src="http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/MU9398660JQ944_250.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bunu nasıl anlatayım bilmiyorum. "o konulara girmeyelim" diyor içimdeki bir ses, ama ben giriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bundan 1 sene önce, eski sevgililerimden birine mail attım. bildiğin, times new roman, 12 puntoda 5 sayfa bi maildi. fakat, o maili, yazdığım andan 1 gün sonra da yazsam, hemen hemen &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;aynı şeyleri aynı cümlelerle&lt;/span&gt; anlatırdım. 2 hafta sonra da yazsam, öyle. sarhoşken de öyle. kızgınken de uykuluyken de öyle.&lt;br /&gt;çünkü, daha o düşüncelerin bütünleşip bir mail oluşturacağını bilmezden beri, yazacağım mailin her bir cümlesini ruhumun derinliklerinden çıkartıp aklıma kazımıştım. olayı önemsiyordum. hissediyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunlarda beni eleştirebilirsin. dersin ki, "cümle düşük yarak kafa." "onu siktiret, söylediklerime ne diyorsun sen?" derim ben de. cevabını önemserim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;önemsediğim, lakin spontane gelişen yazılar&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;bunlar, hayatta en çok yazdığım yazılar. ör, geçende eski bir dosta mail attım.&lt;br /&gt;stajdan yorgun, çok yorgun geldim. star wars'ın 3. filmini izledim. pek beğenmedim. ablamla bunu tartıştım. o beğendi. bana katılmadığını söyledi. sonra bir bira aldım. bilgisayara geçtim. mail yazdım.&lt;br /&gt;bu maili, 1 gün sonra atsam, yazdıklarımın yüzde 80i farklı şeyler olurdu. çünkü ortada bir fikir berraklığı, hatta bir fikir yoktu. diyecektim ki, farsça-çiçekli-çehreli, naber nasılsın, ben şöyleyim. işte bu kadar. hepsi bu kadar.&lt;br /&gt;bu kadar, hepsi olan mesajdan, bir "bütünlük ve anafikir" beklemeyeceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi söyleyeceğim ise şu.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;zannediyoruz ki, yazı büyülü&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;zannediyoruz&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;çok şeyleri çözecek zannediyoruz&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;karşıdaki adam, çok önemseyerek yazıyor zannediyoruz. bakıyoruz ki, yarrak yerine yürrek yazmış. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;hmm&lt;/span&gt;, diyoruz. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bu gözden kaçmış&lt;/span&gt;. ama&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; yazının geri kalanı çok düşünülerek yazılmış&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-öyle kuru kuru çağırmak olmaz.&lt;br /&gt;-duşa girip oradan mesaj atayım?&lt;br /&gt;-telefon ıslanır ama!&lt;br /&gt;-sulu espriler yapmamdan korkmuyorsun da, telefonun ıslanmasından korkuyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi bu konuşma, yüzyüze olsa epey komik olur. mesajlaşma olarak yaşayınca, ilk anda komik geliyor. ertesi gün, silmek için tekrar okuduğunda da yüzünü buruşturuyorsun. mizahı düzeysiz, konuşmayı yersiz filan buluyorsunuz.&lt;br /&gt;işte, yazıya "haddinden fazla" mana yükleme dediğim bu.&lt;br /&gt;manasız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bundan ben de mustaribim. bundan hepimiz mustaribiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bakıyorsun yazıya ve zannediyorsun ki, "cümlenin başı sonu olmamış, tink sıçmış" yok öyle bişi. tekrar okumuyorum ki yazdığımı.&lt;br /&gt;inadına da uzun cümle de kuruyorum. "1001 anlatım bozukluğu" oluyor.&lt;br /&gt;seni önemsemediğimi filan düşünüyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve diyorsun ki, "tink, ben çok fazla bir şey anlamadım. sana decoder takmak lazım."&lt;br /&gt;e bre dostum, amına kodumunun dostu, "manalı bir şey söylemiyorum ki zaten." sadece yaşıyorum. ecnebi, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;just rockn roll&lt;/span&gt; diyor ya.&lt;br /&gt;işte o!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;(not: bu yazıyı içmeden yazsam, eminim böylesi olmazdı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; belki kıçıma benzerdi, lakin yine de bir "formel" çerçevesi, sahtelik kokmayan ciddiliği filan olurdu.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8179539675289539838?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8179539675289539838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8179539675289539838' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8179539675289539838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8179539675289539838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/10/yaz.html' title='yazı'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-9199161160336775839</id><published>2009-09-29T23:02:00.018+03:00</published><updated>2009-09-30T00:00:47.222+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='handjob'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cey lino'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='başbakan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='da egzorsiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erik'/><title type='text'>for what it's worth?</title><content type='html'>* Acayip yazasım, saçmalayasım var, o yüzden hemen konuya giriyorum. Başlık Buffalo Springfield’ın aynı adlı albümünden, albümün adı da Buffalo Springfield işte öf, yanılmıyorsam Forrest Gump ve eminim ki Lord of War filmlerinde çalar ki ben de o filmlerin sayesinde keşfettim, üst üste 672342 kez dinleyip sıkıldım ve yüzüne bakmıyorum artık. Böyle olmasının nedeni benim denyoluğum ama, siz dinleyin, güzel şarkıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/SsJqGOq4jGI/AAAAAAAAAA0/TPSs-cSFA4Q/s1600-h/vampire-bat-vampir-yarasa.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 222px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/SsJqGOq4jGI/AAAAAAAAAA0/TPSs-cSFA4Q/s320/vampire-bat-vampir-yarasa.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386984759538256994" border="0"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;* Günlerdir blogumuzda süre gelen ve yerli, yabancı medyanın ilgiyle takip ettiği yarasa tartışmasına ben de saçmalayarak katılıyorum. Göktüğ Yüksel’in de dediği gibi, ki kendisi ünlü bir oyun dergisi yazarıdır, tink bilir, “yarasa işe yaramayan bir hayvan olsaydı adı yaramasa olurdu”. Daha fazla uzamaz sanırım, bunun üstüne kim, ne söyleyebilir ki zaten. Batman'in son filmindeki denyoluklarla ilgili çok konuşasım var ama bu kadar yarasa yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Geçenlerde, ben havaalanında beş saat sonra kalkacak uçağımı beklerken, Çiki ile aramızda geçen bir emesen diyalogunu aktarayım ki yolcu kafasının ne kadar işe yaramaz bir kafa olduğu bir kez daha kanıtlansın:&lt;br /&gt;Çiki: al kurtar benı sundan  &lt;br /&gt; Çiki tarafından gönderilen C:\Users\abcdf\Documents\Alınan Dosyalarım\abcdf'a mektup 2.docx dosyasını başarıyla aldınız.&lt;br /&gt;Ben: dur okurum birazdan sarjım bitince&lt;br /&gt;Ç: sarjın bıtınce mı   &lt;br /&gt;B: evet bilgisayarın sarjı&lt;br /&gt;        hatta bitmek üzere&lt;br /&gt;Ç: anladık onu da&lt;br /&gt;        bıtınce nasıl okucan&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Böyle de kafam duruyor işte bazen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İnternet üzerinden oyun oynayanlar hatırlasın: Oyuna nickinden dolayı kız olduğu düşünülen birisi dahil oldğunda diğer oyunculardan biri atlayıp “vaay, ne kadar iyi oynuyorsun” diyerekten muhabbet kurmaya çalışırdı. Hatta küfürleşmeler başlarsa “beyleer, ayıp oluyor ama, bağyan var” şeklinde müdaheleler gelirdi. Bana göre kendisini bu duruma düşüren insan şu anda dünyanın en yalnız insanı; konuşacağı, birşeyler paylaşacağı kimsesi olmadığı gibi konuşacağı, paylaşacağı şeyler de yok ki bu durumda olmasının asıl nedeni de bu olsa gerek. Yazık lan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Az önce aklıma geldi: 9-10 yaşlarında tatil için bir aylığına teyzemin yanına gitmem, teyzemin kaldığı apartmanın zemin katında kuaför olması, kuzenle beraber kuaförle ilgisi olan herkese balkondan erik çekirdeği atmamız, teknik olarak bırakmamız da neyse konu bu değil, attıktan hemen sonra da saklanmamız, bir süre sonra kuaförde çalışanlardan birinin koca kafalı ve göbekli oğlunu kafasından vurmam, bir saniye sonra çocuğun annesinin yukarı bakması, “puahah” şeklinde gülmekte olan beni görmesi ve şikayete gelmesi. Kadın yem olarak kullanmış çocuğu, o gün belki de o çocuğun annesine olan güvenini sarstım, bir ailenin dağılmasına neden oldum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/SsJskuKvnNI/AAAAAAAAAA8/Y-Wu5ae23e4/s1600-h/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 208px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/SsJskuKvnNI/AAAAAAAAAA8/Y-Wu5ae23e4/s320/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386987482412719314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;* Liseden sonra saçı sakalı birbirine karışmış insanlara uyarı: Daha önce hiç bulunmadığınız bir evde bir gece geçirmek zorundaysanız, bu yaştaki insanlar neden daha önce hiç bulunmadıkları bir evde bir gece geçirmek zorunda kalırsa artık, aynaların yerlerini iyi öğrenin derim, şöyle ki, sıcaktan dolayı uyuyamadığım bir gece dörde kadar film seyretmem, yatağa giderken ev halkını uyandırmamak için lambayı yakmamam, karanlıkta bir siluet görmem, onbeş saniye boyunca hiçbir şey düşünememem ve acayip tırsmam, sonraki beş saniyede aslında bir aynaya bakmakta olduğumu fark etmem, o korkuyla sabaha kadar uyuyamamam. Da Egzorsiz’teki hanım kızı görmüş kadar oldum o gece, aman diyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cennet kablosuz ağına şifre koymayanların ayaklarının altındadır. Bana bir şifresiz, kablosuz –dertsiz, tasasız- ağ getirenin yirmi yıl kölesi, oniki yıl bulaşıkçısı, yedi yıl da çamaşırcısı olurum. O insan öyle kutlu bir insandır ki içinde hafiften gomünis bir ruh da vardır, farkında değildir. Apartmanın çocukları onu görünce pis pis gülüp, “heehee, enayi, o kadar para veriyo, biz kullanıyoz” bile derler kendi aralarında. O değil de o kablosuz kiminse umarım sınırlı değildir, evde yarım saat “nerden en iyi çekiyor lan bu”, “aha gitti yine küfredicem ama” şeklinde dolaşmamın ardından çok pis download yaptım, amca bilek metıl arşivime oldukça önemli katkılarda bulundu, fatura yüzünden bir ailenin dağılmasına neden olacağımı düşünüyorum ve çok üzülüyorum. Bir gün Ur Falc’h dinlerken “bu fatura ne lan böyle, pezevenk, yine karı kız sitelerine girdin di mi” bağırışları duyarsam, “durun amca, download yapan benim” diyerek kendimi feda edicem. Edeceğim yazacaktım ama çok yapmacık duruyor, kusura bakmasın kimse, hatta kimse yerine de herkes yazılmalı bence ama şimdi dil bilgisi tartışacak değilim. "Kendimi durduracak değilim" hatta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Başbakan Jay Leno Show’a çıkmış lan. Eğer izlediyse “olm ya, ben biliyordum böyle olacağını, bir yerden sonra Amerika’da ünlü olacaktım ben, şimdi girdik bu din işlerine, kızlar yüz verse bile bişi yapamıcaz lan” diyordur. Çok pişman, çook. Valla hakaret etmiyorum, başbakanın iyiliğini düşünüyorum, durduk yerde beş bin lira gitmesin şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Hop, gittim yine. Yazma işi eğlenceliymiş ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-4146bf22ba74f106" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v9.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3D4146bf22ba74f106%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331141622%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D7C44BE4C91350C85368891FB33AC537C190C9EE2.E208D775D426FB6ACDF331A6053D4C8ADEDD6E1%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D4146bf22ba74f106%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DzOhtHPIwkBC1kmSFfKEuBKIKuYI&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v9.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3D4146bf22ba74f106%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331141622%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D7C44BE4C91350C85368891FB33AC537C190C9EE2.E208D775D426FB6ACDF331A6053D4C8ADEDD6E1%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D4146bf22ba74f106%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DzOhtHPIwkBC1kmSFfKEuBKIKuYI&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-9199161160336775839?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/9199161160336775839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=9199161160336775839' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/9199161160336775839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/9199161160336775839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/for-what-its-worth.html' title='for what it&apos;s worth?'/><author><name>Ercan Özgönül</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07994289632452778469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://2.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/S3ItqPVRBPI/AAAAAAAAABI/-XANO5HY3ng/S220/Vredens+Tid.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/SsJqGOq4jGI/AAAAAAAAAA0/TPSs-cSFA4Q/s72-c/vampire-bat-vampir-yarasa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-5113880195838560636</id><published>2009-09-29T03:48:00.002+03:00</published><updated>2009-09-29T03:50:24.091+03:00</updated><title type='text'>Karanlıktan Korkmak</title><content type='html'>Ulan şu yaşa geldim, hala karanlıktan korkuyorum.  Son 40 saatte toplasan 4 saat uyumuşumdur. Yani çılgınlar gibi uykum var ama yatağa girip ışığı kapatmamla beraber kalkıp ışığı yeniden açmam bir oluyor. Uyuyamıyorum ulan! Ne yapacağını şaşırdı bünye! Türkçe'de ki en sevdiğim cümlelerden biri olarak "Sikerim böyle aşkın ızdırabını" diyorum. Havanın aydınlanmasını bekliyorum uyumak için. Hava aydınlandıktan 2 saat sonra ders anlatıyor olmasalar hiç sorun değil ama öyle yapmıyor şerefsizler. İkinci öğretim tıp eğitimi istiyorum. Bir de yeter artık animelerin üstüne şarkı koyup yollamayın. Yaratıcı olun biraz! Twitter mı açsam napsam?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="339"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x1gqrk" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x1gqrk" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="339" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/swf/x1gqrk"&gt;I need some sleep&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Me_Love_Tofu"&gt;Me_Love_Tofu&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-5113880195838560636?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/5113880195838560636/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=5113880195838560636' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5113880195838560636'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5113880195838560636'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/karanl.html' title='Karanlıktan Korkmak'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-2452812004552235069</id><published>2009-09-28T23:13:00.008+03:00</published><updated>2009-09-29T00:37:13.233+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ozmo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayfon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='probis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='market'/><title type='text'>embryonic journey</title><content type='html'>* Hakkımdaki "sütten yazar" iftiralarına karşılık ben de birşeyler yazayım istedim, çok da iyi yaptım. Aslında kafamda Dostoyevski'nin Ecinniler / The Possessed romanıyla girilen,  Ursula K. , k çok önemli, LeGuin'in Mülksüzler / The Dispossessed romanıyla hızlandırılıp Rush'ın 2112  ve Uriah Heep'in Traveller in Time şarkılarından süslemelerle bitirilecek bir yazı vardı ama başka zamana kaldı artık, hatta hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir düşünce olarak da kalabilir, tabi bu durumda “düşünmen yeter” demeyecek kimse. Başlık Jefferson Airplane'den çalıntı, geçmişte yaşadığım gereksiz şeyleri yazacağımdan bunu uygun gördüm, ayrıca mükemmel de bir şarkıdır, bir yandan da öneri yapmış olayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Penguen’i aldıktan yirmi dakika sonra bitirmemi engellemenin bir yolunu bulmam gerek. O şuursuzca geçen yirmi dakika bir haftalık hüzne neden oluyor ki, evin içinde dolaşırken dergiye kaçamak bakışlar fırlatıyorum, “okumadığım birşeyler kalmıştır lan, bir bakayım” deyip hayal kırıklığıyla sona eren süreçler yaşıyorum. Hayat yirmi dakikalık gülümsemenin acısını bir haftada çıkartıyor diyerek ucuz edebiyat yapacağımı sananlar varsa utansınlar, yazarın da dediği gibi “şüphesiz onlar büyük bir yanılgı içerisindedirler”. "Hayat beni neden yoruyorsun" diyerekten isyan edesim var ama, onu engellemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*  Birisi gelip “olm probisle ilgili ayet varmış” deyip ezberden “Çokoprens’i Probis’e tercih edenler şüphesiz büyük bir yanılgı içerisindedirler” diye uydursa o saniye iman ederim. Araya ateş, gazap ve korku içeren cümleler serpiştirirse daha inandırıcı olur tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Alıntı yapayım derken kendimi tekrarlamışım ama kalsın böyle. Farklı zamanlarda yazınca böyle oluyor, okuyan da farklı zamanlarda okusun o zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bayan postacı gördüm bugün, kelime oyunu yapıp “çok sıkıcıydı, hehe” demek için yazmadım bunu, bildiğin bayan aynı zamanda da postacıydı. Postacı fantezileri başlamasın ama hemen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Trafik ışıklarında birşeyler satan insanlar var ya, aşağılamak için falan değil, emeğe saygım sonsuz da, acayip korkuyorum o insanlardan. Trafik ışıklarında salatalık satabilen insandan her şeyi beklerim ben, mümkünse de yolumu değiştiririm, geçmem oradan, bildiğin Solucandil o adamlar, doğrudan etki altına alıyorlar insanı. Dedim ya trafik ışığında salatalık satmak mümkün değil başka türlü, manavda görünce bile almıyor insanlar, trafik ışıklarında neden alsın ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/SsEZEB0ozkI/AAAAAAAAAAs/6PEh0EsroJY/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/SsEZEB0ozkI/AAAAAAAAAAs/6PEh0EsroJY/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386614186311208514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;* Ozmo’yu bilmeyen bir nesil yetişiyor ya, Türkiye’nin geleceğinden endişe ediyorum. Bana İngilizce’yi sevdiren Ozmo’dur: Kuzenin televizyondan duyduğu “ay ken,yu ken, vat ken yu du” şarkısını söylediğini görmem, daha sonra “oha adam ingilizce biliyor, ben de öğrenicem lan” diyerek gaza gelmem. Hayatta dönüm noktası diye birşey varsa o da budur. Ozmo'nun da dediği gibi, "I have got the key" işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Eski sevgiliyle barışılmaya çalışıldığı süreç, bence, bu dünyada yaşanabilecek en heyecanlı ve en bilinmezlerle dolu süreç. Diplomat olacak insanlara problem olarak sunulsa yeridir, o kadar ucu açıktır işte siz düşünün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Tink’in çıkarımının üstüne çıkarım: Mülksüzler’den çok bahsediyorum gibi görünecek ama güzel bir çıkarım yapacağım için sorun etmiyorum. Okuyanlar bilir, çok okuyan değil çok gezen bilir, kitabın başında Kimoe insanı Shevek insanının kadınlarla ilgili görüşlerine şaşırır, şöyle ki, Kimoe’nin mensubu olduğu Urras toplumunda kadınlar sadece evde oturup çocuk bakan, bilim erkeklerin işi olduğu için üniversitelere bile alınmayan aptal insanlardır. Shevek de bunun üzerine Kimoe’nin “kendisine saygı duymak için nufüsun yarısını aşağı gördüğünü” düşünür ki çıkarımım şudur; bizim milliyetçi insanlar da Kimoe’nin aynısıdır, tıpkısıdır. Çetin Altan kadar etkileyici değil ama olsun, ben yaptım oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Markete gittiğimde içi metayla dolu, ama sahibi dolu arabayı ittiremeyecek kadar üşengeç bir insan olduğu için bir süreliğine başıboş bırakılmış bir alışveriş arabası görüyorum ya, işte o an "arabayı alıp kasaya gitsem, kısa bir süre de olsa başkalarının zevklerine göre hayatımı yaşasam" diye düşünmeden edemiyorum. Ama sonra dayak yeme korkusu ağır basıyor, o ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Az önce gazetede gördüm de, Endülüs turu varmış. İspanya’ya kadar gidip cami gezen kafa da çok acayipmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İşlevlerinin neredeyse hiç değişmemesine rağmen sürekli yeni modelleri çıkan cep telefonları teknoloji düşmanı etti beni ki eğer üniversite biterse teknolojiyle doğrudan alakalı bir mesleğim olacak. Tamam, benim de cep telefonum var, ben de insanım, ama dört senedir aynı telefonu kullanıyorum ve hiçbir zaman da kalkıp “lan bu telefonda şu özellik yok, hadi yenisini alayım” gibi bir kafam olmadı. Sanki herkes Wall Street’te çalışıyor, her an bilgiye ulaşmak zorunda, ayfonla da mesaj gönderip birilerini arıyorsun işte, benim dört senelik telefonum da gayet güzel yapıyor zaten onları. Dokunmatik ekran geyiği tam komedi zaten, ulan, ekrana basana kadar tuşa bas, be insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Hadi yetsin bu kadar, Ozmo kutusu da Çiki’nin, çalmayı düşünüyorum ama bakalım ne zamana, 411 tl ama şimdi, eve girsem ilk onu götürürüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-35ac97826f89ff22" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v21.nonxt7.googlevideo.com/videoplayback?id%3D35ac97826f89ff22%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331141622%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D4D9FD70AA80A78E4A2575F64753C2D8E3A162D56.70296ED123E24E3F8BE5657E28B5E595992BFA9%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D35ac97826f89ff22%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DJjnihTYp98c8L02i03FPUqW7Nv4&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v21.nonxt7.googlevideo.com/videoplayback?id%3D35ac97826f89ff22%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331141622%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D4D9FD70AA80A78E4A2575F64753C2D8E3A162D56.70296ED123E24E3F8BE5657E28B5E595992BFA9%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D35ac97826f89ff22%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DJjnihTYp98c8L02i03FPUqW7Nv4&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-2452812004552235069?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/2452812004552235069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=2452812004552235069' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2452812004552235069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2452812004552235069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/hakkmdaki-sutten-yazar-iftiralarna_28.html' title='embryonic journey'/><author><name>Ercan Özgönül</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07994289632452778469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://2.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/S3ItqPVRBPI/AAAAAAAAABI/-XANO5HY3ng/S220/Vredens+Tid.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_S94YFcSdCk0/SsEZEB0ozkI/AAAAAAAAAAs/6PEh0EsroJY/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-3530798464922617170</id><published>2009-09-21T10:22:00.002+03:00</published><updated>2009-11-02T14:57:48.606+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orası öyle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>ya nokta nokta ya</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 102);"&gt;istanbul'dan kalktı tren&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 102, 51);"&gt;ankara'da yaptı fren&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 204);"&gt;bu post'a cevap veren&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 153, 0);"&gt;ya ibnedir ya götveren&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;---&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-3530798464922617170?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/3530798464922617170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=3530798464922617170' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3530798464922617170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3530798464922617170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/ya-nokta-nokta-ya.html' title='ya nokta nokta ya'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-3605458463908073828</id><published>2009-09-19T22:05:00.006+03:00</published><updated>2009-09-19T22:11:11.283+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yolculuk'/><title type='text'>Uçak</title><content type='html'>Bir uçak düşünün ki 45 dakika rötar yapıyor. İçinde hiç susmayan bir bebek var. Tüm bunlara rağmen iki tane kardeşi görmek insanı mutlu ediyor. Birbirleriyle oynamaları, birbirlerine vurmaları. İşte tüm bu gördüklerimin ardından ben bunu yaşamaya değerim hatta deyerim diyorum. Hehe.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dipnot: Tink ve diğer yazarlar hepinize laflar hazırlıyorum, dikkatli olun!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-3605458463908073828?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/3605458463908073828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=3605458463908073828' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3605458463908073828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3605458463908073828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/ucak.html' title='Uçak'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-2710773230972175504</id><published>2009-09-19T00:19:00.013+03:00</published><updated>2009-09-19T02:58:04.330+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tıp'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='radyoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='staj'/><title type='text'>İç ses demişti bana: "Çıkar hemen o kumaş pantolonu, bir şeyler ters gidiyor!"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hastanegiyim.com/ProdImages/doktor-k%C4%B1sa-%C3%B6nl%C3%BCk-hakim-yak.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 350px; height: 467px;" src="http://www.hastanegiyim.com/ProdImages/doktor-k%C4%B1sa-%C3%B6nl%C3%BCk-hakim-yak.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#551A8B;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ulan, ulan şu güzide blog'umuzu boşladım, hayata küstüm. Hepsi ne içindi? Ne içindi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İyi bir doktor olabilmek 2 km'den gördüğüm MRI'yı çözebilmek bu hastanın pipisinde sorun var demekti. Size okul hayatımı anlatmayacağım, ama şu tıp çok zor falan diyen adamlar olduğunda itiraz eden adam her zaman ben oldum. Hani hep söylenir -tink'de söyler- öss'de çalıştığımın 10 katını çalışıyorum üniversitede diye. Şu fakültede 3 senede toplam çalışma sürem öss'ye hazırlandığım sene çalıştığımın yarısı kadar yoktur. Kopya konusunda çok zekiyim, geceleri okula girip, soruları çalmaya çalışma çabalarım bile oldu. Hocanın gözüne bakarak telefondan cevap anahtarını kağıda yazdığım oldu da öyle geçtim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SrQNcvbEO4I/AAAAAAAAAE4/8pFlGQ0M-ME/s1600-h/75-1709-1-PB.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SrQNcvbEO4I/AAAAAAAAAE4/8pFlGQ0M-ME/s320/75-1709-1-PB.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382942242032073602" /&gt;&lt;/a&gt;Hee tabii tüm bunlar doğrultusunda şu sorulara şöyle cevap veriyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;-Vidar, hacı belim çok fena ağrıyor.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;+Pekmez iç, geçer.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Antidepresan kullanıyorum. Alkol aldım. Sorun olur mu?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;+Pekmezle iç, bir şey olmaz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Vidar, bilgisayara port nasıl açacağız?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;+Modemin fişini kontrol ettin mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tıptaki tüm çözümler benim için pekmezden ibaret. Ayrıca modemin adsl ışığı yanmıyor dediğim dingil TTnet görevlisine de gönderme yaptım. Sen bokunla oynarken ben Doom oynuyodum ulan! Modemin fişini kontrol etmiş peeh!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Her neyse okuyucu, çok uzatıyorum komik de olmuyor farkındayım. Neyse bu tıp fakültesinde ilk 3 sene ile son 3 sene çok farklı derler. Zira hastahanede falan dolaşıyorsun. Önlük giydiğinden mütevellit yaşlı amcalar gelip oğlum şuraya nasıl gideceğiz diye soru soruyorlar. Asansöre binip gözünüzün içine bakıp bu 6. kata çıkmıyor mu yaa diyorlar. Siz de göğsünüzü kabartıp yeri anlatmaya çalışıyor. (Genelde amca sen şu güvenliğe sor) Bu asansör çift katlara çıkmaz. 7'de inip, bir kat aşağı inersiniz diyorsunuz. Öyle taşaklı bir şey bu önlük. Bir de güzel hatunların sizi kesebilme oranını arttırdığını da fark etmedim değil. Bir de eklemeden edemeyeceğim bu önlüğü giyip her yere rahatça girip çıkabiliyorsunuz hastahanede, bir kişi de hacı kimsin sen diye sormuyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyseciğime, konudan saptım birazcık. 3 haftalık anılarımı paylaştım. Evet bu 3 hafta boyunca radyoloji stajını almaya çalıştım ve evet ben Vidar ilk 3 sene devamsızlığı sonuna kadar kullanmış kişi, 45 yoklamadan 43'üne imzasını attı ve sonuç? Kaldım! Hem de 56 aldım da kaldım. Ulan bir de klasik sınav haa! Oraya habemollar comissur bile yazmışım insan bir acır da 60'a tamamlar. Yok yapmadı şerefsizler! Hayır başlığa geliyorum. Sınav sistemi şöyle oluyor; ilk bizi yazılı sınava alıyorlar 60 alamazsan sözlüye almıyorlar. Her neyse girdik sınava ben içimden diyorum kesin 60 alırım ama dıştan da yaa alamamış olabilirim modundayım. Sınavdan bir hafta önce de babama tee Gemlik'ten takım elbiseyi yollattım, anneme ütülettim.  Tüm üst sınıflar diyor şöyle kopya çekiliyor, böyle çekiliyor, sınavı her türlü geçersiniz muhabbeti ediyorlar. Kopya falan çekemedik. Hani hocayla aranızda 10 cm vardır, hoca başka bir şeyle ilgilenir de ulan ya şimdi kafayı kaldırırsa durumu vardır ya tüm sınav onu yaşadım. Tamam kopya çekmedim değil ama tam çekemedik anasını satayım. Bir de etrafımdaki tüm insanları kaldırdı başka yere koydu göt herif afedersiniz. (küfredip afedersiniz deme ekolüne bayılıyorum, ekleyeyim dedim). Hatta klasik olarak bir daha sağına soluna bakarsan kağıdını alıcam yaptı. Almadın da ne oldu? Alsaydın, bari hoca kağıdımı aldı da ondan geçemedik derdik. Neyse sözlü sınavı sabahı;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Giydik pantolonu, taktık kravatı tam okula gideceğiz. İçimden bir ses &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;+Çıkar hemen abi şunları, bir terslik var&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Ne tersliği lan sözlüye gircez işte. Şık görünelim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Dün gece 00:30'da berbere gidip traş olduğumu da ekleyeyim. Sözlüye gireceğiz diye!)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tam bu sırada telefon çalar. İso kod adlı İsmail:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;+Olm gelmiyon mu?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Geliyorum, şimdi çıkacağım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;+Gelme boşuna, kalmışız.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ulan evde annem var. Zorunlu çıkmam lazım en azından sözlüye girdik de kaldık diyelim. Neyse evden çıktım dışarda takıldık biraz. Tabii hemen kravatı falan yok ettik, torbaya attık.  Sonra söyledim anneye: "Anne ben sözlüye bile giremedim" "Beni sözlüye bile almadılar" Sözlüye giren herkesi de geçirmiş piç herifler afedersiniz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu da böyle bir şey işte. Aldığım ilk stajdan kaldım. Hayırlara vesile olsun. Sene sonu gireceğim bütler için elde var 1 diyoruz. Umuyoruz ve diliyoruz hatta tüm bu ateistlere karşı inşallah Allah'ın izniyleyi ekliyor ve dahası da olmaz umarım yapıyoruz.  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not:Çok ironik bir adamım ben yaa, bayılıyorum kendime.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-2710773230972175504?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/2710773230972175504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=2710773230972175504' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2710773230972175504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2710773230972175504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/ic-ses-demisti-bana-ckar-hemen-o-kumas.html' title='İç ses demişti bana: &quot;Çıkar hemen o kumaş pantolonu, bir şeyler ters gidiyor!&quot;'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SrQNcvbEO4I/AAAAAAAAAE4/8pFlGQ0M-ME/s72-c/75-1709-1-PB.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-5935836973852473977</id><published>2009-09-16T11:00:00.015+03:00</published><updated>2009-11-02T14:57:58.934+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir ihtimal daha var o da devrim mi dersin?'/><title type='text'>blogdaki karşı devrimciler</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;manken sendikası&lt;/span&gt; dedim, kimseden ses çıkmadı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;haydi barikata&lt;/span&gt; dedim, herkes sus pus...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;herkes korkmuş, herkes pısmış...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;bu korku ortamında, bu sahipsiz durumda &lt;span style="color: rgb(255, 255, 102); font-weight: bold;"&gt;ampul&lt;/span&gt; gibi parladım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;parlamentoya gidiyoruz dedim, olmadı hükümet sarayı dedim... dinlenmedim... dinletemedim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;işte şimdi ifşa ediyorum o &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 153, 51);font-family:verdana;" &gt;karşıdevrimcileri&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);font-family:verdana;" &gt;grev kırıcıları&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.dragonhero.com/graphics/marvel2/vidar.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 127px; height: 216px;" src="http://www.dragonhero.com/graphics/marvel2/vidar.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;vidar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;kendisi devrim fikrine daha kökten karşıdır. &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 102, 0);font-family:verdana;" &gt;köktenkarşıdevrimci&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;... onun için hep oyun olsun, hep eğlence olsun, salon salomanjede, ehlikeyflere koyduğu 70liği 1250 tane mezeyle ve şalgamla tüketsin, post rock dinleyip gıygıygıy duymaktan gıygıylanıp miskinleşsin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;vidar dediğiniz adam budur. zaten onun yapacağı devrimden de hayır gelmez.. en iyi yaptığı şey, bana &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 255);"&gt;yer yer çaktırmadan, yer yer bayağı çaktırarak&lt;/span&gt; laf sokmasıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;bu millet için, değil devrime baş koymak, nescafesine süt tozu koymaz istemediği zaman...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;yazık... halbuki eğlenceli, yakışıklı çocuk. 3 numara saçlı devrimci olmaz dediysem de güzelim upuzun saçları kestirdi. devrim fotoğrafımıza kendisinin 45 dereceden karizmatik resmini koymayı düşünüyordum&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;olmadı.&lt;br /&gt;zati, yarasa gibi tatlı hayvancağızdan korkan adamdan devrime hayır gelmezdi...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;fingolfin&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img-fan.theonering.net/rolozo/images/sotomayor/Fingolfin.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 179px; height: 283px;" src="http://img-fan.theonering.net/rolozo/images/sotomayor/Fingolfin.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;en hızlımız oydu. "buradakilerden bir şey olmayacak" demişti giderken... yurtdışına gitti örgütlenmeye. tam &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic; color: rgb(102, 204, 204);"&gt;09 09 09 günü 09 09'da&lt;/span&gt; onun ekibiyle benim ekibim burada buluşacak parlamentoya yürüyecektik. umutluydum ondan. sonra ne olduysa caydı. &lt;span style="color: rgb(153, 51, 0);"&gt;texas hold'em&lt;/span&gt;'a mı dadandı, 3te1 fiyata satılan beyliiis'e mi dadandı diye araştıttırdıysak da netice alamadık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;lakin içten içe biliyordum. hayatında 1 defa bile bir bathory şarkısı, bir black metal bilmemne metal şarkısı dinleyen insandan devrime hayır gelmiyordu... fingolfin, bu önermenin açık örneğiydi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;snuffleupagus&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://treesflowersbirds.files.wordpress.com/2008/02/snuffleupagus.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 171px; height: 237px;" src="http://treesflowersbirds.files.wordpress.com/2008/02/snuffleupagus.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;bi kere, starwarssever insandan devrimci olmaz. kendisinden en baştan beridir umudum yoktu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;sırasıyla bakalım;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;danton, robespierre, mösyö giyotin...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;petro, freud, &lt;span style="color: rgb(102, 102, 0); font-weight: bold;"&gt;sylvia saint&lt;/span&gt;,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;marx, engels, lafargue, gramsci, roger waters,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;che, castro kardeşler, mustafa suphi, oray eğin...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;daha sayarım. daha çok sayarım. binlerce dansöz olduğu gibi, binlerce büyük adamlar, devrimciler de var dünyada...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;peki söyleyin hangisi &lt;span style="color: rgb(255, 204, 102);"&gt;star wars&lt;/span&gt; izlemiş? hangisi ilhamını star warstan almış? film boyunca, amerikan emperyalizminin algıya etkilerinin dorukta hissedildiği, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;siyonistlerin bir oyunu&lt;/span&gt; olan star wars...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;bu söylediklerim bile yeterli lakin kendisinin bir ara black metal filan dinlemişliği de var. bunu da bilin, bunu da duymuş, dinlemiş olun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;anlaşıldığı üzere &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 153, 0);font-family:verdana;" &gt;katmerli karşı devrimci&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;dir kendisi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;tanin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://gizmopolis.net/wp-content/uploads/2007/11/wow-undead-model-701.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 212px; height: 181px;" src="http://gizmopolis.net/wp-content/uploads/2007/11/wow-undead-model-701.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;kendisinde biraz da olsa isyankarlık vardır, tamam. türkiye'deki en ateist adam benim demiştim, lakin bu adamı hesaba katınca işler değişiyor. adam, &lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;3 gün boyunca uyumadan, 46 şişe alkollü bir şeyler içerek&lt;/span&gt;, tek başına fizik kurallarını yanlışlıyor. ama devrim desen, ortalarda yok. kendisi için devrim, kahveyi sütsüz ve şekersiz içmektir en fazla... yazık...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;bir de yalnız takılma huyu var. örgütlenelim, diyorum, ben votka şişesi ve bilgisayarımla 3 kişi yaşıyorum zaten diyor, sittir oradan.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;ben de tek başınalığı severim ama her şeyin bir kuralı kanunu var tanin.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 0);font-family:verdana;" &gt; tek başıma grup sex yapayım&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; diyebilir misin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;almıla&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.anneoluncaanladim.com/img/celma091107.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 154px; height: 154px;" src="http://www.anneoluncaanladim.com/img/celma091107.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;kendisi bizim blogdan olmasa da, ciddi bir karşıdevrimci olduğundan dolayı, ismini zikretmekte yarar var. isim diyorum da, kendisi henüz isminde bir mutabakata varamadı. &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 153, 153);"&gt;5 ismi, 8 takma ismiyle&lt;/span&gt; toplamda 13 passportu var. bu özelliği eylemlerde gizlilik açısından işe yarayabilir. yaş haddinden hepimizden az ceza alacak olması da cabası.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;fakat dalgacı denizdir kendisi. devrimden anladığı bira içmektir. bununla bi birahanede, hadi, bi &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;birahane darbesi&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; de biz yapalım desen, gluck gluck sesler çıkartır, sen çık ben geliyorum deyip internete koşar. blogunda, yapacağınız darbenin dalgasını yapar, geyiğini yapar. zengin olduğundan ötürü, kendisinden maocu bi referans filan beklerseniz yanılırsınız. referansı 300liralık bez ayakkabılar ile &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 102, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:verdana;font-size:130%;"  &gt;punk &lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt;is&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 204, 51);"&gt;not&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(153, 51, 153);"&gt;undead&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;'dir. cezmi ersöz sevmez amma yine de romantiktir. devrimle romantik ilişkisi vardır...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 102, 0);font-family:verdana;" &gt;fuuls kent sii&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i31.tinypic.com/t7bpn5.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 234px; height: 155px;" src="http://i31.tinypic.com/t7bpn5.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;boys dont cry dermiş gibi, fools cant see diyoruz ama niye diyoruz. böyle bir insan da var. blogda da var, &lt;span style="color: rgb(204, 102, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;siz göremiyorsunuz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;. gizli forvet gibi sahadaki. dün geceki man utd ile beştaş maçında da oynuyordu forvette. yine göremediniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;kendisi, devrim örgütleyicisi, grev sözcüsü olabilecek bir hanım kızımız. v for &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;vendeta'daki görünmez adam ya da big brother yarışmalarındaki big sister, ya da godot'yu beklerken'deki gogo'nun annesini ve didi'nin bacısını fransızca orijinalinden layıkı vechiyle oynar. gizli gizli örgütlenmeyi yönetir. fransızca bilmesi, devrimimizi fransızlara da anlatabilmek açısından işimize yarar. türkçeyi de bilir ama &lt;span style="color: rgb(51, 255, 51); font-style: italic;"&gt;türkçeyi şifreli konuşur&lt;/span&gt;. ben ingilizce konuştuğu zaman daha iyi anlayabiliyorum kendisini.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;karakolda kolay ötmez,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;birtek, arasıra bazıbazı kaybolur. bayramdan sonra filan der...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;fuuls. &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;devrimin ne i phone'u ne bayramı olur. biz, zafer sarhoşu, devrim şehidiyiz&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);font-family:verdana;" &gt;gurthaur&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://headbangersblog.mtv.com/wp-content/uploads/2007/04/bathory.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 190px; height: 282px;" src="http://headbangersblog.mtv.com/wp-content/uploads/2007/04/bathory.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;isimden zaten şöyleböyle bi adam olduğu anlaşılıyor. bu, yarasadan korkmaz. yarasa havuzlarının oralarda çok içmişliğimiz, çok devrim hayali kurmuşluğumuz vardır. fakat kendisi kafayı bulunca &lt;span style="font-style: italic; color: rgb(255, 102, 102);"&gt;biraz&lt;/span&gt; uydurur. 40km çapta kız varsa, &lt;span style="color: rgb(255, 153, 102); font-style: italic;"&gt;çok&lt;/span&gt; uydurur. kızlı ortamlara, örgütlenmelere ve özellikle seks içeren örgütlenmelere bayılır. o yüzden, devrime giderken, kalabalık gözüksün diye, "&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic; color: rgb(153, 153, 0);"&gt;abi, kızlaaaaaar, ortaaaaaaam, diskoooooo&lt;/span&gt;" derseniz, uçarak gelir yanınıza. sağlam adamdır da. biber gazı, gaz bombaları yemek, bunun espri bombalarına maruz kalmaktan evladır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;benim hakkımda çok fazla şey bilir ama. o yüzden güvenilmez. konuşsa sokağa çıkamam. elindeki videolarımı verse, googleda kim kardashian'dan sonra en çok tıklanan adam olurum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;yaramaz. karşıdevrimcidir. bathory ve black metal dinlemişliği, sevmişliği bile vardır. dünyada en fazla bathory dinleyen adam, belki de budur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.sosyetiqhaber.com/haber_images/pelin_batu_ciplak_1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 280px; height: 186px;" src="http://www.sosyetiqhaber.com/haber_images/pelin_batu_ciplak_1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-5935836973852473977?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/5935836973852473977/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=5935836973852473977' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5935836973852473977'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5935836973852473977'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/blogdaki-kars-devrimciler.html' title='blogdaki karşı devrimciler'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://i31.tinypic.com/t7bpn5_th.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-3178660252516480137</id><published>2009-09-13T23:27:00.009+03:00</published><updated>2009-11-02T14:58:08.356+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir ihtimal daha var o da devrim mi dersin?'/><title type='text'>haydi barikata</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;dün, tam bu saatlerde, vücudumda mebzul miktarda alkol vardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;aynı boku yemek için gittiğim kokoreççinin bayrama kadar kapalı olduğunu görüp, bir diğer sevmediğim kokoreççiye gittim. aynı bokun daha bi beyazıydı bu diğeri. bütün bütün yağ yiyorum gibi hissettim. pis kokuyordu. henüz yeterince içmemişim ki, kokuyu alıyordum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;o boku yiyor, yanındaki zıkkımdan zıkkımlanıyor ve devrim düşünüyordum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;yazdığım en iyi öyküyü tamamlamış, &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);font-family:&amp;quot;;font-size:12;"  &gt;“&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Olmaz öyle küfretmeyen devrimci&lt;/span&gt;”&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt; epigrafını özenle en üst sağa yerleştirmiştim. rahattım. coşkuluydum. birilerini aramak için telefonu elime aldım. sonra, ne yapıyorum amına koyayım, dedim ve telefonu hışımla fırlattım. kırılır diye korktuğumdan yatağa doğru fırlattım. hala sütoğlanıyım. devrimi de, papyonla yapacağım herhalde. hayır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;papyona hayır!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;kafama geçirmek için evde bir külotlu çorap arandım, bulamadım. bu gece devrim yapacaktım. ayaklanmaları bitmeseydi hemen bu gece yunanlılara katılırdım. bitti. 16 yaşında olsaydım, bittiği halde yine onlara katılırdım. yürümekle yollar, bağırmakla ses telleri aşınmıyor (sadece tahriş oluyor bu götler) ama ölsen, 16 yaşında ölsen, oralarda, arkandan üç devrimlik molotof atılır. oralar kadir kıymet bilir. yoldaşlık nedir bilir oralar. yoldaşlık, ölen yoldaşının arkasından günlerce yaygara kopartmaktır. hem orada, molotofu da çorabı da örgütten temin edersin. burada teksin. ölsen, ancak kafana geçirdiğin çorabın markasının satışlarını patlatırsın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;amına koyayım. bunu düşündüm, külotlu çoraptan da, yunandan da vazgeçtim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;devrimden vazgeçmedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;parlamento uzaktı. zaten ikisi de birbirinden boktan. kokoreçten beter.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;buradaki belediye binası ise, (sarayı diyor bi de götler, neresi saray lan bunun, kıçıma benzeyecek, kıçıma iki cam bi kapı çizsem...) yarrağı andırıyor biraz anlamsızlık olarak. iki tane işlevi var işte kocca binanın. bi, bugün git yarın gel, diyorlar azarlayarak. bir de başka bir şey de diyorlardır ama, ben denk gelmedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;evet, onlar patlamayı hakediyor. ama takatim yok oraya gidecek. on dakika uzaklıkta. devrimci yorulmaz ama üşenebilir. devrimci kafayı da bulabilir. ama kafa bulmaz devrimle. ben, kafayı epey bulmuşum. ayakta duramıyorum. oraya kadar gitsem de, patlatacağım şey, ancak soğuk bir espri olur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;sikeyim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;kafa da bulmaya başladım. benden devrimci olmaz. halbuki tam odamın yan tarafı.. bitişikte adliye var. kendimi patlatsam, orayı da sabote etmiş olurum. bu sabotaj mı, kabotaj mı olur? bayramı vardı. bu ikisini hep karıştırırdım. neyse, her şeyi ben mi düşüncem lan! bunu da, "adliyeyi patlattı" diyecek olan düşünsün. ben patlatayım, o ne derse desin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;bunu düşünmeliyim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;küfretmeyen devrimci olmaz. düşüneceğim bunu koyayım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;düşünmeyeceğim ya da. düşün düşün, aynı zıkkımı içmek ve zorunluluktan başka boku yemek dışında yediğim bi bok yok.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;bugün harekete geçmeliyim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;bugün, her bir ayrı muktedir götüne, ayrı bir dükkandan aldığım boku sokmalıyım.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-3178660252516480137?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/3178660252516480137/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=3178660252516480137' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3178660252516480137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3178660252516480137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/haydi-barikata.html' title='haydi barikata'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-4155354186557220292</id><published>2009-09-13T00:30:00.009+03:00</published><updated>2009-11-02T14:58:45.990+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='devrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogişte nebe klersin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebi olmayan ve edepsiz bir samimiyet saçmalığının daniskası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>ben devri</title><content type='html'>buz devri gibi bir şey olsa gerek, zira buz kestim. karasal iklimde gibiyiz koyayım. geceleri üşüyorum. ince giyinince sabaha karşı soğuktan uyanıyorum. kalın giyince, gece, hepten uyuyamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(255, 0, 0);" href="http://www.aksam.com.tr/2009/09/12/yazar/14225/serdar_turgut/_ben__kusagindan__sahici_ben__kusagina.html"&gt;serdargut&lt;/a&gt; yazı yazmış. okumadım. son zamanlarda nadiren uzun bir yazı okuyor, nadiren okuduklarımın da nadireni üzerinde kafa yoruyorum.&lt;br /&gt;bunun başlığı çekti beni. ben kuşağı. ismi bana yetti. benler, benler ve ben. ve eben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onları değil de, yakınlıkları anlatayım. stajda iki önemli tanışım oldu. ilki eski bir arkadaş. benim lisemden benden bir dönem alttan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir gün, demişti, gaye hocayla konuşurken yanımıza geldin ve, odtüden boğaziçinden başka okula gitmem dedin, dedi.&lt;br /&gt;ben öyle saçma şeyler demem, naptın aga, dedim. (sanırım 2. össmde bile, boğaziçinde kazanabildiğim bölüm yoktu.)&lt;br /&gt;yok abi, eminim, böyle dedin, o vakit sana sinir olmuştum, dedi. siktir, dedim içimden. siktir lan, dedim dışımdan. dışımdan söylediğimden ziyade içimden söylediğim önemliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu, bundan 5 sene evveldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diğeri yeni. daha 1 ay evvel. aklıevvel arkadaş, stajda yeni tanıştığım arkadaş şöyle dedi. "ilk gün sürekli yere baktın."doğrudur abi, canım sıkkındı," dedim.&lt;br /&gt;halbuki canım sıkkın filan değildi. bulunduğum yere, bulunduğum yerdeki 80küsür binanın hepsine, bulunduğum yerdeki 80laptopa ve bulunduğum yerde çalışan, çalışmakta şanslı da olan bokpüsür şanskütür 800küsür kişinin insaniyetine, insaniyet namına sövüyordum.&lt;br /&gt;anlık, rastgele, her daim, yerimden nefret edebildiğim gibi, o an, ilk gün yere baktığımı söyleyen arkadaştan da ayrıca nefret ediyordum, çünkü beni gözlüyordu ve çünkü bir şekilde beni gözlediğini biliyordum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-4155354186557220292?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/4155354186557220292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=4155354186557220292' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4155354186557220292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4155354186557220292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/ben-devri.html' title='ben devri'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-2410444344308625290</id><published>2009-09-11T00:03:00.008+03:00</published><updated>2009-11-02T14:58:53.780+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='motorları sürmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biri beni kessin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='terzi fikri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakara 223'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kestik'/><title type='text'>manken sendikası, iş kazalarıyla mücadele kurultayı</title><content type='html'>podyumlarda bir hayalet dolaşıyor. komünizm hayaleti...&lt;br /&gt;******&lt;br /&gt;staja başladığımda, üretim hollerinden birini gezerken holün giriş kapısında "iş kazasız çalıştığımız gün 29" yazısı bulunan bir levhanın asıldığını görmemle başladı her şey..&lt;br /&gt;sonraki günlerde, bana iş öğretmek amacıyla karbon çelik s-spool'a doğru eğilen mehmet usta, 'boxer frikiği' vermekten kurtulamadı. bu, hoş bir durum değildi fakat böylelikle, iş kazası mantığı benim kafamda çok farklı mecralara kaymış oldu..&lt;br /&gt;aklıma, ilk evvela, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;podyum işçileri&lt;/span&gt; geldi. yanılmıyorsam orta 1'den beri sistemli olarak ilgilendiğim bir konu olan, mankenlerin '&lt;span style="font-style: italic;"&gt;iş kazası problematiği&lt;/span&gt;' stajda da, farklı bir surette karşıma çıkmıştı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biliyoruz ki, iş kazaları, maddi manevi çöküntüye, ciddi bir vakit kaybına neden oluyor. nasıl mı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.canay.com/wp-content/uploads/2008/04/ecegursel_gogus_gogus_ucu_transparancaps.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 338px; height: 254px;" src="http://www.canay.com/wp-content/uploads/2008/04/ecegursel_gogus_gogus_ucu_transparancaps.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;örneğin, "ece gürsel göğüs" yazınca google'da, karşımıza çıkan sitelerden ilk tıkladığımda bunu gördüm. bu fotoğraf, maalesef, fetişist bir obje olmaktan ziyade ciddi birtakım sorunları gözümüzün gözümüzün içine sokuyor, sarsıcı gerçekler karşısında sadece susuyoruz... manken olmanın bir başka zorluğu daha, tüm çıplaklığıyla karşımızda..&lt;br /&gt;aynı, iki kuruş daha kâr etmek uğruna, 99 depreminde milyonları ölüme sürükleyen müteahhitler gibi, kumaştan çalan terzilerin azizliğine uğradı ece gürsel..&lt;br /&gt;tek suçu mesleğini ve insanlarını; ülkesinin insanlarını, onu besleyen büyüten insanlarını sevmesiydi.. buydu suçu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*************************************************************************************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1789860.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 175px; height: 292px;" src="http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1789860.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;manevi yükümlülük, demiştik. işte, "&lt;a style="color: rgb(255, 0, 0);" href="http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1789861.jpg"&gt;sulhi beni kesecek&lt;/a&gt;"&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;sulhi meselesinde, sibel can'ın ciddi bir yıldırma kampanyasıyla, siddet korkusuyla ve kıstırılmışlıkla karşı karşıya olduğunu görüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kesilmek bu kadar kolay mı...&lt;br /&gt;hayat bu kadar ucuz mu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;laik atatürk'ün açtığı yoldan, katettiğimiz onca mesafeden gele gele buraya mı geldik.. bi tarafta kara çarşaf diğer tarafta kesilmek... hepimiz atatürk'ün çocukları değil miyiz mi ki kesilme tehlikesiyle,  gün be gün tüketiyoruz hayatımızı...&lt;br /&gt;bakın,&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1789861.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 178px; height: 269px;" src="http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1789861.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;sağdaki fotoğrafta sinen, yılgın, şaşkın bir kadın, mağdur ama gururlu bir kadın profili göreceksiniz.&lt;br /&gt;sibel can, şimdi, bize fotoğraflardan gülümsüyor,burukça. kaderine, ülkesinin kaderine, "coğrafya kaderdir" denilen topraklardaki haline sadece gülümseyebiliyor. hepimizin elleri kolları bağlı, hepimiz kuşatılmışız kapitalist düzen tarafından..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*************************************************************************************&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img216.imageshack.us/img216/8228/15188515.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 274px; height: 218px;" src="http://img216.imageshack.us/img216/8228/15188515.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bununla da kalmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;podyum işçileri her geçen gün daha fazla sömürülüyor;  daha da fazlaca, arsızca emiliyor kanları her bir gün, emperyalist dünya tarafından.&lt;br /&gt;fötr şapkalı, purolu para babaları tarafından sömürülmemiz; emekçi mücadelemiz nereye gidecek? ne olacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;selma ergeç'ler daha ne kadar, öyle burukça dolaşacaklar.&lt;br /&gt;daha ne tavizler verilecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;************************************************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dostlarım. sizleri de üzüntüye sürüklemek istemem. o utangaç, o üzgün kadınlar daha fazla ağlamayacaklar. örgütlü mücadelemiz sonunda başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(255, 0, 0);" href="http://www.magazinkolik.com/Moda/2716/MANKENLERE-SENDIKA-CAGRISI"&gt;manken sendikası&lt;/a&gt; diye bir şey var şimdi.&lt;br /&gt;iş kazalarına karşı ciddi önlemler almak için mücadele eden, hepimizin desteklemesi gereken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mücadele geleneğini, stalin'den, brejnev'den alan, örgütlü, ne yaptığını bilen insanlar bir bayrak altında toplanıyorlar. amerika güdümlü yandaş medyaya, tüm anti propagandaya ve sessiz karşılanmamıza rağmen şimdiden beş kişiyiz.. çığ gibi büyüyoruz her dakika...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biliyorum, bu yolda çok acılar çekeceğiz. çok bedeller ödeyeceğiz... bunları biliyoruz. kazalar, "güya kazalar" devam edecek. dış mihraklar ve içteki işbirlikçileri ile ilk defa mücadele etmiyoruz. bunlar hep yaşandı, yaşanıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;vicdanı olanlara sesleniyorum&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mankenler toplu hareket etsin, artık ergen çocuklar, "anaa" diye ağlamasın istiyorsanız...&lt;br /&gt;dekolte olsun diye yarısı çöpe atılmış kıyafetlerden başka kaybedeceğimiz bir şey yok!&lt;br /&gt;güzel günler göreceğiz çocuklar.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;motorları&lt;/span&gt;, maviliklere süreceğiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hüzünle bakan sibel gibi, evet. sibel gibi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-2410444344308625290?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/2410444344308625290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=2410444344308625290' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2410444344308625290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2410444344308625290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/manken-sendikas-is-kazalaryla-mucadele.html' title='manken sendikası, iş kazalarıyla mücadele kurultayı'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-379399699030779347</id><published>2009-09-04T00:13:00.004+03:00</published><updated>2009-11-02T14:59:00.349+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='peki benerci kendini niçin öldürdü?'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kime bir şeyhler olmuyor ki dünyada sana olmasın...'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='temelkura nece türkiyenin en seksi kadınlarından biri'/><title type='text'>yazıyı kısa tutup mesajı etiketlerden vermek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://yerlibitki.com/images/uploads/frambuaz2_001.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 331px; height: 331px;" src="http://yerlibitki.com/images/uploads/frambuaz2_001.jpg" alt="" border="0" /&gt; &lt;/a&gt;16 yaşlarında olsaydım, bol bol bunlardan yerdim. bir de, second love dinlerdim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-379399699030779347?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/379399699030779347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=379399699030779347' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/379399699030779347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/379399699030779347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/yazy-ksa-tutup-mesaj-etiketlerden.html' title='yazıyı kısa tutup mesajı etiketlerden vermek'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6169391156987525892</id><published>2009-09-01T23:00:00.007+03:00</published><updated>2009-11-02T14:59:06.634+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıssadan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hisse senedi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink değer mi hiç?'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ne dedim ben?'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='misyon imposssible'/><title type='text'>vizyonumuz, misyonumuz, değerlerimiz</title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: left;font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ln.edu.hk/mkt/mss/VisionMissionValues.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 166px; height: 141px;" src="http://www.ln.edu.hk/mkt/mss/VisionMissionValues.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;önceki yazımda kendimle ilgili birtakım gerçekleri yazmıştım. vidar, bu tip şeyleri blog adresine yazmamı doğru bulmadığını, kendisi dahil herkesin bunları &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:130%;" &gt;ciddiye alacağını&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;, misal benim 18 yaşlarında bi kızdan hoşlandığımı düşündüğünü ve homoseksüel olup olmadığımı merak ettiğini söyledi. e iyi de, dedim, ciddi yazıyorum zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vidar'ı ikna edemedim fakat işin o boyutu önemli değil. önemli olanı, kendimi 8 senelik arkadaşıma dahi doğru düzgün anlatamamış olmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;staj yaptığım yerde, şefim, elime bir dosya tutuşturdu. "ben bunu &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:130%;" &gt;türkçeye çevirdim&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;, şimdi tüm departmanlara gönderiyoruz okumaları için, yeniden yapılanacağız, dünya devi olacağız" dedi. dosyaya baktım. başlıkta &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;misyon/vizyon/değerler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; yazıyor. bu tip yazılar, bana oldum olası bombomboş gelmiştir. lakin, boş boş oturmaktan iyidir diye bir göz attım şefim tarafından türkçeye çevirilmiş belgeye. aynen kopyalıyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:130%;" &gt;ayrıca yine 'strategy and operation'ı birbirine integrate etmek yanısıra enhanced vision'ı da define etmek için 'strategy map' çok uygun bir framework'tür&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:130%;" &gt;inanıyoruz ki, measurement yetisi management için fundemental bir araçtır&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gördüğümüz gibi, ciddi bir beyinsel süreç ile çeviri süreci akabinde dünyada üretilmiş bu cümleler, ileride, şirketin kurumsal kimliğine filan falan. şirket önemli değil zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu deneyimden sonra, ciddi anlamda blogun varoluş nedenini (misyonunu) tanımlamak istedim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yola çıkarken, "&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;gerizekalılar için gerizekalılar tarafından yazılmış gerizekalıca yazılar&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;" altbaşlığını önermiştim ben. üç kişilik grubumuzun iki kişisinden veto yedim. bana, bu konsepti istiyorsam, kendi başıma bir blog açmamı ve doğal akışımla yani kendim gibi yazmam öğütlendi. o yazıları da illa birileri okuyacaktı ne de olsa. ve yukarıda söylediğim konsept hedefine ulaşabilecektim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önerim beğenilmediğinde ise, onların, "bu blog, sözlüğe koymayacağımız yazıların mekanı olmalı." önerisini ise direkt kabul ettim. evvelki blog deneyimlerim en fazla 5er yazılık sürmüştü, blog nedir ne değildir meraklanmıştım. sonra, sözlük ile blog dünyasını karşılaştırmak istiyordum. genel olarak, blogun arayüzünü hiçhiç beğenmiyor, burada fikir tartışmaları yapılamayacağını düşünüyor (ki bu düşüncem hala sabittir) filandım. sözlük; hande yener, şişirir, dolma (kimi zaman sarma) yapar, patlatır, diyordum. gözlemlemek gerekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse, değerlerimize geleyim. ben değersiz bir adamım. genel olarak bizim değerimiz ise, mümkün olduğunca çok insanı rahatsız edip eğlenmek. mizah, agresif olmazsa değersiz olur düşüncesinde bir insanım. şurada, bunu yazan tosun, okuyanın amına kosun, yazmazsam misal, tüm yazının boş olacağını düşünür, öyle hür doğdum hür yaşarım, kime ne ki menne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://galeri.milliyet.com.tr/2009/8/11Karizmayi_boyle_cizdirdiler/29.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 252px; height: 252px;" src="http://galeri.milliyet.com.tr/2009/8/11Karizmayi_boyle_cizdirdiler/29.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;velhasıl, bilmem kaç ayı doldurduğumuz şu güzel ortamda, düzenli yazanın sadece ben olduğu bir blogda, (ki pek terbiyesiz bir insanımdır) her şey mübahtır diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her eşkenar üçgenin aynı zamanda ikizkenar olması, her biseksüelin aynı zamanda heteroseksüel olması gibi; ben de her &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;terbiyesiz gibi terbiyesizim&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;.  eylemsizlik de bir eylemdir, düzensizlik de bir düzendir. bu açıdan, tink için de &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;değerli bir insan&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;, ahlaki değerleri var diyebiliriz. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;arz ederim&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;. (arzı hitap manasında söylüyorum. yoksa blogun hisselerinin yüzde 51i halen bizde. arz yok.)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6169391156987525892?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6169391156987525892/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6169391156987525892' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6169391156987525892'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6169391156987525892'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/09/vizyonumuz-misyonumuz-degerlerimiz.html' title='vizyonumuz, misyonumuz, değerlerimiz'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8791543443223469787</id><published>2009-08-31T20:43:00.004+03:00</published><updated>2009-11-02T14:59:13.617+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fransızca lolita başkadır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='charlize loliteron'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lolita'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sweet lolita'/><title type='text'>imâ, gerçeklik ve algı</title><content type='html'>başlık iddialı. yazı çok şey vaadediyor. ben size, vaadettiğim yazıları anlatacağım şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- lolita kitabı, hayatımda sevdiğim en güzel aşk romanıdır, diyorsam; bilin ki bunda edebi zevk filan rol oynamıyor. benim bildiğim edebiyattan ne olsun amına koyayım. mutlaka 16 yaşlarında bi kıza aşık olmuşumdur. aşk, biraz algısal bi kavram; mutlaka bi -18 kızdan hoşlanıyorumdur, diyelim biz buna. hele, bazı geceler o kitaptan ilk kısımları, her şeyin süpper gittiği o aşk bölümlerini okuyup da uyuyorum, dersem; bi kuyruk acım, bir derdim var sonucuna rahatça ulaşabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- ben erkeklerde tipe filan pek dikkat eden bir insan değilim ama bu vidar, harbi yakışıklı çocuk, dersem misal; muhtemelen vidar'dan hoşlandığım için söylüyorumdur bunu. bana, ibne denmesini, gayet hoşnut olarak karşıladığımı herkes bilir. yıllığımda, "sendeki göt nikol kidmında yoktu" diyen, 2 sıra arka çaprazda oturan bir 'erkek' arkadaşın yazdıklarıyla da mevcuttur bu söylediklerim. (onu da alıp yılllığıma koydum, o iltifat da hoşuma gitti)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- misal, şimdi, şebnem ferah'tan 'ay' şarkısını çok seviyorum, dersem; ay ışığına vuruldum ben, çok uzaklarda olsa da; dersem, siz anlamazsınız ama misal ben yanlış anlarım. çünkü blogda yazan herkesin isimlerini biliyorum. mutlaka birine gönderme yapıyorumdur. hele, 2006 yılında rakınkokta, şebo'yu canlı izlediğimi, tüm şarkıları büyük bir coşkuyla söylediğimi ve fakat, "ay" başlayınca, şarkının bi kısmını şebo'yla bakışarak söylediğimizi (zira, şarkıyı baştan sona bilen etraftaki tek bendim yanılmıyorsam) filan söylersem, daha feci. derim ki o zaman, bu hüzünler bende köklü. rakınkoka kadar gidiyor mazii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- yazının bir yerinde &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;unique&lt;/span&gt; geçerse, mutlaka, eski sevgililerimden birine gönderiyorumdur yazıyı. ben olsam, tüm parafrafların başına bakardım, yazıyor mu acep, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;teşvikiye cad no 135&lt;/span&gt; diye.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i022.radikal.ru/0712/3f/b59b7ee794af.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 231px; height: 230px;" src="http://i022.radikal.ru/0712/3f/b59b7ee794af.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ahanda öpüş.&lt;br /&gt;unique tamam da, yazımda &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;biricik&lt;/span&gt; geçerse, o kelime bana eski sevgililerimden birini değil, biricik suden'i hatırlatır. bu, bence iyi bir şey değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- şimdi, ben tayfa bandista, viski diyeceğim. akla fingolfin gelecek. sizin gelmez de benim gelir. fingolfin, bi seferinde, benim evdeki 3000 kitaplık kütüphaneyi 2 haftada okumuştu. adama, her gün 300 sayfalık kitap veriyordum. ertesi gün elime veriyordu kitabı. daha o zamanlardan özgürlüğe manuşurdu. fantastik kurgu okurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- şimdi, ibnenin önde gideni, diyeceğim; akıllara hemen tanin gelecek. tanin akıllara hep gelir. hep akıldadır. ama küfür etmeden ses etmez. aramazsan 8 ay ölüp ölmediğinden haberin olmaz. şimdi ben, tanin ibnedir diyorsam, bunda geyik payı/toleransı yok. adama, ciddi ciddi, götünü sikecem amk, dedim biğün. sik tinkim senden kıymetli mi dedi. ben, cevaptan emin olmadığım için harekete geçmedim ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- bloga, en büyük fantezisi, 2 lezbiyenin canlı sevişmesini izlemek olan adam getireceğim diyorum. şimdi, birkaç gün içinde yeni bir üye katılmazsa, bu adamın ben olduğunu düşünebilirsiniz diye de korkmuyor değilim. söylemiştim zira. ben homoseksüel ve/veya biseksüelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- sürekli, second love şarkısını dinlediğimden, yeni sevgilim lololo yapmaya başladı. kendisine fransızca bir küfür ederdim ama, benden çok daha iyi fransızca biliyor. bizzat fransız kızlarla öpüşürken öğrenmiş dili. bana da çalıştır fr. diyorum. o, dudakların değil de, başka uzuvların birleşmesinden yana. olsun, böyle olunca da fransızca ünlemleri coşkuyla söylemeyi öğreniyorum. derdimi anlatacağım boyut kaybolunca, aaaah, diye türkçeye dönüyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8791543443223469787?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8791543443223469787/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8791543443223469787' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8791543443223469787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8791543443223469787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/08/ima-gerceklik-ve-alg.html' title='imâ, gerçeklik ve algı'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-7286252324890694110</id><published>2009-08-31T00:00:00.008+03:00</published><updated>2009-11-02T14:59:30.832+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sansürsüz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogu öksüz bırakmayalım hedesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kafaya jöleyi boca etmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buz üzerinde bile eylemini ancak kayarak gerçekleştirmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='milliyetçilik'/><title type='text'>otu zağustos, neşe tertaç ve evrim</title><content type='html'>stajda konuştuğum insanları hergün, daha ayrı bir şaşkınlığa sevkediyorum. bir gün sosyalistimsi görüşlerim olabildiğini öğrendiler. öbür gün, dinsiz olduğumu öğrendiler. daha öbür gün, dünya üzerinde isa diye birinin hiç yaşamadığını öğrendiler ve buna, "bi siteden okuyup hareket ediyorsun" dediler. dinsiz olmamı da, "zamanın trendlerine" bağladılar. bu, etrafa hoş görünmek için, cehenneme gideceğimi ve ibadullah eziyetler çekeceğimi bildiğim halde bunu reddedermiş gibi yapacağımı iddia eden arkadaş, sonraki günde, kendimi milliyetsiz gibi hissettiğimi söylememle yok artık löbron ceyms eşine geldik sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;halbuki liseden beri, vatan elbet türkiye, hatta türkiye'nin batısı; amma millete karşı bir aidiyet hissetmiyorum, anlaşabildiğim adamla (dikkat, türkçe konuşan adamla demedim burada; yabancı diller bile bilebilirim, yabancılarla bile anlaşabilirim) muhabbet etmeyi severim, diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaş, birilerinden böyle bir şeyler duyup, bu düşünceyi benimsemeye başladığımı iddia etti. onu ciddiyetle dinledim, ta ki, "ne yani, insanla maymun aynı atadan mı geldi" diyene kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu cahilliğe, dünyada herhangi bir insanın, pozitif bir katkı yapabileceğine inanmıyorum amma, benim bir şeyler yapabilmem özellikle imkansız. ben, dalgacı adamım. mühendisim hem, düz mantık. misal, mühendis olarak 5 sene sonra rusya'da yaşarsam ve oruç tutmaya kalkarsam, beyaz geceler ayağına 2 hafta boyunca aç ve susuz kalacağımı, çünkü güneşin batmayacağını filan düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/Sprrv3FwtKI/AAAAAAAAABY/ss9HMj6Siio/s1600-h/Resim+338.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 421px; height: 280px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/Sprrv3FwtKI/AAAAAAAAABY/ss9HMj6Siio/s400/Resim+338.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375868312694600866" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CGEMLIK%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=";font-family:times new roman;font-size:12px;"  &gt;1buçuk yaşındaki kuzenim, mai-mun may-muu filan diyordu, onu bursa botanik bahçesine götürmeye karar verdik. "orada maymun var mıdır ki," diye sordu ablam. "son gördüğümüzden beri evrimleşip insan olmadılarsa, insana 'gelmedilerse' vardır maymun" dedim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;dönüşte, paten kaymağa gittik.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;michael moonwalker&lt;/span&gt; bir, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;anakin skywalker&lt;/span&gt; iki, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;tink icewalker&lt;/span&gt; üç. kaymakta her zaman karizmayım. iyi kayarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün, ateist bir arkadaşla da görüştük. oruç tutuyordu ve bana dedi ki, olm tink, ben dahil biirsürü adamı ateist yaptın şu ufacık yerde, dedi. sevindim. şimdilerde eskisi kadar iyi değilim tartışma motivasyonu konusunda, dedim, tahammül edemiyorum artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bursa'daki en büyük türk bayrağı, benim odamdan dalgalanıyor olabilir şu aralar. var bi 15 20 m^2.  hem milliyetsiz hissetmek, hem en büyük bayrağın asıldığı yerde oturmak ironi diyelim, tamam. peki, en "asarız keseriz, aşırı milliyetçiyiz" nutukları atan adamların, askerden yırtmak için attığı taklaları, stajda bizzat gözlemleyebilmek, daha düşük bir ironi mi dersiniz? ya da, 2. defa öss'ye girerken, sabahleyin, şans eseri, nil karaibrahimgil'in bu mudur? şarkısını dinlediğim ve tüm sınav boyunca bu şarkıyı içimden söylediğim de mi tesadüf? ya neşe tertaç'ı nil karaibrahimgil sayesinde hatırlamak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıllar önce, çetin altan'dan, bi büyük fransız adamın sözünü okumuştum. bir alçağın en son sığınacağı yer, milliyetçiliktir, diye aktarıyordu altan. sonra, o lafın; milliyetçi adam kişilik bozukluğundan mustariptir, aşırı milliyetçi adam, aşırı kişilik bozukluğundan mustariptir, versiyonunu okudum. şimdi de, bu stajdaki arkadaşları, insanları filan tanıdıktan sonra, canı gönülden haykırıyorum ki;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;arkadaş, vakit kaybıdır. çok yakın arkadaş, çok fazla vakit kaybıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-7286252324890694110?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/7286252324890694110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=7286252324890694110' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/7286252324890694110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/7286252324890694110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/08/otu-zagustos-nese-tertac-ve-evrim.html' title='otu zağustos, neşe tertaç ve evrim'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_MlkMXZS4SbI/Sprrv3FwtKI/AAAAAAAAABY/ss9HMj6Siio/s72-c/Resim+338.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-3909868924700089467</id><published>2009-08-19T23:18:00.004+03:00</published><updated>2009-11-02T14:59:41.549+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskançlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tanpınar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iflah'/><title type='text'>iki 'özlü' cümle - ile - kıskançlığım</title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"iflahım sikildi."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu, stajla ilgili söyleyebileceğim, beni en iyi anlatan bir cümle. staj deyince aklıma sayfalarca yazabileceğim şeyler ya da saatlerce anlatabileceğim şeyler gelmiyor. sadece, "iflahım sikildi" geliyor. hem alabildiğine arabesk, tam da emekçiye yakışan cinsten, sert/bükümsüz aynı zamanda da net.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;belkemiği yalnızlıktan ürperen, kadınsız erkeğin dünyası&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;" (tanpınar, huzur, sf.70)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu ise, geçtiğimiz bir sene boyunca, tüm beynimi ve düşünsel dünyamı ayırdığım; hemen her klavye başına geçtiğimde hakkında sayfalarca ve sayfalarca yazmaya çabaladığım; hemen tüm ağzımı açtığımda saatlerce bahsetmeye çalıştığım konuyu anlatan yalnızca altı kelimeden ibaret bir tanım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sadece şu cümleyi yazabilmek için fazladan bi 40 gün iflahımın sikilmesini kabul edebilirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim için kıskançlık, hayatım boyunca bu kadar iyi cümle yazamayacağımı düşünmek.&lt;br /&gt;benim için kıskançlık; bazen bir konuda beni anlatan cümlenin yıllardır aklımda bulunası fakat deneyimlerime göre yeni/emekçi bir mânâ ile beynime kazınması; ve fakat diğer bir konuda, hatta hayatta en ehemmiyet verdiğim konuda, yıllardır düşündüğüm şeylerin yoğunlaşıp tanpınar şiirselliğine erişememesi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-3909868924700089467?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/3909868924700089467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=3909868924700089467' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3909868924700089467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3909868924700089467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/08/iki-ozlu-cumle-ile-kskanclgm.html' title='iki &apos;özlü&apos; cümle - ile - kıskançlığım'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-4988079902053714396</id><published>2009-08-18T00:17:00.002+03:00</published><updated>2009-11-02T14:59:48.070+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nazım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='second love'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='it gibi çalışmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikmet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>aynı cümleyi on kere okurum bir şey anlamam, çünküü</title><content type='html'>-stajda pestilimi çıkardılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-çalışmanın en kötü yanı, 10 saat vakit kaybetmek değil. 10 saat vakit kaybetmenin yorgunluğuyla, evde 7 verimsiz saat geçirmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-bunu sözlükteki bir arkadaş da söylemişti; "yaklaşık 2 buçuk saatlik işim var, ben onu 8 saatte yayıyorum," demişti. ilk günün bende bıraktığı intiba, 8 saatlik sürede 4buçuk saat kadar çalışıyor mühendis takımı. halbuki bize okulda, "insan 8 saatlik işte, 6 saat 48 dakika çalışır" diye öğretmişlerdi. tabii kitabın yazıldığı zamanda, facebook bu kadar yaygın değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-pain of salvation'dan second love'ı, abartmıyorum, bi 700 defa dinlemişimdir. iki yıldır hemen hiç dinlememiştim. geçende yine sardım. iki gündür tam 40 defa filan hiç durmadan second love dinledim. sonra, bende telefonu bile olmayan bir arkadaş aradı beni. bu bir işaret olabilir mi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-stajyer arkadaşlardan, sürekli kapitalizme söven bir tanıdığım da oldu, istanbuldan gelmiş. fakat telefonu en aşağı 500 liralıktı. laf arasında da, babasının gayet iyi kazandığını sıkıştırdı. fabrika sahibine söverken, babasının da ceo mu ne olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;eh, herkesin kapitalizm anlayışı farklı. mesela o çocuk için, kapitalizm, "senden bir üst koltukta oturan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;para babası&lt;/span&gt;"dır. bu mantıkla o tanıştığım çocuğun babası fabrika sahibi olsa, kapitalist olan tüsiad başkanı olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-fabrikaya giden servislere bindiğimde, second love dinlemeyeyim de, nazım hikmet'in; "korkak, cesur, cahil, hakim ve çocukturlar" diye nitelediği o güzel emekçilerle kaynaşayım, bir ne diyorlar acep, dinleyeyim dedim. hatta motivasyon için son 1 ayda, günde 3 saat kadar nazım hikmet bile okumuştum. ön çalışma da tamdı. ama nazım kusura bakmasın, "toğrağa basıp doğrulan" bir emekçi yerine, fenerbahçe'nin ön liberosu hakkında acayip kafa yoran bir kitle ile karşılaştım.&lt;br /&gt;bu görüntü benim umursamazlığımdan pirim bulamadı ama nazım olsa elbet çok üzülürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;I'll stay forever in my dreams where you are near&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;bir bu var aklımda pain of salvation'dan, bir de, "ve kahreden, yaradan ki onlardır" dizesi var nazımdan.&lt;br /&gt;ikisi, yan yana oynamaz.&lt;br /&gt;aynı christian ile dos santos'un fenerde yan yana oynayamayacağı gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve fakat, zeytin fidanları hala fidan, hala çocuk ve hala deli gibi korkuyorlardı iş hayatından. staj bitsin de, kitapsal/kuramsal hayatına damardan dalsın, günde 8 saat mesai ile istiyordular.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-4988079902053714396?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/4988079902053714396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=4988079902053714396' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4988079902053714396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4988079902053714396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/08/ayn-cumleyi-on-kere-okurum-bir-sey.html' title='aynı cümleyi on kere okurum bir şey anlamam, çünküü'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6059414827198985009</id><published>2009-08-09T23:57:00.008+03:00</published><updated>2009-11-02T14:59:55.019+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikmet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazma isteme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>e pur si muove</title><content type='html'>görüyorsun ya, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ey &lt;span style="font-style: italic;"&gt;cânü&lt;/span&gt; tenim&lt;/span&gt;,&lt;br /&gt;                                 ...................................(böyle mi denir, içimden geldi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben ediplerden hikmet'li olanı severim. bu alıntı da oradan. memleketteki insanlardan birinden.&lt;br /&gt;bir de &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;çok sevgili sözlük&lt;/span&gt;ten alıntı yapayım, daşşaklı sayılabilecek yazarların birinin gençlik entrylerinden, başlıktaki ilk entryden;&lt;br /&gt;"cansever olanı, liseliyi etkileyecek şiir yazar. kuş, çiçek, böcek, "tatlı hayat" şiarından yazar. daha derinleşmez. ben sevmem, sevenine kurban"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazmak istediğim çok şey var amma yazma isteğim sıfır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;küçük olanlar hatırlamaz, ilk telefonlarda (600 dolara ericson'un en berbat modeli) mesaj atarken telefon sorardı, "mesaja cevap istiyor musunuz." evet dersen, mesajın gittiği yere şöyle gelirdi mesaj, "mesaja cevap isteniyor, cevap verecek misiniz?" evet derdin, sonra cevap verirdin.&lt;br /&gt;bu bana saçma gelirdi. sonra soru cevabı kaldırdılar zaten, isteyen mesaj attı, isteyen cevap verdi ve isteyen sustu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;parmaklarım kuruyor, aynı zamanda dudaklarım da kuruyor. son birkaç senedir, parmak kurumasına nivea sürmesini biliyorum ama dudaklara krem süremeye alışamadım. istiyorum ki, öpüleyim illa, öyle nemlensin dudaklar; ve sanıyorum ki, bu düşüncemde yalnız değildim ve değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;teyzemin 600 dolara aldığı telefon gibi, ablamın kullanmadığı dudak koruyucusunu, geç de olsa, ben kullandım hep, -vaktiyle-. ikinci el, sevilen birinin elini ikinci kere tutmak kadar heyecan verici olabiliyor bazen, onu o zaman keşfettim olabildiğince.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boş oturmanın, saçmalayabilme özgürlüğünün ve sözlükte dahi dalga yapabilmenin güzelliğini şimdilerde fark ediyorum. bunları keşfetmedim, biraz biliyordum ama, bildiğimi bilmiyordum fazlaca ve -önemlisi- bilinçlice.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bildiğimi bilmediğim diğer şeyse,&lt;br /&gt;................yazmak istediğimde zaten yazıyordum, zorladığımda&lt;br /&gt;fakat yazamıyordum pek&lt;br /&gt;....................-belki biraz, şimdi olduğu gibi-&lt;br /&gt;                              .....................................zorlayınca düşünüyordum dünyanın boşluğu hakkında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve dünya gibi tüm arkadaşlık/dostluğun hakkında&lt;br /&gt;  .......ulaşıyordum her şeyin boş olduğuna, tekrar tekrar düşünüyordum varıyordum &lt;br /&gt;..........................yazının ve bir gecenin sonuna daha&lt;br /&gt;  özlüyordum heyecan duyduğum anları, hayatın sıradan olduğu sıradan zamanda&lt;br /&gt;......................gelmiyordu artık&lt;br /&gt;......................hiçbir şey farklı&lt;br /&gt;.............................................fakat yine de dönüyordu dünya.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6059414827198985009?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6059414827198985009/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6059414827198985009' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6059414827198985009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6059414827198985009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/08/e-pur-si-muove.html' title='e pur si muove'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6362207949111318706</id><published>2009-08-09T15:37:00.017+03:00</published><updated>2009-11-02T15:00:01.575+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='terk edilmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bekle beni gelmeyeceğim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibneleşiyorum muntazaman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim gibi adam'/><title type='text'>"açılım" kelimesi üzerinden espri yapmak</title><content type='html'>iğrençtir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben buğün size iğrenç bi şeyden değil de başlıkla hiçbir alakası olmayan yazı nasıl yazılır, ondan bahsedeceğim, onu örnekleyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.okurkolik.com/kitap_kapak/2009/03/1237340245.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 177px; height: 261px;" src="http://www.okurkolik.com/kitap_kapak/2009/03/1237340245.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sohbet muhabbet ettiğim bi arkadaşımı kaybetmeyeli herhalde 7-8 ay olmuştur. halbuki gayet &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;iyi &lt;/span&gt;yaptığım, hayli &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yetenekli &lt;/span&gt;olduğum bir husus arkadaş kaybetmek. geçen sene bu tarihlerde soyadı benimle aynı olmayan, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;istediğim zaman arayabileceğim&lt;/span&gt; -sanıyorum- bir tek 'tanin' vardı. bunu bildiğimden, tanin'i aramak istediğimde aramazdım. hatta kendisini hiçbir zaman aramıyordum ki, kendisini aramayı istemekle istememek arasında kaldığım anlar bir karşıklık çıkmasın.&lt;br /&gt;neyse, o günlerin etkileri buğüne kaar (kütahya ağzından kapmışım biğaz biğaz) gelmiş olmalı ki, doğumgünümü soyadı benle aynı olmayan sadece tek bir insan evladı kutladı. o da, şimdi, kimdi, neydi hatırlamıyorum vallahi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meram şu: "bu, yetenekli olduğum şeyi, niye deneyimlemedim uzuuun süredir."&lt;br /&gt;-bilmem vallahi. bildiğim şu; sözlükten konuştuklarımı da sayarsam şu an hemen hemen 7 tane, istediğim zaman arayabileceğim insan var. buna mukabil, son iki biten muhabbet, hep karşı tarafın isteği neticesinde gerçekleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim gibi çocuğa, "bi daa konuşmayak" diyenler var yani. (vay cici insanlaaar! :A)&lt;br /&gt;neyse neyler de, bana da ilginç geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu, "konuşmayak" şeysini, benim demem lazımdı. o tam konuşacakken, "dur, sus. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;diyeceğini unutma&lt;/span&gt; (unutursan, "yalan"dırlar), ama &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;sana 2 çift lafım var!&lt;/span&gt;" demeliydim. ben çift lafımı dedikten sonra, o ne derse desin fark etmemeliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi insanla "bundan gayrı konuşmayak artıkın" diyebilme hissiyatına ne vakit ulaşırım, onu açıklığa kavuşturayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ev dışında geçirdiğim her an&lt;/span&gt;;&lt;br /&gt;1) yazacaklarımın dünya edebiyatına katacağı niceliği/niteliği minimize ediyor.&lt;br /&gt;2) benim tatlı canımın sıkılmasına yol açıyor.&lt;br /&gt;ilkinden ziyade ikincisi mühim. zira ilk öncülde kaybeden dünya edebiyatı oluyorken, ikincide doğrudan bir zarar görüyorum ben. ve konuşmuyorum bu yüzden o insanla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatta, bu yüzden, hiçkimseyle görüşmek istemiyordum ve bunu söylüyordum yüzlerine çeşitli bahanelerle. misal;&lt;br /&gt;"yeni aldığım kitapla uğraştığımdan seninle görüşmek istemiyorum."&lt;br /&gt;-e biter yarına kadar?&lt;br /&gt;"işte bitince yenisini alacağım ve seni yine görmek istemeyeceğim."&lt;br /&gt;(malum, dünyada zibilyon kitap yayımlanıyor hergün)&lt;br /&gt;veya;&lt;br /&gt;"evde bulduğum bilmemne dergisi yüzünden artık seni göremem. sinirimi bozuyorsun, dergiye yoğunlaşamıyorum"&lt;br /&gt;-olm o dergi fransızca, bilmiyon ki sen?&lt;br /&gt;"moi?? ahahaha. jö parl tğe bien fransey. işte kursa başladım, 1 seneye öğrenirim, 2 güne de okurum. o yüzden meşgul etme beni" gibi filan.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_6UQC5dUuU0E/RsuFao0MO9I/AAAAAAAAADw/qakqyY-ixuc/s320/bekle%2Bbeni%2Bgelmeyecegim.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 189px; height: 273px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_6UQC5dUuU0E/RsuFao0MO9I/AAAAAAAAADw/qakqyY-ixuc/s320/bekle%2Bbeni%2Bgelmeyecegim.bmp" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;bahaneler çoktu, fakat &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bu &lt;/span&gt;insana içten yaklaştım..&lt;br /&gt;ve fakat, bu sefer böyle olmadı.&lt;br /&gt;açık konuşayım, "beraber içki içmek en istediğim insan" kesinlikle kendimimdir. bu yüzden her gece olmasa da çoğu gece, evde yalnız içki bile içiyorum.&lt;br /&gt;kendi muhabbetimi çok seviyorum.&lt;br /&gt;ama, somebody, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ismi lazım değil&lt;/span&gt;, dedi ki, "bundan sonra seninle zinhar konuşmak, bazıbazı yazışmak istemiyorum! kibarca, kendine iyi bak; kabaca siktir git mına koyam" dedi.&lt;br /&gt;koy tabii.&lt;br /&gt;zira&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; bu, &lt;/span&gt;bana&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;, terk edilmek kadar koydu.&lt;/span&gt; harbi, geyik yapmıyorum öyle, ciddiyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ismi lazım değildi, ama, o da bir vefasız çıktı.&lt;br /&gt;benim gibi adama, canımın içi, konuşmayalım, dedi. (canımın içi arasöz, yani canımın içi olan o, konuşmayalım diyen de o, karışmasın.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insanın kendini sorguladığı (ki, 4-4lük adam olduğum için bunu nadiren yaparım) &lt;span style="font-style: italic;"&gt;nadir &lt;/span&gt;anlardan biriyle karşınızdayım. sohbetimi, tercih edilebilir bulmayan, o &lt;span style="font-style: italic;"&gt;nadir &lt;/span&gt;insanlardan birine denk geldim. (nadir)x(nadir)=(nadir)^2&lt;br /&gt;bu an, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;unique&lt;/span&gt;. bu an, bir şeyler yazmak isteğiyle yanıp tutuştuğum bir an.&lt;br /&gt;bu an, üzüldüğüm; bu an, uzun süredir öğlenden içmeye başladığım ve yine bu an, arkadaş kaybetmekteki yeteneğimi yadsıyıp, beyaz bayrağı açtığım ve dost dost diye nicesine sarılmak istediğim bir an..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elveda ve bütün o konuşmalar için teşekkürler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sizlere içimi "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;açtım&lt;/span&gt;," bloga karşı, içten bir "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;açılım&lt;/span&gt;" tutumuna tutundum.&lt;br /&gt;"Stop Crying Your Heart Out" armağan ettim herkeslere.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img339.imageshack.us/img339/8915/sunu12bf7.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 342px; height: 256px;" src="http://img339.imageshack.us/img339/8915/sunu12bf7.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve dönme tekrar geriye..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6362207949111318706?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6362207949111318706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6362207949111318706' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6362207949111318706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6362207949111318706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/08/aclm-kelimesi-uzerinden-espri-yapmak.html' title='&quot;açılım&quot; kelimesi üzerinden espri yapmak'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_6UQC5dUuU0E/RsuFao0MO9I/AAAAAAAAADw/qakqyY-ixuc/s72-c/bekle%2Bbeni%2Bgelmeyecegim.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-5654636658933192213</id><published>2009-08-07T16:23:00.012+03:00</published><updated>2009-11-02T15:00:07.249+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>bireysel kötahya dusunceleri</title><content type='html'>- elimin altinda alman klavye var ßäö§ filan falan. ve bununla yazmak cok zor. misal y ile z"nin yerleri degismis ne hikmetse. "&lt;em&gt;zaymak yor oluzor&lt;/em&gt;"&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-memeler straße&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;amsink straße &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;diye yerler var almanya`da. (saniyorum hamburgda buralar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- kutahya`dayim. burada, "bagirmak" yerine ünlemek diyorlar. misal, "tink´e unleyiver bi gelsin" gibi.&lt;br /&gt;- soyle ünlüyorlar. "ahmeeet a ahmet" ya da "mulaaaaa a mula" gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-kutahya´da 2 bucuk gun gecirdim. tek bir, "bununla cikabilirim" diyecegim yasit kiz gormedim. bu, &lt;em&gt;cikabilirim&lt;/em&gt;, dedigim kizlarin tum kizlara orani okulumda %70, bursadaki homeland´imda %15 kadar oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-&lt;a href="http://twitter.com/serdargut"&gt;http://twitter.com/serdargut&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ben twitter´i dunyadaki en bos site saniyordum. serdar turgut beni yerlere dusuruyor gulmekten ve fikir degistirdim bu nedenle.&lt;br /&gt;-facebook gelmis gecmis en bos site, ikincisi de twitter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-kutahya´da guzel kiz goremeyince bunalima girdim. net de yok sayilir. serdari izleyip gulerek stres atamadigim icin de aklima ´mula geliyor hep. onceki yazida saydigim 10 kriterin en asagi 9una uyabilecek bi kiz bu mula. ustune zengin ve bizzat teftis ettigim uzere elbise de giyiyor. amma ben -18 yas sendromu kizlarla ilgilenme sirami saldim (halis topragin isi bayagi zor yani). o zamanki sevgilim de 19 yas sorunlu sevgili sirasini saldi benimle. simdi istiyorum ki karsima cikan kiz, -18 yas sendromlu olmasin ve 19 yasinda bi cocukla cikmis, onu da yasamis olsun.&lt;br /&gt;her ölüm gibi her çıkma da sirali olsun.&lt;br /&gt;-mula altyapi`dan yetisiyor. 1-2 seneye 10 10luk hatta 10+(para+elbise) yani 10/10+2lik seksi bir kiz olacak.  aman dikkat..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-mula, benim bu takilmalarima pek ses etmiyor. bu huyu guzel.&lt;br /&gt;-mula`nin sozu var ve bana "&lt;strong&gt;yenilerin intikami&lt;/strong&gt;" filmini anlatacak sessiz sinemada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-alman pasaportlu kuzen, sessiz sinema oynarken, "&lt;strong&gt;evde tek basina&lt;/strong&gt;" filmini bilemedi. "&lt;strong&gt;evde tek bir bas&lt;/strong&gt;" dedi. lakin, uydurdugum, "&lt;strong&gt;4 nala kosan kafasiz atlilar`in drami&lt;/strong&gt;" filmini basariyla anlatti anneme. sorun su ki, bu filmi 2 extra icerek, 10 dakikada uydurdum, annem 3 extra icmis halde 1bucuk dakikada bildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-her 10 kadindan 9unun turbanli oldugu kutahya`nin tanriya inanma oranini tek basima %240lardadan %60lara kadar dusurdum. tayyip beyin sevilme orani da hakeza oyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-yuzgeri edesiydim hatta edeyazdim amma yuzgeri etmek ne demek bilmiyorum. mula`ya mi sorsam ki? pazen, straples filan, onlari da bilmiyorum. öğrenmek istemediğim ne çok şey var...&lt;br /&gt;-turkce cevirisi yok denilen bertrand russell`in iktidar kitabinin 1985 cem yayinevi baskisi var kutahyadaki evde, sorun şu, o evde kitap okuyan kimseyi görmedim henüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-hangisi yerine hankısı diyen insanlara sinir oluyorum.&lt;br /&gt;-kutahyada yemek yerken bicak kullanmak gibi bir pratik mevcut degil. teorisyeni olmaya da adayım ben.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-5654636658933192213?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/5654636658933192213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=5654636658933192213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5654636658933192213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5654636658933192213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/08/bireysel-kotahya-dusunceleri.html' title='bireysel kötahya dusunceleri'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-2159367507950399585</id><published>2009-08-03T13:01:00.009+03:00</published><updated>2009-11-02T15:00:32.430+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='desirable'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seksi kız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>seksi kızdan anladığımdır</title><content type='html'>hamamböceği nickli cefakar arkadaşımız, blogumuz ilk açıldığı günden beri bizi takip eden yegane insan. bazen, benim dahi okumadığım yazıları (sarhoşken yazıp, anında unuttuğum yazıları -ki hemen tüm yazdıklarım- sabah tekrar okumam ben) bile okuyor sanıyoruz ki. işte ona hem bir teşekkür etmek, hem de önceki yazımda (ve yorumlarda) başladığım işi tamamlamak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eli yüzü düzgün denilebilecek bir erkek olarak, eli yüzü düzgün denilebilecek, türkçeyi basit hatalar yapmadan kullanabilen istisnasız tüm bayanlara seksi olma rehberimi sunuyorum. kadından beklentilerimi sunuyorum.&lt;br /&gt;hangi durumlarda kızlar seksi oluyor, geriye doğru sayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5CCASPER%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CUsers%5CCASPER%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CUsers%5CCASPER%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:1; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;10- &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;her geyik her yerde yapılır&lt;/span&gt;. esprinin yeri gelir &lt;span style="font-style: italic;"&gt;seksist&lt;/span&gt; olursun, yeri gelir &lt;span style="font-style: italic;"&gt;sevici&lt;/span&gt; de olursun. bianet’te haber yazmıyoruz yahu, entry yazıyoruz, blog yazıyoruz. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;per se&lt;/span&gt; olabilirsin, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;gurme&lt;/span&gt;’ye hiç girmiyorum bile. (espriyi anlamayanlara, per se, çok taşaklı bi restoran)&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5CCASPER%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CUsers%5CCASPER%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CUsers%5CCASPER%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:1; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;9- &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yaptığım esprileri açıklamak zorunda bırakmamak&lt;/span&gt;. yani tamam per se’yi bilmeyebilirsin. ben de oray eğinden öğrendim. oray eğinden öğrenilen bir şeyin, gerekli bir şey olma ihtimali çok az. per se deki şarap fiyatları ise abartı fazla.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5CCASPER%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CUsers%5CCASPER%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CUsers%5CCASPER%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:1; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;8- &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;argo, küfür sevmem etmem dememek&lt;/span&gt;. dil, senin için sevgiliyle öpüşmedeki yardımcı elemanlardan birisi olabilir lakin biz etkili iletişim için de kullanıyoruz ara sıra da olsa, o dili. dilde var argo. gayet işlevsel, ağızda şarap tadı gibi arzulanabilir bir tad bırakıyor. hem nazım ne demiş;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;"bütün insanların içinde bizi bulmuş&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;                                    &lt;span style="font-weight: bold;"&gt; 'mına koduğumun&lt;/span&gt; kaderi" (memleketimden insan manzaraları, sf.45)&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;7- &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;benim angarya olarak gördüğüm işlerle uğraşmak&lt;/span&gt;. misal moda; kıyafet alma işini benim yerime yapabilir. güzel şarkıları/albümleri bulup yollayabilir. bunlar güzel şeyler, bunlar artı puan. ben de onun yerine evi silerim. bu, daha kolay gelir kıyafet almaktan.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;6- &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;üşenme değil fakat eylemsizlik durumuna aşina olmak&lt;/span&gt;. şimdi günlerim salonda kitap okumakla, bir şeyler yazmakla geçecek. kalk, şuraya gidelim, dendiğinde "kusura bakma sweety, şu bölümü bitirmem lazım" dediğimde katiyen üşenmiyorumdur. yürümeye, hazırlanmaya üşenmem; fakat dışarısı benim için "tercih edilebilir" bir şey olmuyor genelde.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;5- &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;sözlüğü ve blogu ve word sayfamı hoş karşılamak ve dahi, sözlüğe aşina olmak&lt;/span&gt;. bu mühim. her erkek kendi özeli olsun ister. ben, özelime laf söylenmesin de istiyorum. yani şifreyse şifre, alsın girsin. isterse nickimden sözlükteki kızlara 'yazsın'. ama, "5 saattir sözlüktesin" demesin. bazen 5 saat olur, sonra 5 gün boyunca hiç saat olur. bunlar değişebilir. değişmeyen şey, "zevk aldığım günlük pratiklerimin sorgulanmaması" durumu olmalı. ve "şeref geçen gün çok iğrenç bir insansın" deyince yüzüme bakmasın. anlasın durumu.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;4- bu mühim, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kıskanmamak&lt;/span&gt;. ben, bir yerlerde dediğim gibi ancak şöyle bir durumda kıskanırım. yanımda vidar vardır, "bu vidar yerine keşke o olsaydı yanımda" derim. o da, benimle aynı şeyi düşünmezse kıskanırım. erkeklerle kesişmesi değil de, bir arkadaşıyla diyelim lunaparktayken, tink olsaydı yanımda şimdi, demezse kıskanırım. bunu yaparım işte. karşılığında da, böyle bir kıskançlık beklerim.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;3- &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ben yemek yaparken arkamdan sessizce gelip, belime sarılması&lt;/span&gt;. dünyanın en tatlı sevgilisi kimdir derseniz, işte bu. "bırak yemeği benimle ilgilen" derse de, yemeği yeme de kızın yanında yat yani. (özelden genele geçersek, sürpriz dediğim şey, gidip de bana bir kitap alması değil, "yaratıcı" şekilde uğraştığım bir şeyde beni teşvik etmesi olsun. yemektir, yazmaktır filandırfalandır gibi şeylerde)&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;2- &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;en  sevdiği türk yazarlar sırasıyla, atay, tanpınar, pamuk, anar olsun.&lt;/span&gt; bu da mühim. birbirimizi anlamamız lazım. koklaşarak da anlaşılınabilir ama ben kitabı, filmi filan tercih ederim anlaşma aracı olarak. aslında kitap okuyup okumaması da umrumda değil. bunları okusun, sevsin yeter.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;1- &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kitabı kendine değil bana da okusun&lt;/span&gt;. işte, dünyanın en seksi kızı! ingilizceden lolita okuyan bir kız için dünyaları verebilirim. aslında vermeyebilirim de, o isterse veririm; dünyalar mesele değil. hatta türkçe'den okusa da olur. hatta, "hanimiş de canımcım" diye okumak zorunda da değil. karşılıklı uzanalım ve farklı farklı kitaplar okuyalım. dursun, "dinle dinle, çok güzel" desin birden.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;"Hayat için besin neyse, sen de osun aklıma,&lt;br /&gt;Toprağıma yağan yağmursun tatlı tatlı,&lt;br /&gt;Öyle kaçtı ki rahatım sende bulduğum huzurla,&lt;br /&gt;Servetiyle barışmayan bir cimriyim tıpkı,&lt;br /&gt;Bir an sevinç duyarken korkuyorum sonra hemen&lt;br /&gt;Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi (...)" desin gülümseyerek.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;natalie portman palavra, işte bu kızdır dünyadaki en seksi kız.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;****&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;burada saydığım 10 maddeden 4ün üstüne çıkanlarla arkadaş olabilirim. 7nin üstüne çıkanlarla tanışmak kaynaşmak ve çıkmak isterim. hele elbise de giyerlerse evlenebilirim bile, o derece.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;(yazıda geyik yaptığım sanılmasın, tüm dediğim şeyler, hemen hemen tamamen doğru. yani seksi olmak için, "az yağlı olsun, saçları kıvırcık olsun, gözleri mavi olsun, esmer olsun," gibi zırtapoz şeyler gerekmiyor benim için.)&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-2159367507950399585?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/2159367507950399585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=2159367507950399585' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2159367507950399585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2159367507950399585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/08/seksi-kzdan-anladgmdr.html' title='seksi kızdan anladığımdır'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8534343837928996156</id><published>2009-08-02T12:19:00.010+03:00</published><updated>2009-11-02T15:00:34.444+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>askılı, mini elbise veya kavatlığın resmileşme süreci</title><content type='html'>kız dediğin elbise giyer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazıyı bu tek ve doğru cümle ile de bitirebilirdim. ama size kurduğum aktivist örgütün propagandasını yapmak istiyorum biraz olsun.&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kad&lt;/span&gt;ınlara &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;el&lt;/span&gt;bise, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;pa&lt;/span&gt;ntolonlar &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ko&lt;/span&gt;dese" (kısaca &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kadelpako&lt;/span&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STK'mızın kuruluşundan bahsedersek; harry potter ve melez prens filmini izlemek için gittiğim büyülüfener sinemasında, yeşilli sarılı, diz hizasında elbise giyen aşırı tatlı bir kız görmem ve kızın robert musil okuduğunu fark etmem ile aşık olmam;  kadelpako'nun kurulmasını gündeme getirdi. çünkü kız, sinemaya tek başına gelmiş, arkadaki love seat'e yayılmıştı. merhaba diyemedim, ben biriyle gelmiştim filme. (rahatsızca, bir love seat'de uzak uzak oturuyorduk birbirimize.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vizyon ve misyon şu; sokakta orada burada, güzel insanlar, güzel kıyafetler görmek istiyoruz. bir kadının da, içinde 'güzel' olabildiği pantolon, henüz üretilemedi. capri desen iğrenç bişi. amelie'yle birlikte arşivin tozlu raflarına atın gitsin. kurtulalım ikinsinden de.&lt;br /&gt;elbise öyle değil, elbise can, elbise en güzel bi şey. kâh bir karne hediyesi bisiklet sevinci yaratıyor insanda, kâh bir feel good filmini daha izleyip, feeling good olma sevinci yaşatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img.skitch.com/20090802-8h5nqtrpdpu4q7ttua8x4mdwt2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 328px; height: 493px;" src="http://img.skitch.com/20090802-8h5nqtrpdpu4q7ttua8x4mdwt2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ciddi söylüyorum. böyle çimde, dağda mangal yapalım dendiğinde; bu giysinin hafif daha yalın versiyonunu giyecek kıza aşık olmayacak erkek yok dünyada, allah sizi inandırsın.&lt;br /&gt;itörnıl sanşayndaki kate winslet'in niye öyle çok sevildiğini sanıyorsunuz? zira cıvıl cıvıl. en huysuz, aksi olduğu zamanda bile, saçından, kıyafetinden yaşama isteği akıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işin kıskanma boyutu da var. oradan buradan kulağımıza geliyor. birtakım erkekler varmış, "ben, sevgilime etek, elbise giydirmem" diyormuş. ben giydiririm yahu. hatta öyle bir giydiririm ki, aynı, son zamanlarda yaptığım gibi, buluşacağım kızlara, "pantolon giyersen, bir anda acil bir işim çıkabilir ve eve dönmek zorunda kalabilirim" diyerek, zorlamayla giydiririm. (son 10 günde; 3 kişiden 2sini "imana" getirebildim bu sayede.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şahsen, kız arkadaşımın da gayet, mini etek, dar elbise filan giymesini tercih ederim, hatta isterim de. sözlükteki, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;erkeği seksi yapan unsurlar&lt;/span&gt; başlığındaki her 10 entry'den 8ü, cevap olarak "kıskanması" dese de, kıskanmam abi. zaten istesem de kıskanamam sanırım amma, kıskanmam da zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;dozunda kıskançlık&lt;/span&gt; diyorlar bir de. kıskançlığın dozajı mı olur? "diz üzeri 2 santime kadar tamam, 1 karıştan sonra kıskanırım" mıdır bunu dozajı? doz aşımından, overdose'dan intihar edilebiliyor mu?&lt;br /&gt;ve lakin, "şöyle güzel bir günü niye benimle değil de x'le geçirdi" diye, pozitif bir kıskançlık dışında, tüm kıskançlık biçimlerini primitif buluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet, ben seksi değilim. ama elbise giyen kızlar -hele musil de okuyorlarsa- çok seksi oluyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaderimiz, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;kadelpako&lt;/span&gt;'ya bağlı. tüm estetik meraklıları, birleşsin! zira düşük belli dar pantolonlardan başka -estetik anlamda- kaybedeceğimiz bir göz zevkimiz yok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8534343837928996156?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8534343837928996156/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8534343837928996156' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8534343837928996156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8534343837928996156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/08/askl-mini-elbise-veya-kavatlgn.html' title='askılı, mini elbise veya kavatlığın resmileşme süreci'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6178239456644898221</id><published>2009-07-23T00:50:00.007+03:00</published><updated>2009-07-23T02:07:38.293+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat sorunları'/><title type='text'>Güneş gözlüklü kızların hepsine 1 kilo Lay's baharatlı yedirelim.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.fritolay.com.tr/uploads/products_p/20080125182606.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 309px; height: 372px;" src="http://www.fritolay.com.tr/uploads/products_p/20080125182606.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer çok uzatmadan iki konuya değineceğim. Ya abicim bu üstteki cipsi kim yapıyor? Tanıdık falansa bi arayın. Ulan kendisi yediğinde hiç damağına yapışmıyor mu? Yok sadece bana yapışıyorsa bi doktora falan gideceğim. Hiç bir cips yapmıyor bunun bana yaptığını, eziyet bildiğin. Şimdi ben hayvan gibi cips yiyen bir insanım. Tanıyanlar bilir; iki elim ve tüm beynimle cipse odaklanırım. Ama bu gerizekalı lays baharatlının tadı ne kadar güzel olursa olsun yapışıyor kardeşim ağzıma, damağıma!(Güzelliğinin de bir anlamı kalmıyor, evet bildiniz bingo!) Parmağı ağza sokup sol arka, sağ arka köşeden o yapışmış cipsleri çıkartmak zorunda kalıyorsun. İğrenç bir şey! Adam gibi cips yapın lan! Lays klasikte falan da aynı sorun var ama en büyük sorun baharatlısında. 2 milyonluk tüm cipsi kendiniz yiyip hiç ağzınıza parmak atmazsanız bildiğin dağ oluşuyor, ağız kapanmıyor. 10-12 parçadan sonra parmak atıp, temizlemelisiniz. Sonra o salya içindeki ellerle bir daha cips alıp, yeniden yiyorsunuz. İğrenç bir döngü bu! Bu da iğrenç bir yazı zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.seraplamoda.com/wp-content/uploads/2009/03/ralph_lauren_gozluk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 316px; height: 372px;" src="http://www.seraplamoda.com/wp-content/uploads/2009/03/ralph_lauren_gozluk.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Allah belanızı versin güneş gözlüklü kızlar! Adam gibi bakamaz olduk götünüze, göğsünüze! Yok kızmamın sebebi "yaaa beni kesiyorlar mı kesmiyorlar mı" değil! Zira bir kızın beni süzüp süzmediğini anlayamıyorum. Tek korkum birine böyle dik dik bakarken, üstüme doğru gelip çat diye tokatı vurması. Oysa ki gözlük olmasa ben öyle baksam, o da bana baktığında kafamı çevirsem. Şimdi kadının kafa bana dönük ama bana mı bakıyor bakmıyor mu belli değil. Ben de alıcam bir gözlük en ücra köşelerinize bakıcam. Göreceksiniz o zaman karşındaki insanın güneş gözlüklü olmasının ne olduğunu. Üstüme doğru gelip nereye bakıyorsun kardeşim dediğinizde size bakmıyorum hanfendi yanlış anlamışsınız diyeceğim hem de bu sırada tam göğüslerinize bakıcam nihahaha! Ayrıca siz hiç renkli gözlü olupta güneş gözlüğü takan kız gördünüz mü? Ben görmedim! Hep bu kıytırık kahverengi göze sahip kızlar takıyor! Bir esrar yaratalım da erkekler hangi renk gözümüz olduğunu bilmesinler diye ama buradan sizlere sesleniyorum: Biliyoruz ki hepiniz kahverengi gözlüsünüz . Hatta kim bilir belki de şaşısınız yoksa niye güneş gözlüğü takasınız? Yemeyin lam beni güneş rahatsız ediyor falan diye...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6178239456644898221?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6178239456644898221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6178239456644898221' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6178239456644898221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6178239456644898221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/gunes-gozluklu-kzlarn-hepsine-zorunlu-1.html' title='Güneş gözlüklü kızların hepsine 1 kilo Lay&apos;s baharatlı yedirelim.'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-5722967230750799769</id><published>2009-07-21T18:28:00.005+03:00</published><updated>2009-07-21T19:14:04.615+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mesela yani.'/><title type='text'>İmam Osurursa Cemaat Sıçar</title><content type='html'>İki hafta kadar önce kardeşimle babama kahvaltıya gittik. Evi çok viran haldeydi, sırf mutfak tezgahında 32 tane böcek vardı, ıyk, varın siz düşünün gerisini.. Ön balkona böcek, toz, sigara külü vb.'den arındırdığımız bardakları götürdük. O manzaradan sonra bırakın o baradağa konan kahveyi içmeyi, üç gün yemek yiyemedim ben. Üç bardak, üç çatal ve üç boş tabağın durduğu masamızda yiyecek ya da içecek hiçbir şey yoktu, dolapta sadece tarihi geçmiş Voltaren bulunmaktaydı, onu yiyesi değildik. Masayı gören babam bu ne be dercesine burun kıvırdı, babam her şeyin suçunu hep dış dünyada arar, içe bakmayı hiç bilmediği gibi fünuna ereceğine de inanmıyorum. "Terasa hazırlasaydın Mula'cım keşke" dedi bana acıyan- küçümseyen bir tavırla. Sınırlarımı aşıyordu. Sokak kapısının açık kısmından terasa baktım, bir zamanların çiçek formasyonu psödomakileşmiş, kısaca canavar olmuştu. Babam, hala, bildiğim her şeyi alt üst ediyordu. Karadenizde tahrip olan ağaç tanımı, marmarada bakılmayan çiçek formasyonundan çok daha sevimliydi. Gene de sustum, tek şey demeden antika sandalyelerimize oturdum. oralı olmadığımı fark edince o da oturdu, sandalyenin koltuğu çıkmıştı, mahalle marangozuna yaptırıp satmalıydı bu sandaleyeleri. Ama neysedir neyse ben buraya babama kızıp susmaya gelmemiştim, ona iyi davranıp para almalıydım.&lt;br /&gt;"Baba, param yok, yicek giycek hiçbir şeyim yok, annemle de aram yok, züğürtlükten derim karnıma yapışacak egom da olmasa."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzüme bakıp güldü. "Varlık içinde yokluk çekiyorsunuz Mula, gel benle yaşa, bitsin burda." Kardeşimse elinde lolipop Erkiy Koray'ın Deli Kadın parçasını babama yorumluyordu. "Deli adam, hiç sen beni anlamadın, sopa mopa kâr etmiyor taş kafana, öldüm desen yalan, kaldım desen yalan, hepsi yalan.." Bak şu çocuk kadar olamıyorsun Mula, sana da lolipop alsam susar mısın? Ağzım açık kalmıştı, kardeşimin dediklerini duymamıştı hiç, kendi dünyasındaydı o! Duymuyordu bizi. Ne diyecektim bu adama ben şimdi, "Senin iflasın yüzünden duş jelimi Marks and Spencer'dan bile alamaz oldum. Zamanında sadaka diye vermediğin parayı bana harçlık olsun diye veriyorsun, babanemin yanına gidiyorum ama o gündüz arkadaşlarında, gece kumar oynuyor, ahaha, gece gündüz arkadaşlarıyla ve benim isteklerimi zerre umursamıyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babam beni duymuyordu, ben de onu duymayacaktım. Evdeki antikaları yavaş yavaş elden çıkarmaya başlamanın vakti gelmişti. Üniversite için filan gerekmesini önemsemedim. Yavaş adımlarla salona gidip vitrinde duran Bilmemne Padişahından, 200 yıllık tabağı sinsice aldım. Fizz yerine Atlas'tan al artık elbiselerini diyen babama da, Paşabahçe tabakları izle deme hakkını görüyordum kendimde. Ben babamın kızıydım ne de olsa her şeyden önce.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-5722967230750799769?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/5722967230750799769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=5722967230750799769' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5722967230750799769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5722967230750799769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/imam-osurursa-cemaat-scar.html' title='İmam Osurursa Cemaat Sıçar'/><author><name>'Mula</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SlslhuxNLNI/AAAAAAAAA3o/7HhIcoHZICQ/S220/Cookie_by_analgesic.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-3490733995415070355</id><published>2009-07-18T10:47:00.007+03:00</published><updated>2009-07-18T10:53:09.280+03:00</updated><title type='text'>eski savaşlarda bayrak taşıyan adam üzerine</title><content type='html'>&lt;h4&gt;ortaçağda filan filmlerde de görürüz, koca bi ordu akın ederken önlere doğru atlı bir adam sadece bayrak taşır. diğerleri kocaman kılıçları kuşanmışken bu sanki etrafında görülmez bir kalkan varmış gibi onlarla birlikte gazı alıp bayrağıyla hücum eder. bayrak bi şekilde ordunun iyi savaşmasını ve gaza gelmesini sağlarken bu adamların günahı nedir. önden atılan yem gibi koştururlar, kamikaze, hedef tahtası tam. ben karşı ordudan olsam önce bu ibnelere gıcık kaparım onu indirmeye oynarım zaten. he bu adamlarında bi ufak kılıcı vardır kenarda köşede tabi ama adam bayrağı mı tutsun kılıcı mı çeksin, napsın düşman üzerine gelirken. oysaki atın semerinin yanına bi sistem yapıverin, bayrak oraya oturtulsun, savaşçımızda elinde bayrak kaygısı olmadan kılıcıyla savaşsın en azından eli kolu bağlanmasın orduya +1 olsun. ama ortaçağ işte, tam o kafa yani biri bayrak tutacak gerekirse ölecek, bayrak taşınsın yeterki.&lt;/h4&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SmF-toEzSZI/AAAAAAAAAIg/f7ss8X7ovRk/s1600-h/Kingdom_of_Hungary_against_Moldovans_flag_in_battle.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 439px; height: 227px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SmF-toEzSZI/AAAAAAAAAIg/f7ss8X7ovRk/s400/Kingdom_of_Hungary_against_Moldovans_flag_in_battle.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359704353864370578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;h4&gt;sağdaki bayrak adamımızın belinde bi mızrak varken soldaki o kadar şanslı değil. sadece bayrak elde izliyor olayı. bi ok filan gelse apaçık hedef.&lt;/h4&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-3490733995415070355?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/3490733995415070355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=3490733995415070355' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3490733995415070355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/3490733995415070355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/eski-savaslarda-bayrak-tasyan-adam.html' title='eski savaşlarda bayrak taşıyan adam üzerine'/><author><name>trevor reznik</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://4.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SyGIljLmo4I/AAAAAAAAAVs/0areNT6Brl8/S220/adam.PNG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SmF-toEzSZI/AAAAAAAAAIg/f7ss8X7ovRk/s72-c/Kingdom_of_Hungary_against_Moldovans_flag_in_battle.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-4901278137236423077</id><published>2009-07-18T06:13:00.005+03:00</published><updated>2009-07-18T06:29:15.456+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='canım kokoreç çekti ne yapayım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ne yazdığını bilmemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kaka'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıcak hava dalgası'/><title type='text'>vat iz lav?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.vikitr.org/wp-content/uploads/2009/02/kalp_e52.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 404px; height: 504px;" src="http://www.vikitr.org/wp-content/uploads/2009/02/kalp_e52.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmek nedir ben bilmiyorum? Yani aha şu diye tanım yapabilecek varsa lütfen buyursun, çekinmesin. Evet, sevmek zor diyorum ama neyi sevmek zor? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımızda bir sürü sevdiğimiz şey var: kitap okumak, müzik dinlemek, film izlemek, kokoreç yemek, alkol tüketmek, tuvalet yapmak (ne kibarım eheh), ders çalışmak (bunu seven var!), sevmenin verdiği duyguyu sevmek, vs. vs. listeyi çok uzatabilirim. Bunları hoşumuza gittiği için seviyoruz. İlk aklıma gelen soru bu hoşa gitmeyi ne belirliyor? Beynim kendi diktatörlüğünü mü kurdu? Benim haberim olmadan seviyor ve o yönde ilerletiyor. Tüm bunlara cevap bulmasam da olur, ki bulamam o ayrı. İnsan sevmek nasıl bir olaydır onu daha da kafam almıyor. Seviyorum diyorsun da neyi be adam ve ya kadın diye sorulmalı. Mantıklı cevap alamayınca da yanından döverek uzaklaştırılmalı. Bunları belirleyen merci istiyorum. Böyle saldım çayıra mevlâm kayıra olmuyor (şapka kalktı ama ben inadına kullanıyorum). Ne yapıyoruz yahu biz? &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.skyturkonline.com/images/20051005/kokorec.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 368px; height: 188px;" src="http://www.skyturkonline.com/images/20051005/kokorec.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Böyle çocuk sıkılmasın diye eline oyuncak verilir ve ya ağzına emzik takılır ya da her neyse işte, aynı o şekilde biz de bir şeyleri bekliyoruz, arada ki oyuncağımızda bunlar oluyor. Yaşa, sev, gül, iç, vs. Ölmeyi bekliyoruz vallah billah gerisi yalan. ‘Lan bunu diyorsun da ne yapalım yaşamayalım mı düdük?’ diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Yaşa tabi yahu. İzin veriyorum bak,  ben de yaşıyorum. Godot’ u Beklerken diye yutturdular bize, bekliyoruz bakalım. Geleceği varsa göreceği de var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse konuyu çok dağıttım. Sevmek dedim, ölümlere girdim bilmem ne. Esas sorum tanımlayamadığımız bir şey nasıl zor? Ben hiç kokoreçi sevmeyi zor bulan görmedim. İşin içine insan girince neden bu kadar kasılıyoruz? Zor ne demek? Kolayın zıttı demeyin tokatlarım bak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence zor diye amaçsızlığın üstü kapatılmış. Vallah billah amaç yok. Üreyeceksin o kadar, hayvandan bir farkın olmadan. Zaten bir farkın yok o da ayrı. Sen kendini kandır bakalım: ‘Düşünen hayvanım ben, tabi ki farkım var. Sen hiç bilmem ne yapan hayvan gördün mü?’. Ulan görmedim de temel de hayvansın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, hiçbir şey vermeyen bir yazıyla daha size veda ediyorum. Beğenmediysen bana ne! Öyle yazdım. Ben bile beğenmedim ama maksat blog dolsun ahah. Neyse 3hürel – Bir sevmek bin defa ölmek demekmiş şarkısıyla siz değerli okurlara veda ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Zrv4bhPD3sM/RpS16JVgMzI/AAAAAAAAA6o/iUUGkxAw59o/s400/Animal-Funny-0004.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Zrv4bhPD3sM/RpS16JVgMzI/AAAAAAAAA6o/iUUGkxAw59o/s400/Animal-Funny-0004.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-4901278137236423077?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/4901278137236423077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=4901278137236423077' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4901278137236423077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4901278137236423077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/vat-iz-lav.html' title='vat iz lav?'/><author><name>tanin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00292297449408389854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Zrv4bhPD3sM/RpS16JVgMzI/AAAAAAAAA6o/iUUGkxAw59o/s72-c/Animal-Funny-0004.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-27036798504152825</id><published>2009-07-18T00:52:00.010+03:00</published><updated>2009-07-18T03:08:06.776+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hazar&apos;a sıkıntıdan bok atmak eğlencesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boş beleş adam Hazar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünyanın en tatlı balıklarını yarın görecek olmamın heyecanı'/><title type='text'>Cemiyette Pişiyoruz</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SmDy6K6arZI/AAAAAAAAA5E/WWX-Mv8l1YA/s1600-h/Photo-0791.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SmDy6K6arZI/AAAAAAAAA5E/WWX-Mv8l1YA/s320/Photo-0791.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359550637746597266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SmDy6K6arZI/AAAAAAAAA5E/WWX-Mv8l1YA/s1600-h/Photo-0791.jpg"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SmD3GOE_3nI/AAAAAAAAA5U/ynkxfVbJeX8/s1600-h/SDC11794.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SmD3GOE_3nI/AAAAAAAAA5U/ynkxfVbJeX8/s320/SDC11794.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359555242801225330" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SmDyx_kixRI/AAAAAAAAA48/9VbDkZyw6QE/s1600-h/19682965.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SmDyx_kixRI/AAAAAAAAA48/9VbDkZyw6QE/s320/19682965.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359550497263109394" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SmDyryOlTwI/AAAAAAAAA40/O-GsfphY7hY/s1600-h/hez.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 282px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SmDyryOlTwI/AAAAAAAAA40/O-GsfphY7hY/s320/hez.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359550390602125058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Bed and Breakfastman ve ben. Evet boka benzeriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda çok içer olduk, bir de duvarlara yazı yazıyoruz. Kaymakam Reşat Bey Sokağı bizden sorulur, ahah. Gerçi son on yılın en harbi sıçan adamı yüzünden köşemizden edildik amma, ossun. Yeni yerimizin masası bilem var, vallahi bir gitti bin geldi hesabı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisinin bir an önce diplomasının hakkını verip, hayat adamı olarak işe başlayıp bir burjuva olarak yanıma gelmesini bekliyorum. İşe girince de en az üç konser bileti isterim, parayı bulunca bizi unutursan gözlerinden oyacağımı ayrıcana bildiririm. Bakmayın diploması olduğuna, çocuktan tek farkı alkol içebilme kapasitesidir bu herifin. Bu kadar bok atmak yeter yahu. Hayır yarın yemek vermeyecek bana, aç kalıcam o olcak. Balıklarını pişirir yerim ben de, hiç acımam, caniyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-27036798504152825?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/27036798504152825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=27036798504152825' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/27036798504152825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/27036798504152825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/cemiyette-pisiyoruz_18.html' title='Cemiyette Pişiyoruz'/><author><name>'Mula</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SlslhuxNLNI/AAAAAAAAA3o/7HhIcoHZICQ/S220/Cookie_by_analgesic.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SmDy6K6arZI/AAAAAAAAA5E/WWX-Mv8l1YA/s72-c/Photo-0791.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-5064116766343705955</id><published>2009-07-17T01:55:00.003+03:00</published><updated>2009-07-17T03:05:57.882+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Camper'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anlamsız İnsanlar Silsilesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bu Aralar Gerginim'/><title type='text'>She Wants Revenge, yok deve.</title><content type='html'>Size geçenlerde yaşadığım, ama türevleriyle sık sık rastlaştığım bir olaydan bahsetmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Topuklu ayakkap almaya karar vermiş idim. Evet, hiçbiriniz beni tanımadığından bu kararın ne biçim bir absürdlük olduğunu bilemez, ama şimdi bunları yazarken bile krize girdim. Çünkü halis mulis ben Mula, hiç kız çocuğu gibi olmadım. Netekim kızlarla da anlaşamıyordum bu sebepten ötürü baya bir büyüyene kadar. (Hayır iki ay evvel 16 oldun diye ne bu ayak anlamıyorum kızıam.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne ise, arkadaşla bir şeyler içmek üzre Taksim'de buluştuk. Rutin tıkınma işlemine nail olduktan sonra ise hiçhiç yapmadığım ve korkunç sevmediğim bir şeyi önerdim. (Kız da şaşırdı zaten, ne öhöhö dumurum ifadesi filan..) "Hadi biraz mağaza gezelim." Sırayla tüm ayakkapçılara girdik. Şimdi ben biraz (Yuh be biraz mı!) büyük numaralı ayaklara sahip olduğumdan, beğendiğim bissürü model olmadı. İnci, Nursace, Elle derken birbir tükettik mağazalarımızı ve ben de ac-cayip sıkıldım. Ya bir de sevdiğim markalar vardı benim küçükken, onlara bakar başka mağaza tanımazdım. Yeni nesil ne kadar kraktersiz lan böyle, ne bulsa, nerde indirim görse atlıyor. Sonra arkadaş iyice kaptırdı kendini. Bir Lcw'deydik, sonra te Tünel yapalım dedi, baktım ki Bershka'dayız. Başım dönmeye başlamıştı. Her yerde aynı cıvık tezgahtarlar, nasıl yardımcı olurumlar, yorulmuştum. Derken o küççücük ama içinde yatılası dükkanın önünden geçtik: Camper!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Camper diyince akan sular durur evvela, çok seviyom çünkü. İki sandaletimsi modeli var bu sezon, hep aklımdaydı ama alamamıştım. Ve ve ve, sıkı durun, Camper'de 41 numara var! Gözlerimiz yaşarıyoour. İstediğim modeli, düz siyah bir şey. Dünya üstündeki en sempatik varlık olabilir. Ayrıca indirimdeymiş, 150 lira idi. Ya Camper'de indirim hakkaten oluyormuş, ben genelde indirim sezonu filan bilmediğimden, yani ayakkap eskir giderim alırım. Öyle indirim filan, ohoo. Neyse, içim bi burkulur oldu tabii, lan dedim benim aldıklarıma da oldu mu bu indirim ama onların fiyatları aynıydı, derin nefes verizlemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayakkap'ı denedim, harbi harikaydı. Ama bir sorun vardı; paramın olmaması.&lt;br /&gt;Cep harçlığım olarak 30 liram vardı, bir de yüz lira öyle duruzluyordu cüzdanda. Birden herkes bana bakmaya başladı ama. Ter basmıştı, ayakkap'ı çıkarıp gitme düşüncesi beni delirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kredi kartı zaten almış başını gidiyor, sırf bu aptal rezil oldum düşüncesiyle alsam annem beni vurur. Bankamatikte ise para yok diye biliyordum. Acaba var mıdır ki diye düşünürken adam verin ben bakayım var mı diye telkinledi beni. Ama varsa da sakattı. Eve yeni bir çift ayakkapla gidiyorum; markası da Camper. Annem ne dicek. Lan kaltak ile başlayan ve bitmek bilmeyen cümlelerini nasıl çekerim. Ya da babamdan bankamatikli olduğumu öğrenince daha nasıl ondan da para alırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyruğumu kıçıma kıstırıp gittim mekandan. O an çok koydu bana ama, şimdi düşünüyorum da; kafam girsin Camper'e de çalışanına da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resmen ezdiler bitirdiler lan beni. Hayır sen kimsin ve nedir bu megalomanyakça düşüncelerin arkadaşım. Kimseyi ezdiğim yok inanın ama, askeri ücretle çalışıp üç vesayit değiştirerek oraya gelen birinin sizi bu şekilde küçümsemesi de katlanılabilir bir olay değil. Fakat bir değil iki değil, bunu çok çok sık yapıyorlar. Özsüt'te de yaşamıştım bunu. Hesap beklediğimizin üç misli gelince neden böyle olduğunu sormuş biraz kızmıştık. Arkamızdan birkaç tip baya sırıttı, hayır ben sana sırıtıyor muyum, hiç. Boş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-5064116766343705955?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/5064116766343705955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=5064116766343705955' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5064116766343705955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5064116766343705955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/she-wants-revenge-yok-deve.html' title='She Wants Revenge, yok deve.'/><author><name>'Mula</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SlslhuxNLNI/AAAAAAAAA3o/7HhIcoHZICQ/S220/Cookie_by_analgesic.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6858671209644810363</id><published>2009-07-14T11:27:00.015+03:00</published><updated>2009-11-02T15:00:41.142+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pelit banu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bu bir sevgi olayı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ateyis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inanılmaz boşluk'/><title type='text'>ateyisler yarışıyor.</title><content type='html'>&lt;span style=";font-family:arial;font-size:100%;"  &gt;kanal t, proğğram yapıyormuş, tövbekârlar yarışıyor diye.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;şerefsizim aklıma gelmişti&lt;/span&gt; demeyeceğim, zira bir süredir hali hazırda yapmakta olduğum yarışmanın ismiydi &lt;span style="font-style: italic;"&gt;ateyisler yarışıyor&lt;/span&gt; (ya da töbvekar, her ne naneyse).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://images.habervitrini.com/haber_resim/sisi_seyhan_soylu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 250px; height: 250px;" src="http://images.habervitrini.com/haber_resim/sisi_seyhan_soylu.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;araba kullanmayı sevmiyorum, veyahut, '&lt;span style="font-style: italic;"&gt;araba kullanmada kendimi yetenekli hissetmiyorum&lt;/span&gt;!'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lakin benim; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;güzel&lt;/span&gt; kızlarımızın dediği her şeye inanma, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;çok güzel&lt;/span&gt; kızlarımızın dediklerini de yaşam tarzım haline getirme gibi bir eğilimim/mottom var. pelin batu ablamız var, pek bi çevreci filan. işte o diyorsa ki: "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;doğa elden gidiyor&lt;/span&gt;," o doğa, muhakkak, elden avuçtan gidiyordur. peki doğa için ne yapılmalı? araba yerine toplu taşıma araçlarını tercih etmeli filan falan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi bu düşünce sistematiği içinde 3 senedir ehliyetim olmasına rağmen arabaya elimi sürmezdim. ve fakat, havalar &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;42&lt;/span&gt; derece olunca, "eeaah, doğanın da, çevrenin de..." diye başlayan nahoş bir cümle kurdum ve babama kaşgöz yapıp söför koltuğuna oturdum en nihayetinde.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://battlebunny.files.wordpress.com/2009/03/atheist-sign1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 290px; height: 238px;" src="http://battlebunny.files.wordpress.com/2009/03/atheist-sign1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:arial;font-size:100%;"  &gt;ilginçtir, etrafımdaki insanların yüzde 80i ateyis `&lt;span style="font-style: italic;"&gt;that is, tanrının olmadığına inanmaya &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;meyilli agnostik&lt;/span&gt;`, yüzde 15i deist.&lt;br /&gt;"gel abi gel, biner gideriz on dakikada," diyorum ve cool tavrım onları iyi bir şöför olduğuma ikna ediyor. fakat, daha 1km gitmeden, eller yukarılara doğru açık şekilde, yavaşça yükselen bir sesle, yalan yanlış telaffuz ettikleri arapçadan bir şeyler mırıldandıklarını duyuyorum.&lt;br /&gt;o derece ki, bir arkadaşım dua bilmediği için, "tanrııım, yüce isa" filan demeye başladı.&lt;br /&gt;diğer birinde panik atak varmış, yolun ortasında durdurdu ve indi. abi, buralardan minibüs geçmez, diyorum. olsun, yürürüz, diyor. abi, nereden baksan 4km çeker şehir, diyorum. türkiye'de &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:arial;font-size:100%;"  &gt;kampüsler dışında&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:arial;font-size:100%;"  &gt; otostop çekilmez, adamlar seni ormana atar, sonrası allah kerim, diyorum. amma adam dinlemiyor ve arabadan koşarak uzaklaşıyor.&lt;br /&gt;ablam, misal, "tink'cim, gaz pedalını o kadar çok seviyorsun ki, söküp akşam yastığının altına koyayım. bikaç gün hasret gider, belki o şekilde bir düzelme gözlenebilir sende" diyor, ama nedense kendisi de pek inanmadan söylüyor bunları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık ben önlemimi aldım. arabaya binmeden önce, "kaç dua biliyorsun" diyorum. aslında diyorum değil, diyor&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;d&lt;/span&gt;um, ta ki biri, "4 tane biliyorum, 3 kuluvallah 1 elem" diyene kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;araba, bana bu dramatik anı da yaşattı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse,&lt;br /&gt;şimdiye kadarki bilançom ise, 3 kişiyi islama birini de budizme kazandırdım. zamanı gelince onları arabama toplayıp uçurumdan atlayacağım ki, ödülleri olan tanrılarının maaabedlerine bir an evvel kavuşabilsinler. yarışma başında hac, hindistan dediysek, ki dedik,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style=";font-family:arial;font-size:100%;"  &gt;söz sözdür..&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PEXSM0sC-Zg/SX4giKZLy3I/AAAAAAAAAAs/tHOPPadCgFo/s320/atheist+bus_private+eye.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 333px; height: 295px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PEXSM0sC-Zg/SX4giKZLy3I/AAAAAAAAAAs/tHOPPadCgFo/s320/atheist+bus_private+eye.bmp" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://scienceblogs.com/pharyngula/2008/03/07/Reward_of_the_Atheist.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 216px; height: 216px;" src="http://scienceblogs.com/pharyngula/2008/03/07/Reward_of_the_Atheist.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6858671209644810363?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6858671209644810363/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6858671209644810363' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6858671209644810363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6858671209644810363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/ateyisler-yarsyor.html' title='ateyisler yarışıyor.'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PEXSM0sC-Zg/SX4giKZLy3I/AAAAAAAAAAs/tHOPPadCgFo/s72-c/atheist+bus_private+eye.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8704668873571214950</id><published>2009-07-13T21:18:00.004+03:00</published><updated>2009-07-13T21:52:10.669+03:00</updated><title type='text'>PMS</title><content type='html'>Şimdi aramızda kadın var mı yok mu bilmiyorum. Ama değineceğim şey aslında hem kadınlar için hem de erkekler için bir problem. 7 yıldır neden babam bana bir y kromozomu vermedi de erkek olmadım diye her ay bir kere mutlaka ağlarım. Hatta bir kere babamı arayıp bağırmışlığım da var bir karın ağrısı tramvasında. Neyse işte bu regl denilen meret saadece bi haftalık bi'şey olup kalmıyor da, öncesi var bi de bu olayın. PMS diyoruz biz buna kısaca, uzuncası pre-menstrual sendrom. Bir hafta boyunca hayatı hem bize, hem de yanımızda bulunma talihsizliğinde bulunan erkeğe zehir eder. Olup olmaz şeyleri kafaya takmaya sebep olduğu gibi ufacık tefecik içi dolu turşucukları da büyütüp kocaman yapıp er kişinin başından aşağı dökmeye neden olur. Ben daha fazla konuşmayayım da size süper hüper bir videoyla açıklayayım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-2549a084ca549853" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v11.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D2549a084ca549853%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331141622%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D57C7F51ACE0AC71989D777652A161FE1E5FA5267.756E028BB75B4914F5FB5F8E97B0793BA556D8EE%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D2549a084ca549853%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D9aIFJH-YECf0BX2mPigCtMfo2jw&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v11.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D2549a084ca549853%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331141622%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D57C7F51ACE0AC71989D777652A161FE1E5FA5267.756E028BB75B4914F5FB5F8E97B0793BA556D8EE%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D2549a084ca549853%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D9aIFJH-YECf0BX2mPigCtMfo2jw&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8704668873571214950?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=2549a084ca549853&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8704668873571214950/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8704668873571214950' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8704668873571214950'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8704668873571214950'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/pms.html' title='PMS'/><author><name>snuffleupagus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://static.last.fm/avatar/ca612adb4ee63dbe0e21e07b0397c850.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-4449780512644435425</id><published>2009-07-10T05:05:00.006+03:00</published><updated>2009-07-10T05:24:12.238+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reha Muhtar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rakı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='döner'/><title type='text'>Alıştık artık</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.yeniresim.com/data/media/17/www.yeniresim.com_-_Hayvan_Resimleri_-_Narkotik_Polis_Kpei.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 275px; height: 390px;" src="http://www.yeniresim.com/data/media/17/www.yeniresim.com_-_Hayvan_Resimleri_-_Narkotik_Polis_Kpei.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;‘Bu millet salak abi’ cümlesini herkes duymuştur. Zamanında ben de kullanmışımdır. Fakat bu bazı şeyleri aydınlatmak ya da anlamak için yeterli mi? Bence değil. Derseniz ki: ‘Peki ne yapacağız ve ya yapmalıyız?’ ben de bilmiyorum. Zaten bir şey yapmak istemiyorum. Yaşadığım birkaç olayı sizlerle paylaşmak istiyorum sayın seyirciler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ev sahibime ziyarete gidiyorum. Dönercilerin, tatlıcıların vs. olduğu bir sokaktan geçiyorum. Yanımda annem var, muhabbet ede ede gidiyoruz. Bir ara şöyle bir şey duydum: ‘Usta, sen papaz mısın?’ Tabi ki o anda cevap vermedim ama şimdi veriyorum. Eğer pantolon, t-shirt (tişört) giyen papaz gördüysen neden olmasın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Gece alkol almaya çıktım. İki ‘erkek’ yürüyor. Böyle sokakta mal mal etrafınıza bakarsınız ya, ben de onu yaptım. Sonra yürümeye başladım. Bunlar arkamda kaldı. Arkamdan şöyle bir muhabbet duydum: ‘Abi arkadan kıza benziyor. Sakalı da vardı, vücudu da güzelmiş. Bence kız.’ Buna sadece ‘oha’ diyebiliyorum. Lan vücudunuzda ki toplam kıldan daha fazla sakalım var, hala acaba kız mı bu diye soruyorsunuz birbirinize. Nerenizle bakıyorsunuz siz? Bir de yüzyüze bakıştık. Ne yani kızım ama takma sakalla mı geziyorum. Neyse…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Küçük (en az 10 yaşında) bir kızın sorduğu soru: ‘ Abi, sen kız mısın?’ Efendim burada ki çelişkiyi bence herkes görebiliyor. ‘Abi’ kelimesi ve aynı cümle içinde ‘ Kız mısın?’ sorusu. Bu kızın ileride anne olduğunu düşünemiyorum. Düşünebilen varsa lütfen anlatsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ananeme gidiyordum. Uzaktan bir genç kişilik bana bakarak arkadaşlarına şöyle seslendi: ‘ Şeytan geliyor’. Ben en çok burada eğlendim. Şeytan vardır yoktur, bilmem ama adamın hayalgücüne gerçekten hayran kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bayırdan iniyorum. Bir tane motosikletin üzerinde iki genç gidiyor. Yanımdan geçerken arkadaki şöyle seslendi: ‘Senin tipine hede hödö’ Buraları gerçekten anlamadım. Çünkü bu herif bana laf atacak diye motorun dengesini bozdu az daha düşeceklerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bir sebepten dolayı karakola gitmiştim (benim bir olayım yok, ben masumum, temiz aile çocuğuyum). Her türlü soruyu duymuştum fakat böyle bir soruyu polisten duymak beni gerçekten şaşırttı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polis: Ne ayaksın sen?&lt;br /&gt;Ben: Ee, öğrenciyim.&lt;br /&gt;P: Nerede?&lt;br /&gt;B: Üniversitede.&lt;br /&gt;P: Bölüm ne?&lt;br /&gt;B: Hebele mühendisliği&lt;br /&gt;P: Benim yeğen de oradaydı. Tanıyor musun?&lt;br /&gt;B: ……&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet tanıyorum. Böyle boynunda ‘Ben polis yeğeniyim’ tabelası olan adam olsa gerek. Neyse susayım, sayacağım yoksa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya böyle işte efendim. Daha uzatmamak için yazmadığım şeyler var. Reha Muhtar' ın ünlü sözüyle siz değerli okurlara veda ediyorum:&lt;br /&gt;‘İyi akşamlar efendim, her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsak’.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=206227&amp;width=150&amp;Height=160"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 160px;" src="http://www.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=206227&amp;width=150&amp;Height=160" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-4449780512644435425?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/4449780512644435425/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=4449780512644435425' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4449780512644435425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4449780512644435425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/alstk-artk.html' title='Alıştık artık'/><author><name>tanin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00292297449408389854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-4827312056952441940</id><published>2009-07-10T00:27:00.003+03:00</published><updated>2009-07-10T00:30:05.283+03:00</updated><title type='text'>klavye</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SlZhVPUgvBI/AAAAAAAAAH8/nOSMJCpQX6k/s1600-h/1330450897_1e91c3d964.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SlZhVPUgvBI/AAAAAAAAAH8/nOSMJCpQX6k/s400/1330450897_1e91c3d964.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356575824321494034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;h4&gt;hiç bişey beni yıllardır kullandığım klavyemin bozulması kadar üzemezmiş kısa vadede. en kritik tuş olan space bozulunca çöplük oldu emektar klavyem. nasıl da bilemedim böyle koyacağını bu durumun. yavrusunu kaybetmiş anne çita gibi oldum. ne yapacağımı bilemedim. eski kutular içinde bi tane yedek buldum neyseki. ama klavyenin klavye olduğu zamanlardan kalma, KORG gibi eşşek gibi piyano gibi ulan. aldım, kırılan eski space i düşünürken bu yeni samimiyetsiz space in alt tuşu ile arasında parlayan bişey gördüm. kalemin ince ucuyla arayı kaldırım space i yerinden çıkarınca o parlak şeyin zamanında bilgisayar başında yenmiş çikolatanın jelatininden kalan küçük bir parça olduğunu gördüm. hemen yanında bana ait saçlar, kuruyemiş, dökülen içecek kalıntıları, ekmek kırıntıları, cips artıkları ile minyatür bir çöplük olmuştu klavyenin dipleri. o an duygulandım, ''zaman ne çabuk geçiyor dedim''. maziye saygımdan dolayı hiç birini temizlemeden space i usulca üstlerine kapadım. artık eski klavyeme bakışım değişmişti. o benim hatırlarımdı, geçmişimdi, bendim o.&lt;/h4&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-4827312056952441940?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/4827312056952441940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=4827312056952441940' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4827312056952441940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4827312056952441940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/klavye.html' title='klavye'/><author><name>trevor reznik</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://4.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SyGIljLmo4I/AAAAAAAAAVs/0areNT6Brl8/S220/adam.PNG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SlZhVPUgvBI/AAAAAAAAAH8/nOSMJCpQX6k/s72-c/1330450897_1e91c3d964.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-4081441898883827871</id><published>2009-07-09T13:44:00.004+03:00</published><updated>2009-07-09T14:00:47.369+03:00</updated><title type='text'>Kendini Kaybedeceksin</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SlXNZvF3ZII/AAAAAAAAA2E/4YKtVXs592A/s1600-h/Blues_Brothers_by_JoradKhor.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 270px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SlXNZvF3ZII/AAAAAAAAA2E/4YKtVXs592A/s320/Blues_Brothers_by_JoradKhor.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356413173848564866" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir bakıyorum da, doğru düzgün yazı koymamışım buraya hiç.&lt;br /&gt;Ama haklı sebeplerim var. Ya da ben haklılarım kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde bulunduğum çoklu bloglara pek yazı koymasam da küratörlüğünü yürütmekteyim. -Evet benim bulunduğum bloglar müze değerindedir, sanat eseridir.- Her türlü finansal, kurumsal, tema, yerleşme planını üstlendim. Blogun adı bile benden çıktı, lütfen, haksızlık etmeyin. Gecelerce şablon yardığımı biliyorum. Hemingway isimli şablonu koyabilmek için didindiğimi.. Hala daha düzgün bir teması olsun diye saçımı süpürge ediyorum. Nedir ki şu sıralar yoğunum, ortalama bir şeyi koydum, kaldı öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca yeni dört yazar gelmiş bulunmakta. Baya bir kalabalık olduk, hoş oldu. Yeni yazarlara da hoşgeldin diyorum, evet bence denmeli bu, en azından tanımadığım için ben demeliyim. Ne o öyle, dergi bile olsaydı ofis arkadaşları bilinirdi. Soğuk ortamlarda geriliyorum zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toparlayayım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın zamanda daha da cillop bir şablon bulup koyacağım. Herkes hoş geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esen kalın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-4081441898883827871?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/4081441898883827871/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=4081441898883827871' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4081441898883827871'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4081441898883827871'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/kendini-kaybedeceksin.html' title='Kendini Kaybedeceksin'/><author><name>'Mula</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SjqP38AtXRI/AAAAAAAAAw8/gkilRrvYuug/S220/s_u_n_r_i_s_e_s_by_nilgunkara.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SlXNZvF3ZII/AAAAAAAAA2E/4YKtVXs592A/s72-c/Blues_Brothers_by_JoradKhor.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-1931031554574307740</id><published>2009-07-08T17:47:00.003+03:00</published><updated>2009-07-08T19:12:04.807+03:00</updated><title type='text'>steampunk</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SlTCDd6xkOI/AAAAAAAAAHc/YhVlHSUhDQI/s1600-h/1188050354_8763.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 369px; height: 375px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SlTCDd6xkOI/AAAAAAAAAHc/YhVlHSUhDQI/s400/1188050354_8763.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356119221676904674" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;frambuazdaki ilk yazımı şu sıralar yine etkisine girdiğim steampunk, cyberpunk ve post-apocalyptic&lt;span style="font-style: italic;"&gt; &lt;/span&gt;hödölere ayırmaya karar verdim. öyle ki bir konuya ilgi duymayagöreyim. hemen kendimi işin içine çekecek her malzemeyle beslerim. misal korsanlık oyunları ve filmlerine daldığım bir dönemimde kendimi korsanlaştırmış, akşamları yarım şişe rom içmeden uyuyamaz olmuştum. şimdi ise kendimi yaza rağmen karanlık bir moda çekiyorum. önce biraz steampunkı ve örneklerini anlatmakta yarar var. fantastik olarak kurgulanmış bu dünyada sanayi devriminden sonra alternatif bir gelişim üzerine oluşuyor steampunk. adından da anlaşıldığı gibi sanayi devriminin buharla çalışan makinalarının her yerde kullanıldığı mekanik bir teknoloji dünyası. bugün bildiğimiz çoğu cihaz farklı biçimlerde varlar. ilk bilgisayarlar gibi herşey kocaman ve çok gürültülü. hakim renkler gri, siyah ve kahverengi. bolcana da toz toprak. bunun yanında mekanik her şeye işlemiş durumda. kıyafetlere bile. insanlar 18. yy modasıyla giyiniyorlar ama üzerilerinde mekanik aksamları da bulunmakta. ''wild wild west'' bu türe güzel bir örnek film. bunun yanında ''back to the future 3'' filminde doktorun ürettiği buz yapma makinesı veya zaman yolculuğu yapabilen tren veya ''city of ember'' daki yeraltı şehri, ''La Cité des  Enfants Perdus'', anime olarakta ''Laputa: &lt;em&gt;Castle in the Sky&lt;/em&gt;''  steampunka güzel örnekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SlTCLYrwM4I/AAAAAAAAAHk/uQ26G3yEgCA/s1600-h/DragonCon2008_SteamPunk_1923.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SlTCLYrwM4I/AAAAAAAAAHk/uQ26G3yEgCA/s400/DragonCon2008_SteamPunk_1923.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356119357710676866" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;kıyamet sonrasında geçen veya cyberpunk a örnekler ise başta mad max serisi, ''delicatessen'', ''blade runner'', ''aeon flux'', ''metropolis'' ve ''akira'' olarak uzatılabilir.&lt;br /&gt;başta da dediğim gibi kendimi bu işe iyice alıştırdım. sokakta taşmış çöp yanında toz toprak görünce havasına giriveriyorum. bizim köşe bakkal ise civarda bu işin öncüsü. içeri girdiğimde kendimi başka bir zamanda kıyamet ötesinde, nükleer savaşlardan çıkmış olarak buluyorum. raflar paslanmış, sararmış. kocaman, her yeri demir, eski bir vantilatör sesler çıkararak dönüyor. herşey sıkış sıkış, içersi boğucu ve karanlık. tüm soğutucular eskimiş, yazar kasa devasa. bakkal amcaya dönüp ''biraz temiz içme suyu alıp onun karşılığında size bulduğum değerli taşları vermek istiyorum'' demek geçiyor içimden. bu modumu da terkim yakındır herhalde. son olarak anlattıklarımla ilgili kaynak teşkil edecek canciğer wikiden linkler gelsin:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_apocalyptic_and_post-apocalyptic_fiction#Film&lt;br /&gt;http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_steampunk_works&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://steampunkworkshop.com/&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-1931031554574307740?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/1931031554574307740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=1931031554574307740' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1931031554574307740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1931031554574307740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/steampunk.html' title='steampunk'/><author><name>trevor reznik</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://4.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SyGIljLmo4I/AAAAAAAAAVs/0areNT6Brl8/S220/adam.PNG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_nTlgpcMl6Fg/SlTCDd6xkOI/AAAAAAAAAHc/YhVlHSUhDQI/s72-c/1188050354_8763.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8885299251956843865</id><published>2009-07-08T00:40:00.003+03:00</published><updated>2009-07-08T00:53:47.776+03:00</updated><title type='text'>Yapma bana böyle</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.memuruz.biz/objects/assets/kamu_logo/iett_otobus.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 455px; height: 290px;" src="http://www.memuruz.biz/objects/assets/kamu_logo/iett_otobus.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CHD1799%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Otobüs, şehir içinde ki ulaşımın en önemli basamaklarından biridir. Her ne kadar tramvay, metro, hafif metro, metrobüs, finükiler (bu ne lan!) gibi şeyler olsa da her zaman kendimi otobüse daha yakın hissetmişimdir. Bana çekici gelen bir sürü yanı var. Mesela; her bindiğiniz de durak ismini okuyamadığınız zaman: ‘nerede inecem lan ben?’ sorusunu sormanıza neden olur. O dakikalar içim kıpır kıpır oluyor. Heyecan yapıyorum (kendi evime gelirken bile). Çok fazla motor sesi &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;çıkardığı için (o yeşil mercedesi saymıyorum, kırmızı markasını unuttuğum gürültü makinesini sevmiyorum bunlar ayrı) müziği istediğim kadar yüksek sesle dinleyebiliyorum. Şöförler arada deliriyor, 20 kilometrebölüsaat h&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://galeri.milliyet.com.tr/2007/12/13Imam_Hatipli_kizlara_ozel_IETT_otobusu/4.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 400px; height: 320px;" src="http://galeri.milliyet.com.tr/2007/12/13Imam_Hatipli_kizlara_ozel_IETT_otobusu/4.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ızla gitmesi gereken yerde 60 – 70 kilometrebölüsaat hızla gidiyor (bu değerler sallama değil saniyede kaç metre aldığını hesaplayıp sonra onu saatte kaç kilometre alır diye çevirdim). Ama sorarım size diğerleri böyle mi? Metro da olsun, tramvay da olsun, kötü bir ses nereye geldiğinizi söyler, hatta gelmeden hatırlatır, üstüne: ‘yaşlılara, hamilere yer verin’ gibi sözler savurur. Müzik dinlemek desen her an bir uyarılma korkusuyla karşı karşıyayım. Hız desem ben hiç görmedim ki aşırı hızdan durakta duramayıp basıp giden bir tramvay ve ya metro. Görüldüğü gibi otobüsün artıları fazla, hatta say say bitmez. Diğerini sevenlere de saygım sonsuz (değil yalan söylüyorum, pis herifler sizi). Hatta seviniyorum çünkü onlar diğerlerine gidince otobüs boş kalıyor. Tabi otobüs için bir sorun var onu göz ardı edemem; arkaya doğru ilerlemek. Ne kadar gidersek gidelim biletçi, şoför ve ya önlerde duran yolcu arkanın hiçbir zaman bitmediğine inanıyorlar.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Neyse diyerek konuma dönüyorum. Son zamanlar içinde otobüsle aramızda bir problem baş gösterdi. Her zaman -dolu olmadığı süre içerisinde-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;aynı yere otururum. Güneş gelsin, gelmesin fark etmez. Bu aralar sıcaklardan dolayı gölge olsun diye farklı yerlere oturuyorum ama gel gör ki her seferinde benim çok sevdiğim ve ‘her zaman’ oturduğum yer gölge oluyor. Üstüne üstlük benim onun yerine tercih ettiğim koltuk güneşli… &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Buradan sesleniyorum bak: ‘Otobüs, yapma bana böyle. Koltukla anlaşıp bana eziyet çektirmeyin. Söz veriyorum bak başka yere oturmayacağım. Affet beni!’ &lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8885299251956843865?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8885299251956843865/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8885299251956843865' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8885299251956843865'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8885299251956843865'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/yapma-bana-boyle.html' title='Yapma bana böyle'/><author><name>tanin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00292297449408389854</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-7513617723088593040</id><published>2009-07-01T20:40:00.013+03:00</published><updated>2009-07-08T00:42:10.778+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayriye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat sorunları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='abi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='abla'/><title type='text'>Size abi demeyebilir miyim?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.babble.com/CS/blogs/strollerderby/fraternal_twins_sxc_nr_1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 366px; height: 274px;" src="http://www.babble.com/CS/blogs/strollerderby/fraternal_twins_sxc_nr_1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sevgili blog okurları, uzun süre yazamamamın verdiği üzüntü ve acı ile bu cümleleri sizlere yazıyorum. Ezelden beri klavye ve mouse ile yaşayan ben Vidar adeta tersanelerimi girilmiş bir biçimde mouse ve klavyemden koparıldım. İşte bu yüzden bir türlü yazamadım hala klavyem ve farem yok ama içimdeki toplum problemlerini ortaya dökmek için daha fazla kendimi tutamadım. Bir cafede espressomu içtim, laptop'u açtım ve yazmaya koyuldum. Niye evde yazmıyorsun diyorsanız vallahi bizimkiler düğüne geldi. Ben de mal gibi kaldım cafenin tekine oturdum, düğün salonunun önünde takılıyorum. Peki niye yazı yazıyorum? Evde hep yaptığım gibi feysbukta, ntvspor'da zaman kaybetmek yerine niye şimdi yazı yazıyorum. Evet blog okuyucusu açıklıyorum belki 1.80 uzunluğunda kızıl saçlı yeşil gözlü bir hatunun "ne yazıyorsunuz acaba çok merak ettim" demesini bekliyorum. Günlük olaylardan bahsettikten sonra artık yazının ana amacına geçecektim ki 4 kişilik masaya oturduğumu ve dışarıda yer kalmadığını fark ettim. Ehehe bana ne lan! Bak arkamdaki elemanlar içerde oturucaz artık dediler kafamda bekleyip bekleyip... Tam bu satırları yazdığım sırada dayanamadım gelin buraya oturun dedim lan! Vallahi oldu bu ehehe çok teşekkür ettiler neyse böyle yaşadığımı sürekli anlatırsam boku çıkar bu yazının daha susayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok büyük yazarlar gibi(!) giriş bölümünü uzun tutup bir şey anlatmamaya çalışıyorum ama tam bu satırları -aslında üstte kaldı o satırlar- yazdıktan sonra annemler aradı ve dedi gidiyoruz. Ben de zorunlu olarak espressomun ücretini ödedim, yazımın yarım kalmasının üzüntüsüyle arabaya bindim. Peki şimdi neredeyim? Dünya'nın en kötü şehri Ankara'dayım ki bunun hakkında daha önce yazılar yazmıştım. Niye burada olduğumu açıklamak gerekirse tink'in evinde zaman geçirmek diyebilirim ki bu tink hâla ben buraları biliyorum deyip yolu 20 dakika uzatan çekilmez bir insan! Ayrıca her gün bana evi temizletiyor, lambalarını taktırıyor bana diyor ki sabahtan hiç bir yere gidemezsin Recep usta gelecek! Oysa ki bu ustalar hiç bir zaman dedikleri vakitlerde gelmiyorlar. Ustaların vakti zamanında gelmemesi diye bir yazı da yazılabilir ama konumuz bu değil. Her ne kadar ben konudan kopmaya devam etsem de Mula insanın özel isteğiyle çok önemli bir konuya değineceğim. O da bana çok kötü davranıyor diyor ki yazmak istediğin konuları göster içinden ben seçeceğim öyle her istediğini yazamasın benim yazdığım blogda. Çok dertliyim ayrılmak istiyorum bu blogdan! Burada kimse bana saygı göstermiyor, kimse beni sevmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://keetandnini.typepad.com/photos/uncategorized/2007/07/13/chemist500.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 222px; height: 222px;" src="http://keetandnini.typepad.com/photos/uncategorized/2007/07/13/chemist500.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bugünkü sorunumuzun ismi "sen abi misin amca mı yoksa ismin misin bilemedim sorunu". Efendim zaten sorunumuzun ismi çok açık. Evet biliyorum siz de bunu yaşadınız 8 yaşındaki çocukta yaşıyor. Hayatın her anında kafa kurcalayan bir sorun. Yaş ilerledikçe daha da kötüleşiyor içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Olayı yaşlara bölüp de anlatacağım ki kolay anlayasanız zira blog okuyucususun -çok zor oldu bu okuyucususun yazmak hemen okuyup, geçme- alt alta çok satır görmek sinirinizi bozuyor biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş 4: Efendim burayı niye yazdım! Ben 4 yaşındayken diye başlayan cümleler kuran insanlara siktir çekmek için yazdım. 4 yaşındayken kime abi dediğimi nerden hatırlayayım. Tek hatırladığım sünnet olduğum başka da bir şey yok! Ben 4 yaşındayken diye başlayıp olayı dün gibi anlatan insanlara oldum olası sinir olmuşumdur. Gözüme gözükmesinler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş 5: Tamam lan şaka.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://dursunbey.meb.gov.tr/dosyalar/ilkogretim.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 350px; height: 300px;" src="http://dursunbey.meb.gov.tr/dosyalar/ilkogretim.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İlköğretim Dönemi: Sorunumuzun yavaş yavaş ve en büyük etkilerini bıraktığı yaş dönemi. Okul yokken kendimizden büyük gözüken herkese abi demişizdir ya da büyüklerimizin bize "bak abla, bak abi, bak kardeş, bak amca" telkinleriyle kime abi kime amca diyeceğimiz çok net sınırlarla belirlenmiştir. Ama okul zamanı öyle mi? Dışarıda kızlarla ip atlanır, sek sek oynanır, futbol oynanır, dansa davet oynanır. Bu dönemde çok acı bir gerçekle karşı karşıya kalırsınız; etrafınızda anneniz babanız yoktur "bu abi, bu kardeş diyen" Artık etrafınızda bana abi diyeceksin ulan diyen tipler belirmeye başlar. Üstteki fotoğrafta şu uzun çocuğun durumu böyle olabilir. Çünkü siz de bilirsiniz ki uzun boylu çocuklar sıranın en arkasında durmak zorundadır. Ama o uzun boylu çocuk başlatmayın lan kurallara ben hepinizin abisiyim en öne geçerim edasında durmaktadır. Yan tarafında ellerini beline koymuş çocuk da tetikçisi olabilir. İnsan işte bu yaş döneminde kendinden 1 yaş büyüğe bile abi diyebilir, abi çekebilir. Bir de ablalar vardır, onlar daha da gaddar. İp atlarken senin kafana vurup ben senin ablanım derler. Tüm bu yaşananlar ileride çok büyük sorunlara yol açacaktır. Yine bu dönemde büyük bir travma olarak beraber büyüdüğünüz ve anne babanızın bu kardeş diye gösterdiği kıza ortaokul itibariyle aşık olmanız durumu vardır ki lan ne oluyor kardeşe aşık olunulmaz, o benim kardeşim bana öyle öğrettiler diye kendinizi örseler durursunuz. Oysa ki ah o bir kardeş olmasa neler yapacaksınız kim bilir? Zira ben ortaokuldayken öyle hikayeler anlatılırdı ki -evet sizin orada da anlatılırdı- aklm şaşardı. Bu yaşıma geldim öyle fantaziler ne yaşadım, ne duydum ki ben bu döneme pipisi kalkmaya başlayan saçmalıyor dönemi olarak adlandırıyorum. Zaten pipi dediğin kalkmaz öyle bir paradoksu da içinde barındırıyor. Neyse bu dönemi şöyle özetleyebiliriz.&lt;br /&gt;1) Futbol maçlarında, ip atlarken size abi ya da abla dedirtmeye zorlayan kişiler vardır.&lt;br /&gt;2) Sevip saydığınız, sizi koruyan ve sizden büyük olan abiler, ablalar vardır.&lt;br /&gt;3) Okul öncesi çağdan aklınızda kalan abiler, kardeşler vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise Dönemi: Olay biraz komplike hal almaya başlar. Bir gün aynanın karşısında bıyığınızı görmenizle -tabii kızlar için kötü bir şey kızlar da memelerinin büyüdüğünü görsün madem- artık siz de kendinizi abi olarak görmeye başlarsınız. İlköğretim döneminde kendinizden 1 yaş hatta 2 yaş büyüklere abi dediğiniz vakitler geride kalmıştır. Artık kendinizden 3 yaş büyüklere napıyon lan diye seslenirsiniz ne de olsa sizin de pipiniz artık tam anlamıyla bir s.k(anlamayan olduysa bir özel mesaj uzağınızdayım) olmuştur. Bu dönem rahattır artık üniversiteyi bitirmiş adamlara ya da göz kararı şöyle bir bakıp da bu ne yaşlı ne genç buna abi denir düşüncesiyle hasbel kader kutsal abi sıfatını rastgele insanlara yakıştırırsınız. 5 sene önce amca dediğiniz kişiler artık abi olmuştur. Minübüste çalışan 50 yaşındaki şoför ömrünüzün sonuna kadar abi olarak kalacaktır.  Saçları uzun üniversiteli genç ise asla abi denmesinden hoşlanılmayan X kişisi olacaktır hayatınızda. "Kutsal abi, abla" sıfatı önemini kaybetmiştir her şey karışmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversite Dönemi: Üniversitede bazı kişiler abidir. Niye diye hiç bir zaman sorulmaz. "Ali" abi ise "Ali abi"dir. Ali abiden büyük dönemler Ahmet'dir, Mehmet'dir ama o Ali her zaman abidir ve onu okuldaki herkes Ali abi diye bilir. Yaşıtları bu durumdan bazen kıllanabilir. "Ona niye abi diyorsunuz ben de aynı yaştayım" bakışları atabilirler ama bu bir toplum baskısıdır yapacak bir şey yoktur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte geçen hafta Gemlik'te yaşadığım komik anım bu yazıyı yazmaya beni zorladı. Bir ortam düşünün. Henüz tanıştığınız sizden 3 yaş büyük arkadaşlar var. Sevilen sayılan bir abi var. Okul döneminden önce öğretilen bir kardeş var. İlköğretim döneminde size zorla abi dedirten bir kişi var. Kardeş abiyle sevgili. Efendim yaşadığım beyin dumurunu sizlere anlatamam. Ama diyalog ve yaşananlar aşağı yukarı şöyle gerçekleşti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben: Yahu Ahmet bir türlü oynayamıyon ha sende şu tavlayı! Yeter lan yendiğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sırada tam tanıyamadığım ama kendisine abi dedirtmekte beni zorlayan ve beraber büyüdüğümüz kardeş olan kız gelir. Bana abi dedirten çocuk gözlerime bakar, gözlerimi kaçırırım. Herkes selamlaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet-Erkan: Naber Yavuz? Nasıl gidiyor?&lt;br /&gt;Yavuz: İyi ya nasıl olsun? Bildiğiniz gibi.&lt;br /&gt;Ahmet-Erkan: Senin nasıl gidiyor Şeyma?&lt;br /&gt;Şeyma: İyi ya geçerken gördük bir oturalım dedik. Naber Vidar?&lt;br /&gt;Vidar: Hmm iyiyim ya senden naber? Görüşmüyorduk ne zamandır&lt;br /&gt;Hakan Abi: Yavuz sen tanıyor musun Vidar'ı?&lt;br /&gt;Vidar: Hıhı tanıyorum ya Yavuz abiyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte sıçış anı... Bir insan ancak bu kadar etkili beynin içine girebilir. Adama istemeden, kendisini sevmeden abi dedim. Hem de biz küçükken ona abi diyen kızı götürürken. Diğer arkadaşların yüzüne bakamaz oldum. Sen o göte nasıl abi dersin bakışlarını hala unutamıyorum. Hakan abi'nin ona abi diyorsan bana ne diyeceksin ulan bakışı. Ah ah! Hepsi aklıma geliyor da uyku girmez oldu gözüme. Abi sıfatı Türkçe'den çıkarılsın sadece kan bağı olan büyüklere abi denilsin. Bir kural getirilsin yahu! Karıştırıyoruz ki aynı sorun amcada da başımıza geliyor. Mesela çocukluktan beri amca dediğimiz amcalar sabit kalıyor ama amcalarla yaşıt başka biriyle tanıştığımız da o artık abi oluyor. Çok zor lan bu işler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.kenthaber.com/Resimler/2004/11/30/sof.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 222px; height: 296px;" src="http://www.kenthaber.com/Resimler/2004/11/30/sof.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela o yaşlı minübüscü amca niye hep abi olmak zorunda! Torunu var lan herifin senin yaşında!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-7513617723088593040?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/7513617723088593040/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=7513617723088593040' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/7513617723088593040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/7513617723088593040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/07/size-abi-demeyebilir-miyim.html' title='Size abi demeyebilir miyim?'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-2554878503071513347</id><published>2009-06-28T17:37:00.017+03:00</published><updated>2009-11-02T15:00:46.363+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='breyn sıtorm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tortu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='al'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='3 Grams'/><title type='text'>3 Grams (2009)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Tagline : 3 grama kaç fikir sığar?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Genre : Gerilim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;Sizlere yalan söyleyemem, 3 gramlık aklımla, samimice şöyle gireyim;&lt;br /&gt;İşin aslı şu ki, sözlükteki onca popüleriteme, daşşağıma, bilmemneme rağmen (-e rağmen), bir türlü "vah ne entelektüel, ah ne bilgili" laflarını duymadım... duyamadım........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu, benim indimde ufak çaplı sarsıntılara, ara ara da fenalaşmalara hatta nadiren de olsa "başım dönüyor, oturmam lazım" demelere kadar vardı. Arkadaşlardan bir ikisi önerdi: ilaç al, uykuna dikkat et..&lt;br /&gt;dinlemedim&lt;br /&gt;zira kısa yolunu biliyordum. bu yolu; uzun gözlemler, fikir teatileri, uzlaşımlar ve kesişmeler akabinde kararlaştırmıştım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Birikim" dergisi.&lt;br /&gt;Birikim deyince, tortu filan gelmesi aklınıza, aylık ve sosyalist olanını söylüyorum.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.davetsizmisafir.org/wp-content/uploads/2007/09/birikim_nisan.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 276px; height: 386px;" src="http://www.davetsizmisafir.org/wp-content/uploads/2007/09/birikim_nisan.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;sol&lt;/span&gt;'dan filan anlayan adam değilim. Kızlar, solcu erkeklere veriyorlar diye soldan gibi rol yaptığım, sıklıkla kaldırımın solundan yampiri yampiri yürüdüğüm olmuştur, olur. Hakbuki; Birikim olsun Varlık olsun, sıkıcı sıkıcı dergiler, okumayı sevmem ve dahi okumam bilen bilir. Sadece Tanıl Bora'yı futbol yazılarından tanımışlığım, sevmişliğim vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu anlattıklarıma rağmen, hâlâ sözlükte, 3 gramlık aklımla "sosyalist entelektüel" portresi çizmek de istiyorum..&lt;br /&gt;çaresizdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"E madem dergileri okumuyorum, o zaman kapaklarıyla, dergilerin magazinel kısımlarıyla gündeme geleyim" dedim. Fikir iyiydi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dost kitabevine girdim. Şöyle dergi kapaklarına uzaktan uzaktan baktım.&lt;br /&gt;Birikim için;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Onca yıllık dergi, fikir olarak bilmem&lt;/span&gt; (tabii yazıda bilmem yerine, 'fikir olarak ayrıca incelenir ama' diyecektim) &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;amma kapak dizaynı, baskı, grafik filan olarak yeterince biriktirememiş olan dergi..&lt;/span&gt;" diyecektim. 'Ortalama ve dahi zorlama mizahıyla' sözlük formatına uygun. Hatta yazının bir yerlerine, "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ablamla oturuyorduk&lt;/span&gt;" gibi bir yer de ekleyecektim ki, 'hem solcu, hem de ablası olan -ablası olan erkek iyidir!- sevimli, eğlenceli bir adam diyecekler' diye düşünmüştüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şu oldu. Dost'taki onlarca dergi arasında &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Almıla&lt;/span&gt; dergisi'ni gördüm. Allah'ın her haftasının bir buçuk saat kadarını Dost'ta geçiren ben, daha önce böyle bir derginin orada satıldığına hiç dikkat etmemişim.&lt;br /&gt;Ne tesadüf ki eskiden bi aralar da Almula diye biriyle tanışmıştım msn'den (blogdaki değil amma, dünyada bir tek almula mı var sanıyorsun?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.artbyione.com/art/still_life/library_sm.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 197px; height: 252px;" src="http://www.artbyione.com/art/still_life/library_sm.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sevgilimden yeni ayrıldığım vakitlerdi, çok acı çekiyordum (burayı da, "hem ablası olan hem de romantik erkek" olduğumu vurgulamak için yazdım) O ara AL ile konuşup (kimseyle karışmasın deyü&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;AL&lt;/span&gt; diye kısalttım ismini.), kafa dağıtıyorum güzelcene. Bir ara AL'ı kolay rakip gördüm. Misal filmlerle filan ilgilenirdi, hiç izlemediğim Truffle'dan (bak ismini yazmayı bile beceremedim), de Sica'dan hatta sanki kankammış gibi, özellikle ismini manipüle ederek, "jan jöne jön"den filan bahsetmeye çalıştım, sözlükten/ordan burdan okuyup. Bilgi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kustum&lt;/span&gt; adeta 3 gramlık aklımla. Tek amacım, sözlükte bulamadığım ilgiyi ve "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ne entelektüel adamsın, yürüyen kütüphanesin&lt;/span&gt;" cümlelerini en nihayetinde birilerinden, misal AL'dan duyabilmekti. Büyük bir tevazu ile, "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yok canım o kadar da değil&lt;/span&gt;", diye cevaplayacaktım bana yürüyen kütüphane diyeni. Zira yürümeyi sevmem, zorunlu kalmadıkça tüm gün 1.60'a 2'lik yatağımda yatıyorum, kütüphaneye yeni bilgiler ekliyorum. Bu gerçek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://science.nationalgeographic.com/staticfiles/NGS/Shared/StaticFiles/Science/Images/Content/human-brain-vis304784-ga.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 470px; height: 330px;" src="http://science.nationalgeographic.com/staticfiles/NGS/Shared/StaticFiles/Science/Images/Content/human-brain-vis304784-ga.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;3 Grams&lt;/span&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem 4 kilo 300 gram olarak, gayet tombul tombalak doğduğumu söyler. Saç telim, burun uzunluğum, vücut ebatlarımın filan yazılı olduğu deftere de öyle kaydetmişler. 21 gram'ın ruh ağırlığı olduğunu inaruto'nun filminden a priori (latince!) biliyoruz. benim kalbim temizdir, ruhuma düz hesap 22 gram diyelim.&lt;br /&gt;3 gram da akıl olsa;&lt;br /&gt;22 + 3 = 25 gram.&lt;br /&gt;toplam 4300'den çıkartıp beden ağırlığımı hesaplarsak;&lt;br /&gt;4300 - 25 = 4275 gram (bu da doğumdaki net vücut ağırlığım, kordonsuz!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akla takılabilecek bir soru; 3 gramı doğumdan mı ölçeceğiz yoksa şimdiki kiloma göre mi?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;Şimdiki 75 kiloma ulaştığımda ruh ağırlığımda (zira kalbim hafiften kirlendi) veya akıl ağırlığımda (görüldüğü üzere biraz matematik öğrenmişiz) bir değişiklik olmuş mudur mesela?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte merak ettim, gittim, bu msn'deki AL'a sordum:&lt;br /&gt;"sen &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;alı al moru mor&lt;/span&gt; bir insansın, gördüğün gibi entel kasıyorum fekat türkçe deyimleri henüz yerli yerinde kullanamıyorum," dedim. "sen kubrick'in lolita'sını izlemiş miydin? çoktan kartlaşmışsın Lo'ya göre lakin i wonder [ingilizce ve biraz da fransızca bildiğimi de sürekli hissettirirdim] if you have ever wondered the same? dedim, izlerken -sorması ayıp- ne hissettin? misal ben bu lolita'da değil amma anblivıbıl darkness of biğing izlerken feci tahrik olmuştum, banyodan çıkmamıştım hiç, o biçim sevişme sahneleri... oh my gudnıs!," filan dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekliyorum ki, ayaklı film entelektüli bulsun beni, sevsin filan, ve fakat&lt;br /&gt;el cevap;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-style: italic;"&gt;film konuşacak halim yok &lt;/span&gt;[ben bunu duyduğum an bi hâl oldum zati], &lt;span style="font-style: italic;"&gt;kubrick de sevmem ve o filmi izlemedim yet&lt;/span&gt;".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıkıldım...&lt;br /&gt;Bu cevabı duymamla, yıkılmam bir oldu, bilemedin iki olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilimi söylemiştim, işte Al ile tanıştığım vakitten itibaren ciddi ciddi "ah da vah, benim küçük sevgilim" vahvahalarını bırakmış, Al'la yapacağım muhabbetleri, Al'a karşı entel kasma faaliyetlerini düşünüyor, vaktimin ve 3 gramlık aklımın büyük kısmını (takriben 2 gram 350 miligramını) isimlerini ve kısa-bilgilerini 'kusacağım' yönetmenleri düşünerek geçirirdim. Sevgili üzüntüsü filan salladım yani, tek derdim Al idi..&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.csnowart.com/images/paintings/happilyOutOfBalance.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 400px; height: 526px;" src="http://www.csnowart.com/images/paintings/happilyOutOfBalance.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Birkaç vakit sonra, her şeyi bi kenara bırakıp tümüyle tek dert edindiğim insanın, beni &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;entel/bilgili/yakışıklı/sempatik&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;/duyarlı/komik/eğlenceli/duygusal/entelektüel/görgülü/oturmakalkma bilen/entellektüel/intelekt sahibi&lt;/span&gt; görmesini isteyen ben, tekrar söylüyorum, o cümle ile yıkıldım. Yıkılırken, omuzlarım üzerindeki 3 gramlık aklımın bu 'dengesizliğe' ne derece ve ne düzeyde katkısı var bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki, başımdaki ağırlık 3 değil, 16 gram olsa misal, şöyle bir sendeler, yıkılmadım-ayaktayımcılık oynayabilirdim.&lt;br /&gt;Ama 3 kurtarmıyor, bize gelişi zaten 2buçuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"fenaa bir niyetim yoktu, sadece lolita'yı izledin mi, onu merak ediyordum yahu, sosyal deney yapıyorum. sözlüğe yorum yapacağım da, beni çok film izliyor/çok san'atsâl sanacak insanlar. tüm derdim buydu" diyesiydim. diyesi oldum. diyebilitem vardı, diyeybıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama demiştim ya, sevgili'den beri en sorun yaptığım baştan ikinci sorunum Al, yıkmıştı beni. Ağzımı açamadım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının başında dediğim Almıla Dergisi'ni görünce, bi anda &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;'lolita filmi şeridi&lt;/span&gt;' gibi gözümün önünden geçti tüm bu sahneler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Başım dönüyor, oturmam lazım" diyecektim amma kimse beni sevmiyordu. Miyop gözlerimle şöyle bir arandım velakin kafamı gömecek bir omuz bulamadım, dergilerin önüne geçip ağladım, hüngür hüngür..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç ne mi oldu?&lt;br /&gt;Yıkıldım evvela defalarca belirttiğim üzere. Sonraki sonuç, sözlükte hala kimse bana "entelektüelsin" demedi. 3 gram aklımla yer ile yeksan oldum. Akşamında içip içip okuldaki feridun düz ağaç konserine gittim ve alev alev yanarken &lt;span style="font-style: italic;"&gt;adeta&lt;/span&gt; haykırdım.&lt;br /&gt;"AL; beni ne yaparsan yap!"&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.buyutec.net/data/media/50/alev-3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 464px; height: 347px;" src="http://www.buyutec.net/data/media/50/alev-3.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(daha ağırlıklı bir akılla daha güzel şeyler de haykırılabilirdi konserde veyahut 'maç mor fani' şeyler de yazılabilirdi buralara bittabi; ama &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;'Allah'ın hakkı 3 gramdır&lt;/span&gt;' demişler.. bu akıllan en fazla bu kadarı çıkabiliyor.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-2554878503071513347?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/2554878503071513347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=2554878503071513347' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2554878503071513347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/2554878503071513347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/06/3-grams-2009.html' title='3 Grams (2009)'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-1992661208846602021</id><published>2009-06-18T19:41:00.004+03:00</published><updated>2009-06-18T19:55:20.721+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göğsüm Kadar Olmasın Arada Alnım Da Kabarır Böyle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İti-Çomak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çok Sıkılıyorum Buralarda Ben Bilog'/><title type='text'>Bu Da Oldu!</title><content type='html'>Saat henüz yedi buçuk civarı olsa da annemler demlenmeye erken başladılar. En yakın arkadaşı, başka bir deyimle gankası çok dertliydi kocasından yana. Neyse şimdi bunlar içerdeler takılıyorlar. Ben de, nasıl sıkılıyorum nasıl anlatamam. Bir ara Dalen'i aradım. Hala Balık Adamlar Kürek Klubü'nden bahsediyor bu. Mına koyim senin emi, Caddebostan Sahili'nde çektiğin kürekler girsin sana, on kişinin sekizinin kadın olduğu ama Balık Kadın olamayan klubünde boğulasın diyip kapattım telefonu ve naapsam naapsam diye geviş getirmeye devam ettim. Ekşi'den bir şey okuyacaktım ki birden aklıma bizim bu Vidar'ın dün birkaçını okuduğum entryleri geldi. Kısa, öz ve hoş yazıyor kendi, zaten beynim işleme durum da, biçilmiş kaftan. Bazı entrylerde yemin ediyorum altıma sıçıyordum gülmekten ve ev çok sessiz olduğundan -sadece müzik var- annem noluyor lan burda diye geldi. Gene mi entry okuyon lan, kafam girsin sana derken hakkaten de öyle oldu, yüreği temiz mi diyim, ananemin dediği gibi aklıma her gelenin başıma da geldiği kevaşeyim mi diyeyim, bilemiyorum. Annem bir elinde içki bardağı, bir elinde içeri taşıyacak olduğu meze tabağıyla üzerime devrildi, göğsümden içeri içkisini döktüğü yetmez gibi, koca kafasıyla da başımda iflah olmaz bir şişliğe yol açtı. Neden peki neden? Kızım niye orospu kılıklı şuh kahkahalarıyla çınlatıyor evi diye. Sebep, Vidar'la yakın bir arkadaşımın başına gelen telefon salaklığı, tek farkla, Vidar çocukmuş bizim elemansa Türkiye'de az bulunan kariyerde bir dallama.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-1992661208846602021?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/1992661208846602021/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=1992661208846602021' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1992661208846602021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1992661208846602021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/06/bu-da-oldu.html' title='Bu Da Oldu!'/><author><name>Almula</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_QP8qHjJl_d0/SjjGtbBVPsI/AAAAAAAAACE/QmFuRAqDToc/S220/are_you_alone__by_quelquechose.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-9194794209482300940</id><published>2009-06-17T21:18:00.004+03:00</published><updated>2009-06-17T22:17:36.085+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='O Kadar Parayı Ver Sonra Da İçeme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şansa Tükürmek'/><title type='text'>Hiçbir Şeye Yanmam Tekiladan Tadamadım Ona Yanarım.</title><content type='html'>Vidar, tekiladan bahsedince, benim aklıma da içinde tekilanın da geçtiği bir anım geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski olmayan bir tarihte, yakın olmadığım bir arkadaşım aradı. Evi berbat olmuş, nasıl toparlarmış bilmiyormuş, çok mutsuzmuş, nasıl devam edermiş böyle, ne sefilmiş ah hayat.. Bu ergen triplerindeki ve istersen yardımcı olurum dememi bekleyen arkadaşımı anlayamadım. Şaşkınlıktan cevap veremedim desem de yeri hani. Üzülme geçer diyebildim sadece. Bu adam İstanbul'da üniversiteye gidip ailesinden ayrı eve çıkmıştı. Parasını bile bankaya yatırıyordu babası. Siz annemle ayrıldınız, bunalıma soktunuz beni ayağındaydı bu yaşında bile. Direkt çocuktu yani. Gününü bir orda bir burda geçirip, tutarsızlıkta sınır tanımayan arkadaşıma üzülmüştüm. Çünki ailesine yaptığı bu çocuksu baskı yersiz olsa bile yanlış değildi, çocuk olamamıştı hiç, acıdım sanırım birden. Beş dk içinde geri aradım istersen geliyim konuşuruz diye. Elini verince kolunu kaptırdığınız insanların en önde geleni kendisi, tamam tamam gel ama hayatta bırakmam bu gece dedi. Öh dedim ama hayır da diyemedim. Yarım saate gel al beni dedim ve İstiklal'de takılıp ne alakaysa Kadıköy'e gidip sırf vapura bindikten sonra geri döndük. Evi hakkaten viraneydi. Tam oturcak yer buldum derken kapı çaldı ve bilin bakalım gelen kimdi! Annesi! Elinde kekle oğluna gelmişti ve bizim hanzo da anne eve gel diyemedi, çünkü gerçekten eve girilcek gibi değildi, kabus gibiydi ya. Belediyeden yardım istememiz gerekiyordu bence. Neyse keki mutfağa koyup içki almaya gittik. Ağbi tekila istiyom dedi. Tamam dedim hadi alalım. Markete gittik, ne alıcaz, tekila. Sadece tekila. Koc-ca sepette bir tekilayla kasaya gitmeye başladım arabayı elinden alıp, dur dur napıyorsun iki dk gezelim ya hergün mü alıyoruz kızıaam diyip et, deterjan, bisküvi, bilimum her reyona soktu beni. Neyse hevesi geçince tekilayı da alıp eve gittik. Hadi içelime geldi sıra da ben günde üç antidepresan alan bir bünye olarak zaten o sevinsin diye aldığım söyleyecektim ve o da olsun azcık diyip- diyemedi. Annem arıyordu.  "Nerdesin sen ha, nerdesiiiiiiiiiiiiin!" Öyle bağırıyordu ki ahizeyi kulağımdan on metre uzaklaştırmama rağmen kulak zarımı çizebiliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşım sonradan olanları şöyle anlattı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almula inan ben de inanamıyorum.&lt;br /&gt;Annem bana altı aydır ilk kez o gün geldi. Senin anneni ise altı senedir ilk kez o akşam görmüş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-9194794209482300940?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/9194794209482300940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=9194794209482300940' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/9194794209482300940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/9194794209482300940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/06/hicbir-seye-yanmam-tekiladan-tadamad.html' title='Hiçbir Şeye Yanmam Tekiladan Tadamadım Ona Yanarım.'/><author><name>Almula</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_QP8qHjJl_d0/SjjGtbBVPsI/AAAAAAAAACE/QmFuRAqDToc/S220/are_you_alone__by_quelquechose.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8981916392347252386</id><published>2009-06-17T11:46:00.009+03:00</published><updated>2009-06-23T22:52:06.724+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alkol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zengin içkisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tekila'/><title type='text'>Limon, tuz, shot bardağı. Çok artist bir içkisin sen Tekila</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.atu.com.tr/resim/b13504061.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 300px;" src="http://www.atu.com.tr/resim/b13504061.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span&gt;Şimdi bu yazıyı yazmamdaki gizli amaç ben hayvanlar gibi içiyorum bana bir şey olmuyor olabilir -bu duruma başka bir zaman değineceğiz- ama asıl amacım tekila hakkındaki düşüncelerimi paylaşıp sizlere gerçekleri açıklamak. Bunu yapmamın nedeni ise geyik tek başına bile yapılsa güzeldir düsturu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;  Bu tekila -bkz şekil 1.a- lise üniversite gençliğinde bayağı bir popüler bir içkidir ki fakir, çulsuz, götünde donu durmayan, hayatında alkol dedin mi kolonya ve biradan başka bir şey içmemiş kişiler, hiç tekila içmeyip televizyonda limon tuz olayını görürler de ertesi gün "tekila çok baba içki böyle raconu zaten öldürüyor adamı; tuzu emeceksin çat diye shot'ı yapacaksın sonra limon offf mükemmel mükemmel içimi de bir güzel ki sormayın" derler. Ben aşırı zengin multi-milyoner vidar her gün yatmadan bundan 2 shot çakıp yatarım. Hatta bembeyaz dişlerimle sağlıklı güleyim diye akşamları colgate plax overnight ile gargara yapacağıma tekila ile yapıyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Neyse efendim şimdi şu üstteki tekilanın beyaz olanı 62,5 tl yandaki sarı olanı 67,5 tl. Uyarıyorum sayın okuyucu biri gelip ya da tekeldeki artist abi bu ikisi arasında şöyle böyle fark var demeye başlayıp 5 saniyeden fazla bir şey söylerse -5 saniye içinde abi biri sarı biri beyaz demeli- parayı adamın suratına fırlatıp al bu iki şişe tekila senin olsun ki öğren renginden başka bir farkı olmadığını deyin ve viskinizi alıp mekanı terk edin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Efendim giriş gelişme bölümünden sonra yazımızın heyecanla beklediğiniz sonucuna geliyorum. Bu tekila öğrenci içkisi değil sizin yapacağınız bunun başında dakikalarca bekleyip, kendinizce triplere girmeniz hatta Migros gibi süper marketlerdeyseniz tekila şişesini sepetinize koyup market içinde biraz dolaşıp hava atmanız sonra geriye dönüp tekilayı bırakıp 5 adet bira almanızdır. Zaten tek başınıza tekila almaya götünüz yetmez. Okuyorum, kareli eteğim var tek başıma tekila almaya götüm de yetiyor diyen hanımlar varsa kendilerine bir özel mesaj uzaklıktayım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;70lik tekilanın 3 kişiye yaptığı etki kafa güzelliğinin sınırları oluyor. Eee 3 kişinin bu tekilayı alması demek kişi başı 23 lira demek eee 3 tane de bira alman lazım etti mi sana 30 lira. Onun yerine gidin 5 tane bira alın ne kadar etti 15 lira.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Benim gibi siz de birayı sevmiyorsanız ulan kafamız güzel olana kadar midemizin anası sikiliyor diyorsanız içmeyin kardeşim! Alkol şişede durduğu gibi durmaz yuva yıkar kimi zaman istenmeyen yuva kurar. Aman diyeyim! Gidin bir öksüz doyurun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Çok diplerden gelen bir orta ay pardon not: Çok yeşil bir yazı oldu bu ee Taraf gazetesinin amblemi de yeşil beni yazar alsınlar oraya içki içiyorum deyip ama kötü bir şey bu içki mesajı verdim. Yetkililer görün beni dıştan kırmızı içten yeşil bir adamım ben aslında! İçki falan da içmiyorum arkadaşlar anlatıyor onlardan duydum istiyorsanız isimlerini de veririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amanın o da ne bir not daha: Bunun orjinali aslında burada http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=16344908 onu da ben yazdım hepsini ben yazdım. Ben yaptım evet ben hehe&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8981916392347252386?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8981916392347252386/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8981916392347252386' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8981916392347252386'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8981916392347252386'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/06/tekila-olay.html' title='Limon, tuz, shot bardağı. Çok artist bir içkisin sen Tekila'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-1611962240140200940</id><published>2009-06-10T18:49:00.009+03:00</published><updated>2009-11-02T15:00:56.425+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogu öksüz bırakmayalım hedesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moktan post'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='safları sıklaştıralım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>nasılsın bursa; böyleyim..</title><content type='html'>&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:130%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://images.hepsiburada.com/assets/Spor/500/sporbjk200916.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 303px; height: 303px;" src="http://images.hepsiburada.com/assets/Spor/500/sporbjk200916.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;tam olarak bu t shirt ilen değil de, ön tarafında "şampiyonluk bizim," arka tarafında ise "kupa bizim" yazan t shirt ilen dolaştım durdum bugün bursa'da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işin ilginci, iki senedir tanıdığım arkadaşlar, "sen takım tutar mıydın?" diye bayağı şaşkınlık şeettiler bayağı bi. hem bursa'nın beşiktaş düşmanlığını tamamen unutmuşum, amma başıma birkaç sinirli bakış dışında, bela da gelmedi. "helal abi, en büyüh beeşiiiikdaş" diyen de 3 kişi oldu, gülümseyip selam verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.literaturca.de/ahmet-hamdi-tanpinar2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 143px; height: 202px;" src="http://www.literaturca.de/ahmet-hamdi-tanpinar2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;diğer bir mevzu ise yıllardır, zafer plaza'nın oradaki "sex shop"u fark etmiş ve "bir gün buraya girip bişiyler alacam lan" diye laflar etmiş ben, onun tam karşısındaki alt geçit'in "ahmet hamdi tanpınar" altgeçidi olduğunu fark etmemişim, bugün görünce hayretlere düştüm. birçok kezler (hemen her bursa'ya gittiğimde) oradan geçerken aklım neredeymiş, varın siz tahmin edin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içim ısındı vallahi geçitte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;espri'yi açıklama gayreti, genelde espriden daha ironik sonuçlar doğurur, lakin; "beşiktaş'tan sex shop'a geçiş yaparkenki freudyen el sürçmem", yazıda asıl anlatmak istediğim ironiklikti.&lt;br /&gt;sen, kendin fark etsen gülümserdin belki. ama, şimdi ben anlatınca fark ettin ve 'bu mudur' dedin. hayat işte... sabun köpüğü gibi&lt;/span&gt;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.literaturca.de/ahmet-hamdi-tanpinar2.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-1611962240140200940?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/1611962240140200940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=1611962240140200940' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1611962240140200940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1611962240140200940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/06/naslsn-bursa-boyleyim.html' title='nasılsın bursa; böyleyim..'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8720142125911847930</id><published>2009-06-04T03:47:00.006+03:00</published><updated>2009-06-04T04:35:27.053+03:00</updated><title type='text'>Christina Ricci sen ne çirkin bir kadınsın öyle!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img2.timeinc.net/people/i/2007/stylewatch/bestlook/070716/christina_ricci400.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 319px; height: 239px;" src="http://img2.timeinc.net/people/i/2007/stylewatch/bestlook/070716/christina_ricci400.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"Hacı bir film izledim. Bir kız var. Böyle minicik gözüküyor ama kadın 27 mi 28 mi neymiş lan" muhabbetinin baş tacı Christina Ricci'nin çirkinliğinden dem vuracağım. Yahu ben böyle çirkin bir aktiris görmedim yahu. Kadının ilk rastgeldiğim filminden beri yahu bu kadını nasıl oyuncu yapmışlar, hiç mi göz zevki olmaz insanda bu nasıl bir çirkinliktir diye sorar dururum kendime. Az önce bir filmine daha rastladım televizyonda bir de hepsini izledim ki berbat bir filmdi -The Cursed- yine aynı soruları sordum kendime ve bu kadının çirkinliğini tüm internet dünyasına haykırma duygumu bastıramadım. Ben bu kızı beğeniyorum diyenin samimiyetine inanamıyorum. Sokaktan geçen 3 kızdan 2'sini beğenen biri olaraktan ben hayatımda böyle çirkin oyuncu görmedim. Bir de sürekli film çekiyor ayıp lan git bir aynaya bak estetik mestetik ol alnını küçült.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hollywood-celebrity-pictures.com/Celebrities/Christina-Ricci/Christina-Ricci-7.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 418px; height: 313px;" src="http://www.hollywood-celebrity-pictures.com/Celebrities/Christina-Ricci/Christina-Ricci-7.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Seksi gözüküyor değil mi? Aldanmayın bu fotoğrafın hikayesini yazayım hemen.&lt;br /&gt;+Güzel çıktım mı lan corç?&lt;br /&gt;-Olmuyor olmuyor cristina bu ne boktan bir surattır bu nasıl bir alındır bu nasıl bir uzaylı kafasıdır ne yaparsam yapayım güzel çıkmıyor.&lt;br /&gt;+Lütfen Corç hayatım bu fotoğrafa bağlı.&lt;br /&gt;-Dur bakayım şu göğüslere odaklanalım, kafanın yarısını keselim suratın da yarısını kapattık mı belki olur. Sen de biraz düzgün bak be kızım şöyle gözlerinle de ki çirkinim ama göğüslerim büyük bakışı at.&lt;br /&gt;+Tamam abi yalnız boydan alma sakın boyum 1.20 ya böyle bir tane güzel fotom olsun be!&lt;br /&gt;-Yauv dur deniyoruz işte. Heh lan bir de çekerken çocuk gibi cheese canada manada deme zaten dişlerin yamuk yumuk bak ağzın kapalı dursun tamam mı?&lt;br /&gt;+Tamam ağbiy&lt;br /&gt;-Heh çekiyorummmmm. Çeeekttimm.&lt;br /&gt;.............&lt;br /&gt;-Dur bir bakayım. Ana nasıl oldu lan? Vallahi oldu, galiba oldu! Meslek hayatımın en başarılı günü.&lt;br /&gt;+Bir bakayım abi lütfen bir bakayım. Çirkinsem silersin di mi abi? Sübaneke işallaa yareppim işalla dinimiz amin. Başından savmak için yapmıyorsun değil mi? Memory stick'in hafızası doldu ondan demiyorsun değil mi bunları bana?&lt;br /&gt;-Yok yauv ben de anlayamadım nasıl oldu ama bayağı bir seksi çıktın.&lt;br /&gt;+Seksi mi ben mi o zaman buradan yatağa geçelim mi Corç ne dersin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Abartma christina bu sik ne adriana lima'lar ne direv berimurlar ne sıkarlet cohansonlar gördü.&lt;br /&gt;+Tamam corç niye rencide ediyorsun ki? Göster artık, göster şu fotoyu göğüslerimi şişirmekten derman kalmadı diyaframımda.&lt;br /&gt;......&lt;br /&gt;+Hasiktir bu bu ben miyim? Vay be demek ki ben de güzel çıkabilirmişim. Hemen memory stick'i ver, hemen. Bu fotoğrafı hemen coni dep'e yollamalıyım. Olmadı doktor jack'e off olmadı ne bileyim facebook'a falan atarım elbet birileri çıkar. Hemen memory stick'i istiyorum hemen&lt;br /&gt;-Valla bilmiyorum kristina bu sana pahalıya patlayabilir.&lt;br /&gt;+istediğini veririm her istediğini&lt;br /&gt;-5 milyon dolar desek&lt;br /&gt;+Verdim gitti Corç. Al bu çekin. İstiyorsan buradan yatağa da geçebiliriz.&lt;br /&gt;-Yatağı unut kristina, geçen sefer kafana adriana lima kese kağıdı geçirmemize rağmen bir türlü erekte olamadım biliyorsun.&lt;br /&gt;+Nasıl unutayım ulan! Filmden filme sevişmek nedir sen bilir misin?&lt;br /&gt;-Tamam kristina bu fotoğraf sayesinde yeniden sevişebileceksin, sinirlenme.&lt;br /&gt;+Haklısın şu sıralar kendimde değildim Corç senin sayende yine eski günlerime döneceğim. Bu fotoğrafın sayende güvenim tekrar yerine geldi. Artık yeniden film çekebilirim. Evet, ben güzelim ben seksiyim bu fotoğraf bunu kanıtlıyor. Coni Dep yeniden benimle film çekecek. Fringe'le ünlü olan telefonlarıma cevap vermeyen çocuk da filmde de olsa en azından beni yeniden öpmek isteyecektir. En olmadı gider Casper'la konuşurum.&lt;br /&gt;-Lannn.... Nasıl yani bu fotoğraf olmasaydı bir daha film çekmeyecektin, suratını hiç görmeyecek miydik?&lt;br /&gt;+Evet Corç beni öyle büyük bir depresyondan kurtardın ki&lt;br /&gt;-......... kristina sen şu çeki geri alsan ben de memory stick'imi olmaz mı olmaz mı ki hı kristina?&lt;br /&gt;+Olmaz Corç katiyen olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://patrishka.files.wordpress.com/2009/04/christina-ricci-nomakeup.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 238px; height: 204px;" src="http://patrishka.files.wordpress.com/2009/04/christina-ricci-nomakeup.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de bu kadının şöyle bir özelliği var. Hani ünlü kişilerin "makyajsızken çirkin bir şey aslında"  fotoğrafları olur; yan yana koyulur iki fotoğraf. Bak aslında böyle çirkin bir kadın derler sen de hayretlere düşersin. Bu kadının öyle bir özelliği yok mesela şu iki fotoğrafa bakıp hiç dehşete düştünüz mü? Hayır çünkü kadın zaten çok çirkin allah belanı versin Ricci!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8720142125911847930?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8720142125911847930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8720142125911847930' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8720142125911847930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8720142125911847930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/06/christina-ricci-sen-ne-cirkin-bir.html' title='Christina Ricci sen ne çirkin bir kadınsın öyle!'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-5926386724129514904</id><published>2009-05-24T23:09:00.011+03:00</published><updated>2009-05-25T00:14:47.692+03:00</updated><title type='text'>Ankara'da 2 gece 3 gün yaşayan insan</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://francisberry.com/images/zoom/postmodern_western_art.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 295px; height: 235px;" src="http://francisberry.com/images/zoom/postmodern_western_art.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Başlığımız çok şatafatlı oldu, aşk şiiri başlangıcı gibi sanki değil mi? Hayır mı dediniz? Siktirin len o zaman! Bence öyle ve burada bizim borumuz öter! Boru sesi de hepinizin bildiği gibi "ti"'dir. Ama sakın bizi ti'ye almayın çok kızarız. Çünkü biz ciddi adamlarız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse aslında zorunlu başlık oldu üstteki kabul ediyorum. Neden zorunlu oldu? Çünkü bir önceki yazıda demişim işte devam ettireceğim diye o yüzden zorunlu oldu. İlk kez başladığım işi bu sefer bitireceğim dedim de o yüzden attım bu başlığı! Yoksa çok dertliyim bir bilseniz duygu halimi nasıl anlatsam size bilmiyorum ama hani acılı çiğ köfte yersiniz de tuvalete gitmeye korkarsınız ya aynı o şekildeyim işte. Yarın götte bir acı hissedecem diye bir şeyler yapmaktan çekinir oldum.  Bak bak pis yazara o kadar da kompozisyon derslerinde öğrettiler içerik başlıkla uyumlu olmalı diye ama öğrenememiş! En azından resimlerle anlattıklarım uyuştu çok fazla bık bık yapmayın. Keserim çükünüzü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://francisberry.com/images/contemporary_postmodern_art.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 334px; height: 248px;" src="http://francisberry.com/images/contemporary_postmodern_art.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;Neyse sokmuşum başlığa uyuma! Ankara anılarını da aynı heyecanla ve komiklikle şu an yazamam. Dolayısıyla bu yazı burada bitmek üzere ileride olur da o anılar bir anda aklımda canlanır sırf bu Tink şarap içti diye yemekte şarap içmek zorunda hissedişim ve hiç sevmeme rağmen şarap alışımı yazarım. Bir de ağız tadıyla da yiyemedik otobüs kalkıyor diye! Koduğum otobüsü tink ile biraz daha vakit geçirmemi engelliyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.camillaengman.com/misc/blog/2005/aug/wedding.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 312px; height: 305px;" src="http://www.camillaengman.com/misc/blog/2005/aug/wedding.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Madem başlık yalan oldu! Düğün anılarını yazayım diyordum ama an itibariyle ondan da vazgeçtim. Evlenip tink ile karşılıklı göbek atıcam ben onu bilir onu söylerim! Ehehehe! Piyanist şantör Wish You Were Here çalacak biz de karşılıklı söyleyeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak bir şiir ile bitiriyorum yazımı bak buraya da geyik bir şey yazacaktım amma lisedeki edebiyatçımız beni düğünde görüp Neyzen Tevfik dedi  an itibariyle ne yapacağım gogıla neyzen tevfik yazacağım hatta neyzen teyfik yazacağım gogılda bana "bunu mu demek istemiştiniz" sorusunu yöneltip içten içe allah  belanı versin daha doğru düzgün ne aratacağını bilmiyorsun diyecek ben de neyzen tevfik diye düzelteceğim. İlk şiiri de buraya kopyalacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğim işlemi yaptım. Adamın şiirlerden bir bok anlamadım! Edebiyatçı -Fesih hoca- başka birine daha benzetmişti ama o benzettiği adamı unuttuk dolayısıyla şiir falan yok dağılın!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-5926386724129514904?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/5926386724129514904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=5926386724129514904' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5926386724129514904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/5926386724129514904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/05/ankarada-2-gece-3-gun-yasayan-insan.html' title='Ankara&apos;da 2 gece 3 gün yaşayan insan'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6901185060531061707</id><published>2009-05-12T10:13:00.011+03:00</published><updated>2009-05-13T12:07:35.453+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ankara'/><title type='text'>Ankara'dan nefret eden insan</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.harikasozler.net/data/media/11/www.harikasozler.net_-_Ankara_Kzlay_Meydan.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 369px; height: 252px;" src="http://www.harikasozler.net/data/media/11/www.harikasozler.net_-_Ankara_Kzlay_Meydan.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Oldum olası sevmem Ankara'yı hatta elimde olsa Ankara'da yaşayan nüfusu 10'a böler diğer Anadolu kentlerine yerleştiririm ki o diğer kentlerde gelişsin oralarda da oyunlar gösterilsin onlara da önem verilsin. Şimdi niye böyle düşünüyorum? Pislik lan bu kıskanıyor demeyin.  Açıklayacağım kanıtlarını bir bir ortaya sunacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de yerleşmek istediğin 5 şehir seç deseler hatta 10 deseler içine Ankara'yı koymazdım. Öyle tatsız bir şehir al oradaki Dost kitap evini, al tink'i, al güzel kızların hepsini herhangi bir şehre; benim için hiç bir anlamı kalmaz Ankara'nın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara niye sevilmez? Yazının başlığını Ankara'yı seven ya ibnedir ya Tink koyacaktım da vazgeçtim. Malum Tink arkadaşımız Ankara'yı seviyor da ki sevilecek en küçük yanını söyle diyorum. Her hafta 15 oyun gösteriliyormuş da falanmış filanmış.  Neyse Türk insanımızın okumayı en sevdiği tarza geçeceğim maddeler koyarak yazacağım ki bana hak verin önemli cümlelerin altını cetvelle çizin. (Anladın sen onu tink :P)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) O kadar şehir gezdim burası kadar iklimi kötü olan başka memleket yok! Normal olan nedir? Sabah soğuk olur öğlene doğru ısınır. Burası öyle değil kimi zaman sabah soğuk oluyor öğlene doğru daha soğuk oluyor akşam hava ısınıyor. Nasıl giyineceğini şaşırır ulan insan! Kimi zaman da sabah sıcak oluyor öğlen soğuyor falan filan. Günlük güneşlikken yağmur falan yağıyor. Tam seyyar şemsiyeciler tezgah kuruyor hop bu sefer yağmur duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Havası da kötü buranın. Bunu kanıtlayamam da bok gibi havası var işte. Nefes alasım gelmedi valla o kadar kötü! Bu maddeyi bok atmak için yazdım diyeceğim ama inandırıcılığım kaybolmasın diye demiyorum siz yine de altını çizmeyin. Ahaha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Deniz yok ulan! Denize yakın bir yerde yok. Halk ile konuştum bana dediler ki deniz yok denize yakın bir yerde yok. Havuzlarda 15 lira ama çok çirkin, yüzmek istiyoruz dediler. Yüzmekten nefret ederim. Bana kalırsa çok boş bir aktivite ama deniz olması hem iklimi hem de insanın psikolojisini olumlu yönde etkiliyor. Deniz koysalar yine gitmem ya boktan kente neyse&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Bu Ankara'da olan her şey diğer kentlerde de var. Ama hepsinden az az var. Düşündüm düşündüm niye bu kadar çok yatırım yapmışlar lan bu tırt şehre diye. Tamamen insan fazlalığından ötürü! Mesela Kızılay her Anadolu kentinde vardır.  Sadece Ankara'nın nüfusu 15 kat olduğundan dolayı Kızılay Anadolu kentinin meydanlarından 4 5 katı büyüklüğünde ama nüfus 15 kat fazla! E ne oluyor çözdünüz değil mi? İnsanların sürekli birbirine sürtme istekleri zaten üst düzeyde çarpış çarpış dur. Haftada 15 oyun gösteriliyor Anadolu kentlerinde haftada 2 oyun gösteriliyor gibi örnekleri sunabiliriz. Oysa ki şehrin nüfusunun bir kısmını diğer kentlere sürsek o kentlerde aynı şekilde gelişir. Kastamonu'ya falan yerleşsinler mesela bana da para versinler 5 yıla her şehirden Ankara yaparım abi! Öyle de iddialıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) Tatsız tatsız bir sürü bina var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6) Bir de bir sürü ulusalcı var bağırıp duruyorlar. Ayrıca Tandoğan'da miting var diye bağırıp bağırıp Tüm Ankara'ya kağıt verdiler. Bana bir tanesi vermedi lan! Yaşlı yaşlı adamlar bir de! Devamına bir sonraki yazımda değineceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;7) Haritada yeri de çok boktan. Medeniyete uzak, denize uzak. Artık uçak, hızlı tren, dönme dolap var demeyin. Kastamonu'ya da getirtilebiliyor onlar. Peeh! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;8) Tavşanı da tipsiz. Keçisini sokakta görsem kaçarım. Kedisi desen zaten kedi sevmem!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://site.mynet.com/oyalcin27/mynet_resimlerim/angora15.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 392px; height: 261px;" src="http://site.mynet.com/oyalcin27/mynet_resimlerim/angora15.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara'nın olumlu yönünü söyleyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Çok fazla insan var. O kadar çok insandan elbet kafa dengi 5-6 kişi bulabiliyorsunuz. Tabii çok fazla hatun da oluyor. Ahaha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse Ankara'dan nefret etme nedenlerini yazan 1000. kişi olarak ödül bekliyorum. Ben de özendim ben de yazdım. Bok gibi bir şehir, başkent olmayı falan da hak etmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıyı, "Ankara'da 2 gece 3 gün yaşayan insan" olarak devam ettireceğim. Tabii o yazıda güzel şeyler olacak. Tink'in yaptığı rezillikleri anlatacağım. Bir örnek vermek gerekirse; minübüsten indiğimiz yerden aşağıya doğru ineceğiz ilk aralıktan sola döneceğiz işte 7. cadde karşımıza çıkacak demesi ve 2 km boyunca bayır aşağı yürümemiz, tek bir aralık olmaması sonucunda yolu geri dönmemiz ve bakkala sorduğumuzda bulunduğumuz yerin -indiğimiz yerin ulan indiğimiz! :D- 7. cadde olduğunu öğrenmemiz gibi tuhaf anılarım var! Hahaha. Bunları sözlüğe de yazacağım.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-6901185060531061707?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/6901185060531061707/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=6901185060531061707' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6901185060531061707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/6901185060531061707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/05/ankaray-seven-insan.html' title='Ankara&apos;dan nefret eden insan'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-4023260348855507647</id><published>2009-05-08T19:23:00.004+03:00</published><updated>2009-05-08T19:44:57.424+03:00</updated><title type='text'>Pişkin Pişkin İtiraf Ederim</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Şimdi siz geziceksiniz. Tink&amp;amp;Vidar kardeşliği. Valla kıskandım. Bir de bu bloga yazcak çok şey de bulamıyorum ben. Zaten evde netim yok, öyle uzun uzadıya yazıp resimleme fırsatım olmuyor. Falan filan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tink var ya senle konuşmam bitti annem geldi, hala çıkmadın mı evden deyu söylenmeye başladı. Rötartlı da olsa arkadaşa gelebildim, ortam kıyak. Her şey güzel. sizi kıskanmaktan men ediyorum kendimi. İyi eğlenin.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-4023260348855507647?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/4023260348855507647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=4023260348855507647' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4023260348855507647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/4023260348855507647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/05/piskin-piskin-itiraf-ederim.html' title='Pişkin Pişkin İtiraf Ederim'/><author><name>'mula</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-428729626057028943</id><published>2009-05-06T20:48:00.006+03:00</published><updated>2009-05-07T13:12:50.313+03:00</updated><title type='text'>Wagamama</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Her önüme gelen "kutsal sığınak" ı okumamı söylüyor. bakın zaten okuyorum diye üç aydır kitap çantamda geziyorum. okudum da demiyorum, inanmıyorlar. okuyorum diyorum. yarıladım hatta, çok güzelmiş, sağ olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mümkünse insanlara istediklerini veriniz, önerileri geri çevrilen insanlarla iletişiminiz uzun süreli olmayacaktr.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-428729626057028943?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/428729626057028943/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=428729626057028943' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/428729626057028943'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/428729626057028943'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/05/wagamama.html' title='Wagamama'/><author><name>'mula</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-744979668071133331</id><published>2009-05-03T14:31:00.011+03:00</published><updated>2009-05-03T14:58:19.614+03:00</updated><title type='text'>Yahu ben kızmıştım sana!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.i-heart-god.com/images/angry%20disapproval%20couple.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 185px; height: 258px;" src="http://www.i-heart-god.com/images/angry%20disapproval%20couple.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kızlar nasıl yapıyor bilmiyorum ama sevildiklerini anladıklarında bunu acayip suistimal ediyorlar. Olacak iş değil iki gün sonra sınavım var, bir mesaj geliyor.  Benim tabirimle öyle böyle değil, okuyorum okuyorum bir türlü kendime gelemiyorum. Öyle sinirliyim ki William Wallace misali götümden yıldırım bile çıkartabilirim. Olayın ayrıntılarını anlatmaya gerek yok ama sonuç olarak ben özür diliyorum.  O götten çıkmaya hazır olan yıldırım bir anda yanlış anlamışım osuruğuna nasıl dönüşüyor biri bana açıklasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun adı sevgi falan diyeni pataklayacağım. Gogıla psikanaliz yazıp da çıkmayın karşıma!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-744979668071133331?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/744979668071133331/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=744979668071133331' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/744979668071133331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/744979668071133331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/05/yahu-ben-kzmstm-sana.html' title='Yahu ben kızmıştım sana!'/><author><name>Vidar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02988311315232450191</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://2.bp.blogspot.com/_GUbWFOcONIw/SLQ28xwMf7I/AAAAAAAAADA/AnQSF6x4Bq4/S220/avaaaaaaaaat.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-7531124071278166235</id><published>2009-05-02T18:29:00.002+03:00</published><updated>2009-11-02T15:01:05.149+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir ihtimal daha var o da devrim mi dersin?'/><title type='text'>hayat</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://teamassignment.com/images/capitalist.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 321px; height: 350px;" src="http://teamassignment.com/images/capitalist.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;şöyle bir masada oturuyorum. karşımdaki adam elinde telefon, kabineye dün seçilen 2 bakanı ayrı ayrı arıyor, birkaç dakika konuşuyor, tebrik ediyor. masadaki diğer bir adam da yakınlarda 700bin tl kadar bir para kaybetmiş ticarette, amma masadaki en neşeli adam o. yan masada `celal sönmez` oturuyor. salonda eski milletvekilleri, bakanlar neyin filan da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam karşı masada da, böyle bildiğin penelope cruz'un benim yaşlarımdaki türk versiyonu var, görsen erirsin. her öne baktığımda o'nu görüyorum ve eriyorum. salondaki en genç insanlar ikimiziz, göz ucuyla bakıyor gibiyim, hatta o da bana bakıyor gibi. lakin tanışmak filan imkansız o ortamda. pıstım ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;az sonra kız babasıyla birlikte kalktı. ve o güzel insanlar, markasını dahi bilmediğim, ama görünüş olarak (sanıyorum motor olarak da öyledir) uçağa benzeyen bir araca binip gittiler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-7531124071278166235?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/7531124071278166235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=7531124071278166235' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/7531124071278166235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/7531124071278166235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/05/hayat.html' title='hayat'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-7702668248404284729</id><published>2009-04-28T01:13:00.003+03:00</published><updated>2009-11-02T15:01:36.418+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dost'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>Seninle bilmemkaç senelik dostluğumu bitirdim gitti.</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PuMLztp25EE/SDXkcw5k-OI/AAAAAAAABT8/2aZ26YOh-9A/s400/Hincal_uluc.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 234px; height: 343px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PuMLztp25EE/SDXkcw5k-OI/AAAAAAAABT8/2aZ26YOh-9A/s400/Hincal_uluc.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=142070&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Yazımızın vaat kısmı: mevzubahis yazı, Yıldırım Türker tarafından mı, Sezen Aksu tarafından mı yazıldı gibi magazinel şeylere girmeyeceğiz. Ben, aşka Werther'ci bakarım. o yüzden bu yazı sadece normal dostlukları ele alacaktır. Zira aşkın iç dinamikleri, dostluğunkilerden çok daha farklı. Aşkta kuralları tabiat koyar. Dostunla ise kendin, dostun ve yaşamın kendisi'nin çatışması belirler pozisyonları.) -----------------------------&lt;br /&gt;"25 yıla yakın sürüklediğim bu arkadaşlıkta hep içime sinmeyen, önceleri adını koyamadığım, içten içe hep rahatsızlık veren tuhaf bir sezginin (...)"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte önemli kısım burası. Aksu, ilişkiyi 'sürüklediğini' gibi bir şeylerden ve bir sezgiden bahsediyor. Dostlukları en fazla yaralayan şeyin bu sezgi olduğuna şimdilerde yürekten inanıyorum. Yani 'bu ilişkinin yürümesi, benim gönül indirmemden kaynaklanıyor' gibi bir ifade, ilginçtir, içimizden sıkça geçer. Aslında her ilişki, aynı zamanda karşılıklı bir iktidar mücadelesidir. Dostuna iktidarı bazen dominant şekilde kurarsın, bazen çekinik olur, içten içe yaparsın.&lt;br /&gt;Bu yazıdan ortaya çıkıyor ki, Aksu, iktidar mücadelesinde yenilmiş ama beyaz bayrak çekmiyor, savaş alanını, vuruşarak terkediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksu, baştan sona haksız. Genelde duygusal veya o anda sinirli olmak, insana her istediğini her yerde söyleme hakkı vermez. Aksu'nun, dostuğunu bitirmek için öne sürdüğü her şeyde kendisi zalimleşiyor.&lt;br /&gt;"Sen en büyük harfler, en iri kelimeler ve büyük kahkahalarla gereğinden fazla sevgiden, iyilikten, dostluktan, sadakatten bahsederken çıkardığın gürültünün (...)". bu olmaz.&lt;br /&gt;Bu, yaşadığın güzel şeylere ve dahi kendine karşı yapılmış bir haksızlıktır. Bu, insanın, en kişisel en mahrem yönüne saldırmaktır. Somutlaştıralım. Şaşı bir adama, dostluk bittikten sonra, 'bu adam şaşıydı zaten, öyle pis pis sırıtıyordu etrafa' demek gibi bir şey, Aksu'nun Uluç'a bu suçlaması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.kktchaber.com/kktchaber/resim/sezen_aksu_d1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 223px; height: 216px;" src="http://www.kktchaber.com/kktchaber/resim/sezen_aksu_d1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;Hıncal Uluç, Türkiye'deki en büyük kanaat önderlerinden biri olmasına rağmen, zırcahil oluşunun hesabını hiçbir zaman veremez. Cahil olmak, çok büyük bir suçtur. Hatta ülkenin bu geri kalmışlığı siyasetçilerden çok, Uluç gibi etkili birinin 40 senedir aynı içi boş yazılar yazmasının sonucudur diyebiliriz rahatlıkla. Naif ve popüler bir kişisel gelişim kitabı gibidir Uluç, her kişisel gelişim kitabı gibi boş ve toplum için tehlikelidir.&lt;br /&gt;Ben Uluç'u, oturduğum yerden 14 yaşımdan beri görüyorum. Açık bir adam zaten, sır küpü değil. Aksu, 25 senedir, 'dostum' dediği insanda benim gördüklerimi görememiş gibi bir durum olamaz. Burada, karşısındakinin omuzlarına basarak yükselme, isteği var.&lt;br /&gt;Bu dostlukta da değil, her ilişkide, karşındakiyle ilişki bitince onun arkasından ettiğin laflar, genelde vicdana yatırım yapmak, demektir,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tink'ten altın tavsiyeler:&lt;br /&gt;Dostlukta, karşıdakinin kırmızı çizgilerine hafif saldırılar yapacaksın zaman zaman. Kıracaksın onu biraz, sinirlenecek. Bu, iktidarın ortak paylaşımınını sağladığı gibi, 'senin her şeyini biliyorum' anlamına da gelecek, çift taraflı kazanç.&lt;br /&gt;İkincisi de kendinden, 'ben hep iyi niyetimden kaybediyorum.' diye açık açık bahsetmeyeceksin. Hem okuyucular, hem muhatabında bir iticilik yaratır bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En nihayetinde hayatı yaşanabilir kılan şeyler, bu dostlukla paylaşımlar oluyor.&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;blog için yazdığım ilk yazı, 1 ay kadar önce yazılmış olmalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-7702668248404284729?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/7702668248404284729/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=7702668248404284729' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/7702668248404284729'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/7702668248404284729'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/04/seninle-bilmemkac-senelik-dostlugumu.html' title='Seninle bilmemkaç senelik dostluğumu bitirdim gitti.'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PuMLztp25EE/SDXkcw5k-OI/AAAAAAAABT8/2aZ26YOh-9A/s72-c/Hincal_uluc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-8984684912415583662</id><published>2009-04-27T15:05:00.015+03:00</published><updated>2009-11-02T15:01:46.296+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='entelektüel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okumak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>yalapşap okumaların entelektüeli</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.coehs.uwosh.edu/ncate/Newpagelayout/images/caring_intellectual.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 284px; height: 327px;" src="http://www.coehs.uwosh.edu/ncate/Newpagelayout/images/caring_intellectual.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;daha, özentiyle metal müzik dinlemeye başladığım lisenin ilk günlerinde karar vermiştim saçlarımı uzatmaya. sonra ergenliğin de etkisiyle saç uzatma isteğimin nedeni 'karizma görünmek'e evrildi, "şöyle saç, sakal, fiyakalı olur." lise bittiğinde hemen işe giriştim, 2 buçuk yıllık süreç sonunda artık upuzun saçlarım vardı. ta o ilk zamanlardan itibaren, saç uzatmanın asıl manası benim için dahi hep bir muamma kalmıştır. saçın bana yakışıp yakışmadığını bilmem. estetik algımı ziyadesiyle zayıf bulurum, mesela saçlarımı toplayınca mı, kıvırcık mı, fönlü mü daha güzel duruyor, mukayese yapamam. sadece içimden samimiyetle şuna inanırım: 'bana, doğduğum günden beri uzun saçlıymışım gibi geliyor, kısa saçlı tink, bana gayet yabancı biri.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://static.seekingalpha.com/wp-content/seekingalpha/images/invention.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 415px; height: 244px;" src="http://static.seekingalpha.com/wp-content/seekingalpha/images/invention.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunu şu yüzden anlattım. saç uzatmaya karar verdiğim gün, tee 6 buçuk senede nihayetine erecek bir sürece girmiştim. sonuca odaklı değil de süreci bir bütün olarak ele aldığımızda aslında lisedeyken dahi düşünsel olarak 'uzun saçlı'ydım ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçmişe; 'yıkım', 'boşa geçmiş zaman' olarak bakmaktansa, rasyonel düşünmeye çalışıp 'bu birikime ulaşmam için deneyimlenmesi kaçınılmaz durumlarda bulundum' gibi pozitif bir bakış açısıdır bize asıl faydalı olan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu iki önerme yardımıyla ahkamı keselim ve entelektüelizmi tanımlayalım.&lt;br /&gt;entelektüellik bir süreçtir. 2 temel ayağı vardır. zekayı, maksimum ölçüde zihinsel (çoğunlukla soyut) kullanabilme becerisi ve merak.&lt;br /&gt;bir birey, 'ben entelektüel olacağım, dünyadaki iddiam bu' dediği anda entelektüellik sürecine girer. süreç sırasında ve sonunda ne kadar başarılı olur, ne kadar yaratıcı olur, bunlar ayrı meseleler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yöntem de yüzeyselce şöyledir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-büyük adam olacağım, diye değil; zevk aldığı için roman okumaya başlamak. (ben, lisenin sonlarına kadar hep 'büyük adam olmak' için okudum.)&lt;br /&gt;-sevgilim beni terk etti, hededö, diye değil; romanlarda yalın şekilde değinilen -necessary, but not sufficient-, aşk, ölüm, acı gibi dominant hisleri coşkuyla deneyimleyebilmek için şiir okumaya başlamak. (bende yeni yeni)&lt;br /&gt;-hanimiş de badim dostoyevski'ciğim 14 temmuz 1889'da bana gelecekti, pusula da göndermeden gelmedi namussuz. bakayım neler yapmış o günlerde? diye değil, adamın zihinsel gelişimini gözlemlemek, duygularını ve kitaplarını paralel okuyabilmek için 'bir yazarın günlüğü' kitabı için saatlerinizi harcamak. (not yet :p)&lt;br /&gt;-ana dal seçip, bunu yan dallardan beslemek. örneğin (pamuk örneğinden gidersek) edebiyatçı olmak için, sinema, psikoloji, psikanaliz, tiyatro, müzik, resim gibi disiplinlerden mümkün olduğunca derin yararlanmaya başlamak. (yorum yok)&lt;br /&gt;gibi uzatabileceğimiz bir liste çıkartabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemen ekleyeyim. kendimi, sadece bu yöntemi oturtmuş, uygulamada ise çok ciddi zaafları olan yarı iddialı yarı iddiasız bir insan olarak görüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;entelektüel olmak için, illa 40 yaş ve üstü olmak gerekmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.galleryperth.com/artists-images/Stephen%20Clarke/Large/TheIntellectual.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 417px; height: 526px;" src="http://www.galleryperth.com/artists-images/Stephen%20Clarke/Large/TheIntellectual.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;---&lt;br /&gt;not: sözlük için yazdığım, gönderdikten sonra (vidar'ın da uyarısıyla) sözlüğe uymadığını gördüğüm, 9 Mart tarihli yazım.&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:100%;" &gt;resimler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;ilk resim, 'yardımsever/iyikalpli entelektüel' tablosu. pek hoşuma gitti.&lt;br /&gt;ikinci resim, 'pratik, tembel ve akıllılık'. "tembel olmak için evvela ön hazırlık yapıp çalışmak gerekir" cümlesine vurgu yapmak için.&lt;br /&gt;son resim de, böyle fildişi kulesinde yaşayan pipolu, göbekli adam tasviri. siteyi inceleyin, çok hoş şeyler var.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.galleryperth.com/stephenclarke.htm"&gt;http://www.galleryperth.com/stephenclarke.htm&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-8984684912415583662?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/8984684912415583662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=8984684912415583662' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8984684912415583662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/8984684912415583662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/04/yalapsap-okumalarn-entelektueli.html' title='yalapşap okumaların entelektüeli'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-9094925568625183187</id><published>2009-04-26T15:30:00.007+03:00</published><updated>2009-11-02T15:01:54.395+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanama'/><title type='text'>burun kanaması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://sketchfu.com/images/drawings/31823.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 600px; height: 360px;" src="http://sketchfu.com/images/drawings/31823.png" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;bu durduk yerde burun kanama olayları bende pek olmazdı. hatta hiç olmazdı. bi geçen sene bi tane olmuştu, hayatım boyunca hatırladığım tek şey o. hadi onda sinir stres vardı diye açıklayabiliyorum olayı. (yani bu sinir stres, o burundaki kan damarına nasıl etki ediyor, tam anlamasam da anlamış gibi davranıyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  ama biraz önce, gerçekten durup dururken kanadı bu burun. taraf gazetesindeki 'her-taraf' köşesini okuyordum internetten, sakin sakin. bir taraftan da gazpacho'nun 2004 yılı albümünü dinliyordum. böyle bir sümkürme geldi. mendili elime aldım. baktım, bayağı bayağı bir kan var. korktum. bi 10 dakika bayağı bir kanadı, 100lük selpak'ın 3te biri gitti vallah billah.&lt;br /&gt;doktor olacak olan felaket tellalı ablam, insanların burun kanamasından bile ölebileceğini söylüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böyle boktan bir şey için ölürsem, mezarıma tükürün, hatta sümkürüp sümüğünüzü filan da atın. hakettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onu bunu bırak da, burun bile fark etti. (işte dostoyevski'nin burnu memur oluyor, bizimki sadece kanıyor) blogcu olacaksan siyasetle uğraşmayacaksın -hele taraf gibi sorosçu gazete, ıyy- bir de indie müzik dinleyeceksin, neo progresif olmaz. isminde progresif var, ıyy. iyrenç. bak, burun kanar işte, bu ceza bana az bile.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;(ne boktan yazı oldu amk)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-9094925568625183187?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/9094925568625183187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=9094925568625183187' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/9094925568625183187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/9094925568625183187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/04/burun-kanamas.html' title='burun kanaması'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-7709161827305691620</id><published>2009-04-20T22:32:00.009+03:00</published><updated>2009-11-02T15:02:02.230+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trafik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='devletlü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='canavar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasak'/><title type='text'>trafik levhaları ve türkaklı</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a style="font-family: lucida grande;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://hasanyilmaz.net/wp-content/uploads/2008/05/yasak.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 195px; height: 195px;" src="http://hasanyilmaz.net/wp-content/uploads/2008/05/yasak.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;bizde (beyaz türklerde) ırkçı kökenler çok ilginç dinamiklere dayanır. misal atıp tutarız, türkler öyledir türkler böyledir diye boyuna. burada "biz türkler" derken, tüm türkiye'de yaşayan halkı kastederiz. "biz türkler" diye başlayan cümle genelde anlayışlı bir olumsuz yargıya bağlanır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;-biz türkler her şeyi bıraktık, bir metroda birbirlerimize gülümsemeyi öğrenemedik..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;-biz türkler, şu mereti (içki) adam gibi içemiyoruz yahu. her gece de bir olay çıkmaz ki.. filan.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;şu da vardır klişe. biz türklerin yollarda tek rakibi thy'dir. (tabii şimdi özel hava şirketleri çıktı, rekabet kızıştı)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;hakikaten var böyle bir şey. yolda bir istanbul plakalı sürücüye rastlarsın. sen 80'le gidiyorsundur, yalova yolundasın yani. 2 gidiş iki geliş ufacık yol. amma adam seni tüm kuralları ihlal edip geçer ve tam önünde kırmızı ışıkta durur. hem öyle bir durur ki, çekilen çizginin çok ötesine gitmiş, kavşağın tam ortasında durmuştur. ışıkların rengini görmesine imkan yoktur. yeşil yanınca hafifçe korna çalarsınız filan.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: lucida grande;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.trafikmarket.com/Urunler/kucuk_Trafik%20Levhas%C4%B1,%20U%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BC%20Yap%C4%B1lmaz%20%28TT-26c%29_15095_1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 150px; height: 150px;" src="http://www.trafikmarket.com/Urunler/kucuk_Trafik%20Levhas%C4%B1,%20U%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BC%20Yap%C4%B1lmaz%20%28TT-26c%29_15095_1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;mesela şu yandaki işaret. direkt şu demektir "biz türkler" için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;"kurnaz adam buradan u-dönüşü yapar. biz bu işareti sana bunu belirtmek için koyduk, arabanı 36km daha bu trafik keşmekeşinde sürme, buradan yol yakınken dön."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;eğer polis çevirirse de bahane hazırdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;"buraların yabancısıyım." (plakam 16 ve bursa'dayız :p)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;şimdi başıma geldi oradan diyorum. bursa yalova arasındaki yolda, yalovaya giderken, tekrar bursa'ya dönmek için sağa girersiniz. iznik diye gösterilen ok. renkli menkli levha böyle. orada da bir 'U dönüşü yapılmaz' işaretinden 'u dönüp' bursa'ya doğru basarsınız gaza. bu böyledir. ben çocukken de böyleydi. dün ben yaptım, hala böyle. sanmıyorum ki tek bir insan olsun da oradan u-dönmesin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;biz türkler böyleyiz. devlet, bizlere, yasaklayarak trickleri, kısayolları gösterir. biz de, devletini milletini seven vatandaşlar olarak, dönülmez u-ların ufkundan, u-döneriz... dünya döner.......çç..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;misal, bak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: lucida grande;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://tunceliemek.com.tr/resim/yasak.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 398px;" src="http://tunceliemek.com.tr/resim/yasak.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-7709161827305691620?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/7709161827305691620/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=7709161827305691620' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/7709161827305691620'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/7709161827305691620'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/04/trafik-levhalar-ve-turkakl.html' title='trafik levhaları ve türkaklı'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-1175215936563516569</id><published>2009-04-20T14:01:00.013+03:00</published><updated>2009-11-02T15:02:08.341+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okumak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='herkese citap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oylum talu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tink'/><title type='text'>kitap okumak (1)</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.baylar.net/unlulerin_resimleri/tugbaekinci.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 250px; height: 170px;" src="http://www.baylar.net/unlulerin_resimleri/tugbaekinci.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"kitap okumak bence çok önemlidir. bence ben çok kitap okurum. bir kütüphane odası olması lazım her evde bence. türkiye'de kitap okumuyor bence..okumuyor.... akp.. bence akparti de o yüzden iktidar, hala... kitap kitap. okumak gerek. mühim. muhakkak gerekli, bence.. şarkısı da var hatta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;Oku derim kendine citap&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;Citap, dünyaya citap&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;Herkese citap&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;Eline, beline, cebine citap.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istatistikler de ortada. senede şu kadar kitap okuyup günde bu kadar televizyon izliyormuşuz! vah bize.. seda sayan ve magazin programları... hep onlar yüzünden.. "CEHENNEM SEDA SAYAN'DIR".&lt;br /&gt;bilmemnerede ise adamlar şu kadar kitap okuyormuş, biliyon mu? harakiri yapmayacakları zaman kitap okuyormuş gassste okuyormuş japon. sonra da fotoğraf çekiyormuş.. okumak... fotoğraf..&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img4.mynet.com/ha4/o/oylum-talu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 343px; height: 257px;" src="http://img4.mynet.com/ha4/o/oylum-talu.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;***&lt;br /&gt;diyerek giriyorum konuya. bursa'da olduğum günlerde, haftasonları oylum talu'nun programını izleyip espriler yapmak, bir aile geleneğimiz oldu artık. üç hafta önce yine bu programı izliyorum. rachmaninoff filan diyerek açtı programı. arada ingiliz aksanına yakınsayan bir türkçe kullanımı ile sununca bunu, ben de sandım ki hakikaten ben izlemeyeliberi kadın kendini geliştirdi filan. birden, "&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:130%;" &gt;bugün aynı zamanda ispanya iç savaşı'nın sona erdiği gün, merak ediyorum, acaba ispanyollar da bu günü kutluyorlar mıdır bizim bayramlarımız gibi&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;?" deyü bir cümle kurdu. ben yanlış duydum zannettim de şaşkınlıkla ablama baktım. o da aynı şaşkınlıkla bana bakıyor.  franco'nun savaşı kazanması pek hoşuna gitmiş, pek mutluydu tüm program boyunca. kitappp gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse bu hafta ise genco erkal'ı çağırmış. yine bursa'dayım filan. merak ettik, açtık. son günlerde nispeten kısa etekler giyiyor diye daha da meraklı açtım, ama hayal kırıklığı, pantalonu var.&lt;br /&gt;başladı klasik sorulara. sizin kütüphaneniz nasıl? kitap okumak neeee kadaaar güzzel bir şey, değil mi? filan gibi saçma sapan şeyler.&lt;br /&gt;işte konu bu. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;kitap okumak&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; diye bir kavram var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ortalama okuyan insanlarda, elde eşantiyon görevi ve hobi olarak işlev gören bir meret kitap okumak. misal wow'dan dota'dan kalkarsın. bir the secret okursun, da vinci okursun filan. soran olunca da, işte akşam kitap okudum, çok güzel hareketler bunlar izledim. ikisi de pek güzeldi, filan dersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gününün bir kısmını okumaya ayıran insanlar için de başka türlü tezahür ediyor bu meret.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;kitap okumak&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;'ın kızkardeşi de &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;büyük adam olmak&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; zira. okursun, öğrenirsin, büyük adam olursun filan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok klasik entel eleştirisi filan yapma değil amacım. ama şu var. bazen bana bir kitap ismi söylüyorlar. hayatımda duymamışım, yazarını da duymamışım. yayınevini duymamışım. bak, her hafta en aşağı bir saatim kitapçıda geçer. okumamış, duymamış olsam illa görürüm yani. içimden bunlara şöyle bir küfür edesim geliyor. bre dostum! okunası 4500 kitap var, hangi ara bunları geçtin de geldin o kitaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böyle komplekslerim yok lakin bazı gençler gerçekten, kimsenin bilmediği bir şeyler okumuş olmak için kitap okuyorlar. bak bunu ciddi gözlemledim. bunuın da amaçsızlıktan kaynaklandığını düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insan niye okur; başka türlü yaşayamadığı için okur. canı sıkılmıştır, kısa bir şeyler okur. bol zamanı vardır, uzun bir şeyler okur. sınavı vardır, kaytarmak için okur. hayat stili oturtmak, oralardan faydalanmak için okur. insanlara hikayeler anlatmak için okur. (ama bu hikayeler, şöyle bir kitap var, mutlaka okumalısın! gibi yargı içeren değil, anektodlar filandır)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yöntemi nedir bunun. yazarın en ünlü kitabını okursun önce, sonra biyografisini okursun. beğendiysen veya okumalıysan (zira dostoyevski'yi misal, beğenmesen de okuman gerekir) baştan sona okursun, sonra eleştiri yazılarını okursun. sonra tahliller yaparsın. yani uzuuun bir süreçtir bu. ortalama bir üniversite öğrencisi dostoyevski'yi 2 buçuk ayda &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;okumuş&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; olabilir. daha aşağı zaman söyleyen varsa, söylesin, beri gelsin, tartışalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne anlatacaktım nereye geldim bak. kitap deyince söyleyecek çok fazla (hemen hepsi de klişe ve derinliksiz) şeyim oluyor. punch line'ın dahi hep eksik kaldığından ötürü böyle güzel resimlere başvurmak zorunda kalıyorum :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://z.about.com/d/arthistory/1/0/V/Y/gaml1007_01.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 572px; height: 780px;" src="http://z.about.com/d/arthistory/1/0/V/Y/gaml1007_01.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;       &lt;h2&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Giuseppe Arcimboldo - &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial,sans-serif;"&gt;The Librarian&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;       &lt;/center&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4582240390109074190-1175215936563516569?l=franbogaz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://franbogaz.blogspot.com/feeds/1175215936563516569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4582240390109074190&amp;postID=1175215936563516569' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1175215936563516569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4582240390109074190/posts/default/1175215936563516569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://franbogaz.blogspot.com/2009/04/kitap-okumak-1.html' title='kitap okumak (1)'/><author><name>tink</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4582240390109074190.post-6875086186566636790</id><published>2009-04-15T21:26:00.004+03:00</published><updated>2009-04-15T21:40:23.685+03:00</updated><title type='text'>Peynirli Edebiyat</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SeYqE2cCuOI/AAAAAAAAAl4/Ci85XtlZwTA/s1600-h/volunteerwork.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 400px; height: 399px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9DesIkjf7oA/SeYqE2cCuOI/AAAAAAAAAl4/Ci85XtlZwTA/s400/volunteerwork.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324989872233167074" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni her gören elime bir kitap veriyor, sen okuyorsun diye. Hayır arkadaşım, okumuyorum ben kitap falan. Öyle arada, msn'de kimse yoksa, iTunes bozulmuşsa filan okuyorum. Ama yok yani, nafile, dinletemiyorum. En son Fatih Hocayla karşılaştık kütüphanede, okunabilir tüm kitaplar
